A. Mesut Yılmaz ve iyi insan!

M. Kemal AYÇİÇEK – 2 Kasım 2020

Eski Başbakan, ANAP’ın üçüncü genel başkanı ve bu ülke de Diş işleri Bakanı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı yapmış, Ahmet Mesut Yılmaz, dün toprağa verildi. Tabi Yılmaz’ın vefatı, bu ülke için bir büyük kayıp, tanıyan, sevenlerine başsağlığı diliyorum, ailesine de sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Mekanı cennet olsun!

İlk tanıdığım da ben bile siyasetin “s”sini bilmezken, onunla siyasi anılarıma başladım diyebilirim. O’nun 1983 genel seçimlerin de ANAP (Anavatan Partisi)’tan Rize Milletvekili seçilmesinden sonra kurulan Hükümet’te hükümet Devlet Bakanı ve Hükümet sözcülüğü görevi vardı. Biz de o yıl, kendi memleketi ve köyü, Rize’nin Çayeli ilçesin deki Çataldere köyüne birlikte çıkmıştık. O zaman ben de Rize’de Milliyet muhabiri idim. Onunla kendi köyüne çıkan tek gazeteci bendim. Köy de, o’nun onuruna verilen yemekte yediğim bal ve yoğurt, hayatım da yediğim en doğal yemekti.

Ahmet Mesut Yılmaz, bırakın siyaseti bir kenara adam gibi adam denir ya öyle bir Rizeli idi. Ha o gezimiz de amcası tam hatırlayamıyorum ama Ahmet olabilir, ya da Hüseyin (Ya da Hasan) Akçal, hasta yatağındaydı. Ve yeğeni yani Mesut Yılmaz, Devlet Bakanı ve Hükümet sözcüsü olarak babasının köyüne 11 yıl üstüne ilk kez geliyor ve aslında konuşmadıkları, yani küs oldukları amcasını ziyaret ediyor. O ziyaret sırasın da amcası bana, “Güya Devlet kapisina iş buldi diye emicesini ziyarete geliyor, 11 yıldır gelmemiş, o zaman ben amucasi diildumda şimdi mi oldum!” diye sitemkar konuşmuştu. Tabi Mesut Yılmaz’ın bundan haberi yoktu!

Başlıkta kullandım, “Mesut Yılmaz, iyi bir insandı” ama siyaset, insanı kendisi gibi bırakmıyor! Yani, siz istediğiniz kadar iyi insan olun, eğer siyasette iseniz insanlığınızdan ödün vermek zorunda kalıyorsunuz! Bir kişinin, bir kurumun, bir kadının, bir güzelin, bir nedenin ardından siz siz olmaktan çıkabiliyorsunuz ve bunu kontrol de edemiyorsunuz! Sevgili eski Başbakan Mesut yılmaz ile sen-ben gibi bir ilişkimiz vardı ama yıllar, makam ve mevkiler değiştikçe sizin o tanıdığınız insan, gidiyor ve yerine hiç ama hiç tanımadığınız bir insan, o sizin iyi insanınızın yerini alıyor! Siz bunu fark ediyorsunuz ama o “iyi insan” ın bundan belki de haberi bile olmuyor!

Sigara ağızlığımız mesela o bana tavsiye etmişti, sigara içerken kullandığı ağızlığı ben de hala kullanıyorum. Aynı marka, her ortam da sigara içemezdi onun için bizler sigaracı olarak ta tabi güya kendimizce en zararsız sigara kullanımını birbirimizle paylaşıyorduk! Berna hanım mesela sigaradan nefret eden bir insandı ve mesut bey, bu konuda çok sefillik yaşadı! İyi bir şey olduğundan değil ama sigara belki alışkanlık da olsa hani adam vardır sinema sever, adam vardır tiyatro sever adam vardır karanfil sever gibi bazı insani duygularla esiri olduğun sevdiklerinin zoraki dostluklarından sayın, bu sigara tiryakiliği de bizde o hesaptı!

Oğlu Yavuz’un ölümü, Mesut Yılmaz’ın yaşama bakışını, yaşadığı tüm değerleri, değer verdiği her şeyi kendin de yok etti, ona moral anlam da tam bir yıkım oldu! Onu çok seven ve her anın da destek olan Berna hanım bile bunun önüne geçemedi. Mesut yılmaz, dürüst bir insandı. Yaşamın şatafatına bakmadan, doğal olan bir yaşamı tercih eden biriydi. Ama siyaset, ona bu hayatı yaşatmadı! Siyaset, affınıza sığınıyorum ama biraz Hipodrom yaşamı gibidir. Sizler, birer yarış atı haline getirilirsiniz ve siz o mücadele ettiğiniz alan da sadece seyisinizle birlikte kalırsınız sonuca ulaşmak için o seyisin yönlendirmesi sizi ya çatlatır ya da hedefinize ulaştırır!

Mesut Yılmaz, kendi hayatını yaşayamadı. Mesut Yılmaz, kendine dayatılan bir yaşamın kurbanı oldu. Keşke, kendi yaşamını, istediği hayatı sürebilip, vefat edebilseydi onu yapamadan vefat etmesi beni üzdü. Severdim kendisini, dedim ya dürüst bir insan ama yöresine, ata toprağına hasret eller de kalmış, baba ocağına gelince “insan” olduğunu hisseden ve bunu yüzün den de ifade edebilen bir yiğitti ama hayat şartları, insanı kendi istediği gibi bir yaşamı sürdürmesine izin vermiyor maalesef, bu sadece Mesut Yılmaz için değil daha bir çok ünlü, duyulmuş, tanınmış isimler için de öyledir!

Mesut Yılmaz ile 28 Şubat sürecin de ters düştük! Tandığım bildiğim, güvendiğim, defalarca gezilerini izlemiş bir gazeteci olarak onunla aynı masalar da yemek yemiş birisi olarak ilk kez ayrılığımız Hasan celal Güzel’in ANAP’ın genel başkan adaylığı konusun da oldu. O Milliyetçi ve Muhazafakar kanadın kendisini ANAP Genel Başkan yapacağının hesabını yaparken ben ANAP’ta Milliyetçi ve Muhafazakar kesimin ANAP Genel Başkan Adayının Hasan Celal Güzel olduğunu yazmıştım! Bunu gizliyorlardı ama bir sufle ile ben bunu deşifre edince olaylar patlak verdi ve ardından da Yıldırım Akbulut ANAP’a genel başkan seçildi.

Oysa biz Bayburt’ta Mesut Yılmaz’ın sırf bu mücadele için cami de namaz kılmasına bile şahit olmuştuk! Yani Gümüşhane Milletvekili ve dönemin Adalet Bakanı M. Oltan Sungurlu’nun Mesut Yılmaz’a olan desteği, fayda etmemişti. Sonrasın da genel başkan oldu ve 28 Şubat’ta İmam Hatip Liseleri için “yarasalar” ifadesini kullanma gafletin de bulundu ve işte o süreçte ben o tanıdığım bildiğim, sevdiğim ve güvendiğim Mesut Yılmaz’ı tanıyamadım. Trabzon’a başbakan olarak en son ziyaretin de Karadeniz olay Gazetesi’nden attığımız manşetle ona biz de mesafe koymuştuk. “İmam hatiplilere yarasa diyen başbakan Trabzon’da” diye!

Maçka’da bir turistik otel açılışına gelmişti Başbakan olarak Mesut Yılmaz, ora da protokol de göz göze geldik, o bana ben ona bakıyordum ama ben kararlıydım gözlerimi kaçırmayacaktım çünkü yanlışı yapan oydu. Nitekim 20 saniye bakıştık, o beni ben onu tanıyordum ama o gözlerini kaçırdı! Ben orada anladım ki, benim tanıdığım, sevdiğim, saydığım Mesut Yılmaz, elin de olmayan nedenlerle değişmişti! O, başka bir etkinin tesiri altındaydı, o benim tanıdığım Mesut Yılmaz değil di! Zaten ondan sonra da hiç konuşmadık, karşılaşmadık ama benim sevdiğim Mesut Yılmaz, o Rize’de kendi memleketin de suratındaki tebessümle de baba ocağının verdiği güveni ve insanlığı yaşadığını anlatan ifadeleri ile ömrümün sonuna kadar yaşayacak. İyi insanlar, her zaman yaşar! Sevgili Mesut Yılmaz’a Allah’dan rahmet, değerli ailesine ve sevenlerine tekrardan başsağlığı diliyorum. Kalın sağlıcakla.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.