Adres sormayın sakın!

Şirnak bizim bölgemizde Artvin’i andırıyor. Cudi dağı ile Namaz dağı arasında kalıyor. Şirnak’ta 120 bin askerimiz var, bunu siz de fark ediyorsunuz zaten yollar boyunca.
Sabahın erken saatlerinde Trabzon’dan yola koyulduğumuz halde 12 saatte Nusaybin’e ulaşmıştık. Erzurum, Çat ve Karlıova yolundan Bingöl’e, Bingöl’den de Genç,Lice ve Kocaköy yolundan Diyarbakır’a, Çınar yolundan Mardin’e ve oradan da Nusaybin,Cizre’den Şirnak’a geçiyoruz.
Nusaybin-Cizre arasındaki köyceğizde hafif hasarlı trafik kazası yapınca burada geceye kaldık.iki buçuk saat jandarmanın olay yerine gelmesini bekledik. Allahdan kazayı sınır birliğimizin önünde yapmışız. Askerler, bizi misafir etmek üzere komutanların nöbetçi subay odasındaki kanepeleri bile yatmamız için hazırladılar. Bizim kaza tutanakları halledilince Cizre Trafik Bölge amirliğinin eskortu sayesinde cizre’ye gece yarısı varabildik. Askerler israr etti, “yola çıkmayın, kalabilirsiniz.tehlikeli olabilir”diye ama alkol raporu için Cizre’ye gitmek zorundaydık ve bu zorunluluk için riski göze aldık. Köyceğizdeki kaza yerinde bizim aracın hemen yanına bir sivil araç geldi ve yol almaktan korktuklarını belirterek askeriyeye geceyi geçirmek üzere sığınmak istedi. Kendilerinin misafir edilmelerini talep ettiler ama askerler bizi de zorunlu misafir edeceklerini söyleyerek yer olmadığını söyleyerek diğer aracı gönderdi.
Yol boyunca hele Bingöl ve Diyarbakır arasında oldukça sıkı güvenlik görevlileriyle karşılaştık. Yollar sadece gündüzleri güvenli oluyor. Gece Cizre’de kaldık. Sabahleyin Şirnak’a ulaştık. Bir dağ yamacında bir kentimiz. Gerçekten söylendiği gibi garip ve ilginç bir ilimiz. Sokakta genç birine Ziraat Bankasını sordum. Bana tam ters istikameti tarif etmiş. Sonra bir polise sordum o da o genç Şirnaklının tam ters yönünü tarif etti. Garipsedim tabi. Polis, yabancılara genelde bunun yapıldığını üzülerek söyledi. Oysa halk, çok misafirperver ve yardımsever intiba bırakıyor insanda ama durum gözüktüğünden farklıymış meğer! Geri dönerken bana ters yönü tarif eden gençle göz göze geldik, kafasını çevirdi! Beni asker yada polise benzetmiş olmalıydı! Nitekim, Cizre’de konuştuğumuz insanlar, halkın sadece polis ve askere karşı yanlış bilgi verme alışkanlığı olduğunu öğrendik.
Ayakkabılarımı boyamak isteyen İbrahim, arkadaşı Ali ile Kürtçe konuşuyordu ben anlamayınca onlardan bazı kelimeleri de öğrenmek istedim. Sokakta Türkçe konuşulmuyor halk kendi arasında hep Kürtçe konuşuyor. Bunu zorlanmadan yapıyorlar. Yani o insanlar, bizden daha iyi durumdalar. Gerektiğinde Türkçe’yi de konuşuyorlar. Bir dil bir insan olduğuna göre her Kürt bize göre iki insan demekti!. Şirnak’ta bir cadde vardı. Bir de sanayi sitesi gözüküyor yeni yapılmış ama inşaat tamamlanmamış öylece duruyor. Cizre, Şirnak’ın ilçesi ama 70 bin nüfuslu bir güzel ilçe. Dicle nehrinin ikiye böldüğü ilçede 2 gece kaldık. Akşam ezanıyla dükkanlar kapanmaya başlıyor. Bizdeki kahvehaneler, orada caddelere taşmış halde.küçük iskemlelerle şehrin her yanında adeta çay ocakları kaldırımları kapatmış durumda. Bir dükkanda “Irak’a asker göndermeli miyiz” diye sordum. “ne işimiz var Irak’ta onlar bizim kardeşlerimiz” cevabını aldık. Fakat, Şirnak’a göre Cizre’de daha fazla insanın Türkçe konuştuğuna tanık olduk. Resmi görevlilerin uyardığı gibi Cizre’de de sivil vatandaşlar, şebeke suyundan içmememiz için bizi uyardılar.
Güneydoğu ülkemizin bir parçası şüphesiz ama orada vatandaş olmak istemezdik.3 günlük bir geziden bunu çıkardık. Doğası farklı, yapısı farklı dertleri farklı bir bölge. Orada eğitim çok önem taşıyor. Karadeniz’le Güneydoğu kıyaslandığında bu böyle tabi başka bölgeleri tenzih ediyorum. Herkes şunu çok iyi biliyor ve yapıyor. “görmedim,duymadım,bilmiyorum” bu da size yetiyor zaten.
BİZDENMİSİNİZ?
Geri dönerken hava kararmaya yüz tutmuş ve biz Lice yol ayrımındayız. Askerler kimlik konturolu yaparken sorduk “yolda herhangi bir tehlike var mı?” diye. Asker bize, “bizden misiniz?” diye sordu. Ben de “yo sizden değiliz” dedik. “o zaman yol sizin, gidin sakınca yok” dediler. Kısaca o yollarda asker veya polis değilseniz daha güvenlisiniz ancak bu görevlerdeki insanlar için risk daha büyük olabiliyor. Fakat, insana garip geliyor yani kendi ülkende seyahat özgürlüğünü dilediğin gibi kullanamıyorsun. Bu duyguyu Rusya’nın dağılmasından sonra ilk kez gittiğimde Gürcistan’da yaşamıştım. Kalın sağlıcakla. 19.9.2003 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.