Amerika'dan Nağmeler

Ömer Hasançebi- 7 kasım 2011
 
Rüyaların gerçekleştiği ülkeye vardığım ilk andan itibaren kendimi yeni bir rüyanın içinde bulacağıma inanmıştım ki nitekim de her gecen gün bunu inadına kanıtlarcasına yeni bir dünyayla karşılaştım.
ilk olarak saygının ne denli ahlak yapısı olduğuna şahit oldum. insanlığa dair, yasamaya dair yediden yetmişe herkesin, toplum ve kendisi için doğasında varmış gibi saygıyı hissettim. Yasamak kolay, tasa yok, belli kurallar çerçevesinde özgürlük var.

Yer, mekan, zaman özgürlük için önemli olmayacak şeylerdir. Amerika'da ciddi anlamda özgürlük olduğunu gördüm, Türkiye'dekinin aksine. Laf ile peynir gemisi yürümez. Kurallar her ne kadar sert olsa da, özellikle bazı konularda, bu sadece insanların birbirleriyle daha barışık bir düzen içinde yasamaları için. Amerika da yasayan insanların tek sıkıntısı Para. Paradan da ziyade daha fazla para kazanmak. Böyle bir dünya iste.
 
 Eğer çılgın biri değilseniz çok monoton bir hayatin yaşanabileceği yer..demek istediğim su ki bu ülkeden ne istersen onu bulursun şüphesiz. İmkanlar oldukça fazla. Her an birseller yapmak için birden çok seçeneğiniz olduğu, amaçların gerçekleştiği yer. Amerika'dan ne istersen onu elde edersin ancak öncelikle bilinmesi ve uygulanması gereken tek şey 'Kurallar' var. Kurallara uymayan insan bulmak tabiri icabı çok zor. Bizim oradaki gibi kafana estiğini yapamıyorsun. En basit örnek olarak 21 yasının altındakilere alkol verilmiyor, teker teker herkesin kimliğine bakılıyor. En ufak trafik kuralı ihlalinde polis ensende bitiyor(eğer gördüyse) ve ceza elinde. İnsanlık saf, yasamak temiz...
 
 İnsanların kafasında bugün kazandığı para var ve onu en güzel nasıl harcayabilirim düşüncesi içinde geçiyor zaman. Yok kardeşim Ali bana selam vermedi, beni gördü de görmemezlikten geldi, yok arkamdan konuştu onun ağzını burnunu kırarım gibi muhabbetler yok, dediğim gibi hayat basit çok basit. ayrıca her ne kadar haksiz olursan ol kavga etmek çok büyük suç içeriyor. ama istediğin gibi sövebilir istediğin hakareti edebilirsin, düşünce özgürlüğü var. Lakin isi tepkilere koymaya kalkarsanız ayvayı yediğiniz andır.

El kaldırmadan istediğin kadar bağırabilir çağırabilirsin ama dokunduğun an bittiğin andır. Sebebi çok basit insanlığa ve yasamaya saygı! son bir örnek olarak insanlarla göz göze geldiğinizde insanin içindeki yasama sevincini görebiliyorsun. Birileriyle göz göze gelince ne oldu neye bakıyorsun gibi laflar yerine masum bir gülümseme veya selamlaşma ile karsılaşıyorsun. İste bu da yaşanabilir bir dünya demektir, sanımca. Gösterdiğin saygı kadar, saygı görürsün.
 
 
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.