Anayasalar fani şeylermiş!

M. Kemal AYÇİÇEK – 12 Nisan 2010
İkide bir “bunlar fani şeyler” diyor bir arkadaşım, işi gücü bırakıp, iki lafından biri olarak sürekli tekrarlıyor bu ifadeyi. Ne kadar kendinden bıkmış ve de vazgeçmiş diyorum kendi kendime. Anayasa değişmesin mi? “onlar fani şeyler” diyor, Terör bitmesin mi? Ona da “onlar fani şeyler” cevabını veriyor. Patlıyorum.
Evet “Dünya fanidir” de fanidir diye işi gücü bırakıp, “hayatın bitmesini beklemek mi lazım?” diyorum, “Yoo, bu ülkeden en ileri demokrasinin uygulandığı ülkeye gitmeliyim!” diyor. yani demek oluyor ki, o demokrasinin en ileri olduğu ülkede “hayat fani değilmiş!” öyle ya. Siz ne anlarsınız onca ifadeden, ben bunu anladım işte.
Neymiş zoru, güya ülke gündemindeki hep aynı tondaki tartışmalar. Canı fena halde sıkılmışmış, yıllardır tutturulmuşmuş bir anayasa da bu yapılmıyormuş, ha yapılmaya kalkılınca da bunu iktidardaki Ak Parti, hep kendi yandaşlarının istediği gibi yapmaya çalışıyormuş, o yüzden de bu ülkede durulmazmış da en ileri Demokrasinin olduğu bir ülkeye gitmek en güzel yolmuş!
Vatandaş değil sadece yargıdan tutun, bazı meslek örgütlerine kadar hemen her kesimden bir farklı ses çıkıyor. Bizim Trabzonspor taraftarlarının her birerinin ayrı ayrı teknik direktör olmaları gibi, maça gitsin gitmesin mutlaka sahadaki onbiri öyle bir sürerlerki sahaya, ne Şenol Güneşi ne Ahmet Suat Özyazıcı, ne Özkan Sümer onları tatmin edemez. Öylesine spordan anlarlar, öylesine bir takım oluştururlar ki, Barcelona bile Trabzonspor’un eline su dökemez yani!
Vatandaş oy verip, TBMM’ye milletvekili gönderiyor, ardından da o vekiller bir iş yapmaya kalktı mı, işte o zaman da veryansın ediyorlar. Neymiş? Bu dönemde bu vekiller, Anayasa yapamazlarmış. Yani önce yetki veriyoruz ardından da, “siz Anayasa değişmeyin, sizin yapacağınız Anayasa iyi olmaz. Siz kendinize göre bir Anayasa yaparsınız, ülke zarar görür” mealindeki çıkışlar. İyi de yetki verilmiş insanlara ne yetkisi verdiydi bu millet? Madem anayasa yapamayacaklardı biz onları neden TBMM’ye gönderdik? Bundan sonra göndereceğimiz Milletvekillerinin, şimdikilerden ne farkı olacak? Onlar arasında sakallı milletvekilleri olmayacak mı? Bu mu demek isteniyor yani?
Muhalefet partileri özellikle , bu Parlemento yapısıyla Anayasa değişikliği olmaz diyorlar. Peki, Muhalefetin bundan sonraki parlamentoların oluşmasıyla ilgili bir planları mı var? Yani bugünkü parti proğramlarından daha gelişmiş, daha çağdaş bir parti proğramları varda onunla vatandaşın önüne çıkacak ve vatandaşta onları tercih edecek ve kendilerinden daha fazla Milletvekili TBMM’ye girecek de o zaman mı Anayasa değiştirilmiş olacak? Öyle ya, söylemlerinden başka bir şey anlaşılmıyor. Oysa bu ülkenin yeni bir Anayasa’ya gereksinimi var, hem de acil olarak. 
Benimde “Evet” oyu verdiğim 1982 Anayasası, hiçbir parti tarafından beğenilmediği halde yıllardır aynı Anayasa ile bu ülkenin yönetiliyor olmasından hicap duymaları gerekenler, hala Anayasa’nın kısmen değişimine bile karşı çıkıyorlar. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “ Bu şartlarda yeni bir Anayasa olmaz” tarzındaki açıklamalarını, “Anayasa’da değişiklik olmaz” gibi algılayıp, onun üzerinden yapılacak değişime karşı çıkıyorlar. Böylesine “hep bana rep bana” mantalitesindeki Muhalefetle bu ülke nasıl ileri bir demokrasiye adım atabilsin ki?
Yamalı bohçaya dönmüş Anayasamızda yapılacak değişiklik, Türkiye’nin yeni bir Anasaya olan ihtiyacını elbette karşılamayacaktır. Ama en azından mevcut Anayasa’dan daha ileri bir adım olacaktır. Varsın değişsinler, keşke Muhalefet partileri “istemezük” yerine, alternatif Anayasa paketleri ile ortaya çıkabilseler ve onlar üzerinde de tartışabilsek. Ama belli ki öyle bir Anayasa’ya taslağına muhalefet partilerinin gücü yetmiyor! Ya da o arkadaş gibi düşünüyor olmalılar, “Bunlar fani şeyler” diyerek, ülkeye zaman kaybettiriyorlar! Yazık olmuyor mu bu ülkeye o zaman?
Keşke herkes, kendisi için istemediğini başkaları için de istemese,  veya kendisi için istediklerini diğer tüm insanlar için de isteyebilseler. Dünya’da herkesin mutlu olabileceği bir düzen için herkes kendi üzerine düşeni bir çıkar ve menfaat gözetmeksizin isteyebilse ve öylece ülkelerine de tüm insanların mutluluğunu sağlayacağından emin oldukları insanları lider olarak seçebilseler. Öyle değil mi? Kalın sağlıcakla.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.