26 Haziran 2017 Pazartesi

Ağaran, şelaleden de öte

Dünya’nın en ünlü şelaleleri Brezilya ve Arjantin arasındaki İguazu şelalesi, Zimbabwe ve Zambiya sınırındaki Viktoria şelalesi, Amerika’daki Niagara Şelalesi, Venezuela’daki Salto angel şelalesi, Güney Amerika’da Guyana’daki Kieteur Şelalesi, Kuzey Etiyopya’daki Mavi Nil Şelalesi, Çin ve Vietnam sınırındaki Detian Şelalesi, İzlanda’daki Gullfoss (Altın Şelale) sırasıyla aklımda geçişler yaptı. Ağaran Şelalesini benzerlik bakımından Niagara şelalesinin belki minyatürü gibi dedim. Bin metrelik bir rakım belki fazla yüksek sayılmaz ama o kestane, şimşir meşeleri içinden gelen suyun oyuk oyuk yaptığı, birbirlerinden farklı 9 gölcüğün hepsine girerek, buz gibi sularda önce serinledim. O patika yolu çıkarken terlemiştim

22 Ağustos 2014 Cuma 00:20
Bu haber 12878 kez okundu
Ağaran, şelaleden de öte
Foto galeriye git

 

M. Kemal AYÇİÇEK – Ağustos 2014

 

Her seferin de “Hadi gidelim” diyor ama bir türlü harekete geçmiyor. Aracı doldurup, boşaltıyor. “Yarın” diyor, birkaç isim sayıyor, sonra telefonuna bakıyor ve tüm söylediklerini unutuveriyor. Ben de artık ciddiye almamaya başlamıştım ki bana, “Hadi gidelim” dediğin de “kalk o zaman yürü” diye biraz da sert cevap verince ciddileşti Necati. Telefonuna sarıldı, “Selman”la konuştuğunu anlayabildim o kadar. “Bu uşak ekti bizi” diye söylendi sadece. Ardından Fatih, Mahir ve Hakan Utku’yu “Kervan yolda düzülür” misali aldık ve yola koyulduk. Hiç birimiz, gittiğimiz yeri tam olarak bilmiyoruz ama hedefimiz belliydi. Rize’nin Çayeli İlçesi’ndeki Köprübaşı köyünde bulunan Ağaran Şelalesi.

 koprukoy de agaran selalesi

Necati, copilotumuz ( İngilizce bir ifade olan "co pilot" Türkçe'de; " ikinci pilot" anlamına geliyor-Bilmeyenler için!) Rize Ziraat çay bahçesinde biz bir demlik çayı içerken, O  Navigasyon’una bakıyor, haritalar oluşturuyor aklınca. Hava mükemmel, güneş var .”Tamam” dedi, yola koyulduk. Karadeniz Sahil Yolu’ndan Çayeli köprüsünü geçince çıktık. Madenli yolundan devam ettik, İnce sırt köyünden geçip, oradan da eski adı Ada başı olan Köprübaşı köyüne ulaştık. Zaten Ağaran Şelalesi de bu köy sınırlarında bulunuyor. Anlayacağınız Navigasyon bize aslında çok güzel olan Yusuf Ziya Koçanlı caddesi yolu yerine İncesırt köyü gibi farklı bir güzergah çizmişti. Ama pişman olmadık, yolumuz azıcık uzadı belki ama müthiş manzaralı köylerden geçtik. Çayeli’ne 11 kilometre uzaklıktaki Ağaran Şelalesi  8 kilometrelik Köprübaşı köyünün 3 kilometre yukarısın da ve adeta  Kestane meşeleri arasında özenle doğaya işlenmiş bir dinlenme yeri. Ama öyle böyle dinlenme değil, hem ruhunuz hem bedeniniz yine sizin yeteneklerinize bağlı olarak burada deşarj oluveriyor!

 Muhteşem bir şelale ağaran şelalesi

Ağaran Şelalesini önce karşı yamaçlardan seyrediyoruz. Kestane, kumar, şimşir ağaçlıklı orman yolundan bir süre çıkıp geriye dönüyoruz. Bakmayın siz Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Ağaran Şelalesi için kendi web sitesin de “Şelale Turizmi Açıklama; Çayeli ilçesinin ortasından akan Şairler Deresi üzerinde bulunan şelale merkeze(Rize) 30 km uzaklıktadır. Sırt Köyünden araç yolu ile ulaşılabilen şelale, orman ve yeşilin arasında güzel fotoğraf imkanı sunmaktadır”.  denmesine, Şelale, Çayeli Merkeze yani aynı zaman da Karadeniz Sahil Yolu’na 11 kilometrelik bir mesafede ve yolları da tüm araçlar için uygun. Aynı bakanlıkça bir trilyonluk ödenekle sosyal tesisler ve çevre düzenlemesi ile güzelleştirilmiş tam bir piknik , kamp ve panayır alanına dönüşmüş. Şelalenin aşağısında gençler el ele tutuşmuş ve tulum eşliğinde horona durmuşlardı. Onların coşkusuna bizde katılıyoruz. Araç yoğunluğundan aracı park etmekte zorlanıyoruz. Semaverli çayevi sahibi Hüseyin Kara’nın çayını yudumluyoruz.

 

Ağaran Şelalesini ilk kez görünce insan ister istemez, “Bu zaman kadar neden haberim olmadı bu Şelaleden” diye kendime sordum. Bölgemiz de Gümüşhane’de Tomara, Tekke, Bayburt’ta Sarıkayalar, Rize Ayder’de Gelintülü Şelalesi, Çamlıhemşin’de  Palovit Şelalesi, İkizdere şelalesi, Cimil Şelalesi, Balıklı şelale, Trabzon’un Araklı ilçesinde  Tilkibeli şelalesi gibi bir çok Şelaleyi biliyordum ama Ağaran Şelalesinin sadece adını biliyordum. Kazma- kürekle daha yeni genişletilmiş patika yol ile 100 metrelik bir tırmanışla Ağaran Şelalesi’nin en yukarısına çıkınca tüm bildiklerimi unuttum! Teşbihte hata olmaz denir ya hani artık Dünya’nın en ünlü şelaleleri Brezilya ve Arjantin arasındaki İguazu şelalesi, Zimbabwe ve Zambiya sınırındaki  Viktoria şelalesi, Amerika’daki Niagara Şelalesi, Venezuela’daki Salto angel şelalesi, Güney Amerika’da Guyana’daki  Kieteur Şelalesi, Kuzey Etiyopya’daki Mavi Nil Şelalesi, Çin ve Vietnam sınırındaki Detian Şelalesi, İzlanda’daki Gullfoss (Altın Şelale) sırasıyla aklımda geçişler yaptı. Ağaran Şelalesini benzerlik bakımından Niagara şelalesinin belki minyatürü gibi dedim. Bin metrelik bir rakım belki fazla yüksek sayılmaz ama o kestane, şimşir meşeleri içinden gelen suyun oyuk oyuk yaptığı, birbirlerinden farklı 9 gölcüğün hepsine girerek, buz gibi sularda önce serinledim. O patika yolu çıkarken terlemiştim. Şelalenin döküldüğü 75 metrelik yükseklikteki son nokta da finali yaptım. Suyun kayaları oyarak yaptığı doğal havuzlarda yüzerken, Şelalenin aşağısında bulunan muhteşem manzarayı seyrediyorsunuz.

 Ağaran, sade bir selale degil

 Abartmıyorum, Antalya’nın Manavgat Şelalesi, Kurşunlu veya Düden Şelaleleri gibi değil Ağaran Şelalesi, sadece bir şelale de değil ki! Şelaleyi seyretmiyor, yaşıyorsunuz. Hani kaplıcalarda Aslanağızları vardır ve o Aslanağızlarının altına girmek için sıra beklersiniz ya işte Ağaran Şelalesi’nde o Aslanağızlarından bir düzine var ve hiç sırada beklemiyorsunuz! Çünkü ziyaretçi her babayiğit, o soğuk suyun doğal akışına kendini teslim etmeye cesaret edemiyor. Yörenin gençleri daha çok bu riski çekinmeden alarak doğal su masajından yararlanıyor! Bizim Şelaleyi gezdiğimiz ve o şelalenin doğal havuzlarına girdiğimiz sırada birlikte olduğumuz motosikletli bir grup vardı, bilirsiniz onların ruh hallerini ve eğlence anlayışlarını değil mi? Adrenalin diyorlar ya bir çoğumuzun korktuğu maceralara onlar alışık ve bağışıklar gibi, hızla metrelerce yüksekten akan şelale üzerindeki o havuzların birinden çıkıp bir diğerinin soğuk sularına birlikte dalıyoruz. Karadenizliler, genellikle girilebilecek bir su birikintisini gördüğü derelerde soğuk sulara girmeye alışıktır ama burası sıradan bir dere de değil, aşıklar deresi! Hemen Şelalenin bulunduğu Aşıklar deresine paralel inen bir başka dere daha var aynı yerde, o dere üzerinde de ağaçların altında ayrıca göller yapılmış ve bunlarda tehlikeli yüzmek istemeyenler için ayrı bir seçenek olmuş şelale ziyaretçilerine.

 muhtesem manzara agaran da

Tehlikeli mi evet hem de çok tehlikeli belki Ağaran Şelalesi sularına girmek ama kontrollü olduktan sonra bence sakıncası yok. Tehlike dediğimse hava şartlarıyla ilgili tabi. Eğer Ağaran Şelalesi’nde suya girecekseniz havanın yağışsız olması ve güneşli olması önemli. Biz sulardan çıkarken şelalenin bulunduğu tepeleri bir anda sis kapladı. Yukarılarda yağış varsa ve dere taşarsa sizi Şelale sularının aşağıya atmaması da mümkün değil! Onun için havanın güzel olduğu bir günde Ağaran şelalesinin tadını çıkarabiliyorsunuz ve o güne kadar yaşamadığınız bir heyecanı yaşıyorsunuz inanın! Ha Ağaran Şelalesine gidip soğuk sularına girmek zorunda mısınız? Değil tabi, siz isterseniz Şelale manzarasını diğer şelalelerde olduğu gibi sadece izleyip, sıçrayan sularıyla serinleyebilir ve manzarasını piknik yaparak da seyredebilirsiniz, orası sizin su ve doğa ile olan bağınızla alakalı bir özeliniz! Hani bir söz vardır ya, “Ölmeden önce görülmesi gereken yer” diye, Ağaran Şelalesi de bence bunlardan sadece birisi. Birlikte gittiğimiz Necati, Fatih, Hakan Utku ve Mahir’e söz tesir etmiyor, bir türlü çıkmıyorlar şelale sularından ama bir yere kadar. İnsanın soğuk sulara dayana bilirliği her hal de parmaklarını hissedemeyeceği kadar üşümesine bağlı, biz de ancak bu şekilde Ağaran Şelalesinin sularından “En kısa zaman da yine geleceğiz haa” diyerek çıkıyoruz Necati bana takılıyor, “Hadi biz bilmiyorduk burayı sen nasıl bilemezsin diye?” “Bende sizinle giderim diye bekledim, adını duymuştum” demekle yetindim. Hüseyin Kara’nın semaver çayını içip, kendimize geliyoruz. Müthiş bir günü akşam edip, dönüşe geçiyoruz.

 

 

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 2 yorum mevcut

    • mehmet beşir ersan 3 yıl önce yorumlandı

      merhaba kemal ayçiçek abi muhteşem bi yazı olmuş galeride şahane olmuş tekrar gidesim geldi valla şimdi :) senden ricam çektiğin resimleri bana mail olarak göndermen burdan indiremiyom kalite çok düşüyor rica etsem teşekkür ederim şimdiden.

    • NECMETTİN YEŞİLYURT 3 yıl önce yorumlandı

      tek kelime ile mükemmel bu sene o taraflardaydım bu yazıdan sonra boş gezmişim gibi geldi bana ve ileri ki zamanda karadeniz turu yaparsam ağaran şelalesine uğramadan geçmeyeceğim yazı için teşekkürler...

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Karadeniz denince aklınıza gelen yer neresidir?

    EN ÇOK OKUNANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SAYFALAR

    e-gazete

    ARŞİV