Başbakan 3 çocuk için az bile söylüyor

 
M. Kemal AYÇİÇEK – 17 Kasım 2008
 
Ne zamandır yazacağım ama fırsat olmadı. Hani Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin kongrelerinde ve kadın şurasında  “üç çocuk” istiyordu ya işte bu yazımda buna değinmek istedim. Başbakanı ben de dinledim ve o “üç çocuk” diyince ben, buna biraz kafa yordum. Çocuk manyağı sayılabilirim kendimce, çünkü ben çocukların aslında çocuk değil birer insan olduklarına inanır ve onlara  bir çok insanın aksine ben yetişkin insanla konuşur gibi konuşur ve öyle saygı duyarım. Bu konuda başbakan, az bile söylüyor. Ben en az “dört çocuk” olmalı diyenlerdenim.
 
Başbakan Erdoğan ne diyor;
 
 “Ülkemizde maalesef onların şu anda fark ettikleri konu şimdi tam aksine işliyor. Dikkat edilirse ülkemizde ne yazık ki nüfus kontrolü, nüfus planlaması, aile planlaması adı altında, tam aksine ’aman doğum yapmayın’ gibi bir anlayış sürekli olarak tavsiye ediliyor. Tabii bu Türk Milletinin geleceğine yönelik yaşlı bir nüfusla -ki bizim tespitlerimiz, hepsi bilimseldir- 2038 yılı itibariyle Türkiye’nin nüfusu da şu anda Almanya’nın durumuna gelmiş olacak. O zaman da biz (Yandım Allah) demeye başlayacağız. Ama o zaman iş işten geçmiş olacak. Bunun adımlarını atmamız için, şu andaki mevcut durumumuzu korumak için bizim her ailede en azından üç çocuk olması lazım. Bunu kabul eder ya da etmez, bu ayrı mesele ama ben sorumluluk mevkiindeki bir insan olarak, bir başbakan olarak, ülkemin geleceği için bunu söylemek durumundayım. Bunu söylerken bu bilimsel çalışmaya dayalı olarak bunu söylüyorum. Çünkü iki olması bile gerileme demektir. Durumu korumak değildir. Üç olursa durumu korumaktır. Buna yönelik olarak biz bu adımları atacağız ki ülkemizin geleceği güçlü olsun. 
(Efendim ama herkes bakabileceği kadar)... Kusura bakmayın böyle yaklaşırsanız işe, Doğu, Güneydoğu buraları örnek verenler oluyor. Orayı örnek vermeyin. Bunda şüphesiz bizim sorumluluğumuz kadar anne babaların da sorumluluğu var. Biz birinci derecede sorumluyuz. Niye? Eğer bu ülkeyi, devleti yönetiyorsak bütün tedbirleri alacağız.”
 
Şimdi neye göre üç çocuk diyor bilmiyorum ama ben en az dört çocuk olmasından yanayım. Ha bende iki çocuk var ama hata etmişim, yanılmışım. Ben hep bir kız ve bir erkek çocuk olursa tamam diyenlerdendim. Ama bir bayram da yeğenlerimi, torunlarımı  benden habersiz kendi aralarında sohbet ederlerken duyup,kulak misafiri olunca bunu yeniden düşünmek zorunda kaldım. Aile de ilk benim kuşaktan ilk evlenen ben oldum. Ağabeyim de benden sonra evlendi. Onun bir kız ve bir oğlu var. Ablamın iki kızı bir oğlu var. Kız kardeşimin iki oğlu var. Benim bir kız ve bir oğlum var. Kayınçomun iki kız ve bir oğlu var.Bacanağımın birinin bir kızı bir oğlu, diğer bacanağımın iki oğlu var.
 
Çocuklar kendi aralarındaki sohbetlerin de bayram nedeniyle topladıkları harçlıkları da dikkate alarak, “benim oğlum olursa az para toplayacak” diyor. Bir diğeri “benim kızım olursa o da az alacak harçlık” diyor ve geliyorlar, “benim oğlum olursa teyzesi olmayacak” bir diğeri, “benim de çocuğum olursa onunda amcası olmayacak” diyor. Bir diğeri, “benim çocuğumun dayısı olmayacak” diyor, diğeri, “benim çocuğumun da teyzesi olmayacak” diyor.
 
Biz, millet olarak duygusal milletiz. O çocukların sohbetinden sonra bir kız ve bir erkek çocuk sahibi olmanın aslında o çocukların kendi gelecekleri açısından da onları ilgilendirdiğini ama bizim onları düşünmeden sadece kendi durumumuzu düşünerek hareket ettiğimizi anladım. Burada demek ki bizler, çocuklarımızın geleceklerine saygı duymaksızın salt günümüz şartları ile onların gelecekteki aile yapısına olumsuz anlamda etki ediyoruz. Oysa bir ailede iki kız ve iki erkek çocuk olmalı ki, o çocukların çocuklarının da amcaları, teyzeleri, o çocukların dayıları ve halaları olsun. Yoksa bir erkek ve bir kız çocuk sahibi olunca gelecekte çocuklarımızın kuracağı ailelerine ve nesline darbe vurmuş olmuyor muyuz?
Buna hakkımız var mı? Yarın öbür gün bu çocuklar, çocuklarının teyzesi, amcası, halası, dayısı olmayınca bunların sorumlusu olarak bizi görmeyecekler mi? Ve suçlamayacaklar mı?
 
Şimdi başbakan “üç çocuk” derken, o üç çocuktan ikisi kız mı erkek mi? Kız olsa “teyze” oldu, peki ya amca ne olacak? Erkekse de amca olacak ama teyze olmayacak, öyle değil mi? Burada Başbakan da “üç çocuk” derken, bir aileyi tam oluşturmuş oluyor mu? Burada başbakan da olsa eksik söylemiş olmuyor mu? 
 
Tutturmuşlar bir kuzen olayı, “kuzen” aşağı, kuzen yukarı hala çocuğuna kuzen, amca çocuğuna kuzen,dayı çocuğuna kuzen, teyze çocuğuna kuzen diyerek saçma sapan bir anlayışla güya “aile” bağı varlığını sürdürüyorlar. Böyle bir mantık ne yazık ki, aileyi ve  bağlarını düşünen veya seven insanları da etkisi altına almış maalesef. Onun için başbakanı “üç çocuk” dedi diye eleştirenlerin, insanı kavramları biraz siyaseten karıştırdıklarını düşünüyor ve aile bağları ve çocuk hakları ile ilgili maalesef gerekli hassasiyeti içlerinde barındırmadıklarını düşünüyorum. Kalın sağlıcakla.
 
Not: Bu yazım aynı zaman da www.karadenizolay.com , www.kuzeyhaber.com ve Trabzon’da “Hizmet Gazetesi”nde yayınlanmaktadır.(mka)
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.