BATSIN BABANIZIN GÜNÜ!

 Her yıl Haziran ayının ikinci Pazar günü dünyadaki gibi bizde de “babalar günü” olarak kutlanıyor. İstemeye isteme ye (!) bizlerde uyduk bu zengin babaların kutlanması olayına. Aslında ağabeyim hala direniyordu ama olmadı onu da ben çıkardım yoldan! “Babalar günü” nü ona önceden haber verip, babamı araması için ısrarcı oldum ve aradı. Sonrada benim direnişim(!) yasallaşmış oldu.
İstemezlik yok aslında ama hani inançlarımızda var ya “cennet annelerin ayağı altındadır ”diye bir hadis, oradan yola çıkarak babalarında çok önceliğimizler arasında olduğunun bilincindeyiz! Babaları unutur muyuz! Meğer unutuyormuşuz. Yani elin zengini bize babamızı da hatırlatmayı başardı sonunda biz de uyduk o modaya kısaca. Her çocuk ailesinde hele de bizim gibi ataerkil toplumlarda özellikle anneyi babadan daha yakın bulur, güvenilir ve sırdaş bilir. Onun içinde öncelikle anneler günü yaygınlaştı ve ardından da “babalar günü” ne sıra geldi.
Bir anneler gününde annemi aramıştım. Telefona babam çıktı. Nasılsın falan faslından sonra annemi telefona istedim. “ne söyleyeceksen bana söyle annen ahırda şimdi “dedi. Ben de “bugün anneler günü baba onun anneler gününü kutlayacağım” dedim. Başladı gülmeye ama yarı şaka yarı ciddi, “ yahu hep anneni ararsınız. Babalar günü yok mudur? Ne zamandır. Beni neden aramazsınız” diye sitem etti. İşte ondan sonra ben de ağabeyimi arayıp, illa da babamı aramasını söylemiştim. Şimdilerde arar olduk tabi.
İyi de babaya bir çikolata alamadıktan sonra kuru kuruya aramışsın ne olur değil mi?
Ben onun için bu güne tabirimi mazur görün “zengin babalar” günü dedim. Öyle ya ne yapsın babalar bu ülkede. Sadece “babalar günü” değil ki. Gün mü yok. Say say bitmez. “sevgililer günü” ver baba, “anneler günü” ver baba, “23 nisan” ver baba, “19 mayıs” ver baba, “şeker bayramı” ver baba, “yılbaşı” ver baba, “doğum günü” ver babalardan bıktı ülke insanı. Onun için bu günleri çıkaranlara sövenler az değil. Açıkça söylemiyorlar diye bakmayın siz, ama gerçek babaların hali perişan yani.
Milli geliri şöyle kişi başına bizdeki gibi bin-iki bin dolar yerine on beş- yirmi bin dolar olan bir ülkenin vatandaşı olacaksın ki “babalar günü “ görsün dünya devletleri. Ne kutlardık kim bilir ? Ama biz onu yapamıyoruz. Biz yorganına göre ayak uzatmaya çalışırken, yorganı bırak bir yana çarşafı bile bulamayan ülke vatandaşları olarak elbette böyle günleri kutlayamayız. Biz “ baba”yı annemizin beyi, kardeşlerimizin babası biliriz ya , son yılarda bu ülkede “baba” deyince akla başka şeyler gelir oldu.
Bizim ülkemizde öyle “baba” olmak hele hele ciddi ve gerçek manada baba olmak kimin haddine düşmüş! Haşa biz “baba” olamayız! Onun içinde bu “babalar günü” bize göre değil. Bizim katlarımız yatlarımız, uçağı olan çocuklarımız yok! Üstelik, siyah ( ya da lacivert) takım elbiseli, karagözlüklü el öpüp hayırduamızı(!) alacak evlatlarımız yok ki!
Böyle babaların günü kutlanmaz mı? öyle “baba”ya böyle evlatlar olunmaz mı ki? Görüyorsunuz değil mi Allah ne babalar yaratmış(!) bu ülkede, ya da anneler ne babalar doğurmuş değil mi? 
Yinede biz tüm babaların gününü kutluyoruz. İnşallah temenni ettiğimiz babalığı yapabileceğimiz günler ide görürüz bir gün ! (Amin) kalın sağlıcakla.15.6.2003 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.