Bayram ve idam!

 M.Kemal AYÇİÇEK - 1 Ocak 2007 Pazartesi 
Bizler seyrediyoruz sadece geçen bayramları, yılları ve olayları..Nitekim, bayramı bayram yapabilmek için didinenler belki oluyor ama bayramı zehir etmek isteyenler de işlerini devam ettiriyor.
Yakın komşumuz Irak’ta 24 yıl bir süre ülkesini öyle yada böyle yönetmiş devrik Irak lideri Saddam Hüseyin, bizde Arife günü, ama Mekke’de Hacıların Kurban Bayramını kutladığı bir gün de idam edildi. 
“Berbat liderdi, iyi oldu asıldığı canım” diyenleriniz olsun, ona lafım yok ama insanın insani düşünmesi gereken devirdeyiz. İnsanca düşüncenin içinde hiçbir insanın başka bir insanın yaşam hakkına saygısızlık etmemesi gerekir. Bırakın öldürmeyi, idam etmeyi, düşüncesini bile insan kabul etmemeli. İnsanların zalimliklerle kısacık bir hayatı sönmemeli, söndürülmemeli..
Kurban bayramındayız.. Milyonlarca hayvan, bıçak altına yattı ve kanları aktı. Kan akıtmak, kan görmek, insanları ne kadar “insan” yapar, yapıyor mu? Onca kan akıtılırken acaba bu kan görüntüleri mi insanlığı dehşete sürüklüyor..
Şu Amerikalılar mı çok fazla kanlarla haşır neşir oldular yoksa başka milletler mi? Bu kan doymazlığına son verilemez mi, nerede bu Dünya’nın okumuş yazmış adamları? Biz sadece kestiğimiz kurban kanını görürken bile üzülen insanlar, neden insan kanı için aynı duyarlılığı gösteremiyoruz? Neden, bizim seçtiğimiz insanlar, o kan sevdalılarına gereken tavrı göstermiyor, neden sulh için çabalar yetersiz kalıyor?
Saddam Hüseyin zalim bir liderdi evet, zülümlerle iktidar oldu ve bir başka zulümle de koltuğundan edildi. Sonra yargılandığı bir aşamada da bir davada aldığı ölüm cezası nedeniyle idam sehpasına götürüldü.
İşin Adil olup olmadığına da baktığınızda işgal altındaki bir ülkedeki yargılamanın ne kadar isabetli sonuç verebileceği, bu dünyayı yaşayan insanlarca değerlendirilir elbette ama hakkındaki tüm suçlardan yargılaması yapılsaydı da 10 defa  idam edilseydi Saddam Hüseyin daha şık olmaz mıydı?
Yakın komşumuzdaki bu idam olayına Türkiye’nin bir ülkenin “iç meselesidir” gibi dar ve garip yaklaşımı da düşündürücüdür! Öylemidir acaba, bu gizli bir sevinç midir? Dünya insanı olmayıp, dar bakış açılarıyla ülke insanlarına bakan yönetimlerde bu sonuç kaçınılmaz oluyor yazık!  Oysa tüm dünya, insanların  sözde güzel yaşaması için dizayn edilmeye çalışılıyor! 
Şu Türkmenistan’ın 27 Ekim 1991 tarihinde SSCB’den Bağımsızlığını kazanmasından sonra ülkesini yöneten ve geçtiğimiz hafta vefat eden Türkmenbaşı Saparmurat Niyazov’un cenaze törenini izlemişsinizdir. O da insandı ve oda hükümet ediyordu ama halkının durumu içleracısı haldeyken, şatafata olan düşkünlüğünü herhalde aile bireyleri için yaptırdığı mezarlıktan anlamışsınızdır.
Bir ülkede sadece sınıf ve zümrelere hizmet eden yönetimler, ne kadar insani olurlar bunu sizin takdirinize bırakıyorum. Siz eğer başkalarının mutsuzluğuna kendi mutluluğunuzu reva görüyor ve öylesinden hazlanıyorsanız sizde kayıptasınız bence..Ülkeleri de aynı düşünebilirsiniz! Şuanda düşünün bakalım Türkiye’den başka bir ülkede olmak istermiydiniz? Hangi ülkede olmayı isterdiniz? Sorun kendi kendinize ve verin cevabınızı, ardından da Dünya’daki “insan” değerlendirmelerine yeniden bir göz atın dilerseniz..Türkiye, güzel bir ülke ve ne yazık ki kıymetini içinde olduğumuz için yeterince anlayamıyor ve bilmiyoruz. Ülkemizi tanımıyoruz ki, insanımızın da kıymetini bilelim aslında, sağımıza solumuza daha bir insancıl gözlerle bakmayı denesek belki başaracağız, öyle değil mi?
Kurban Bayramının tüm insanlığın huzuru ve mutluluğuna, yeni yılın da sağlık ve esenlikler getirmesine vesile olmasını diliyorum. Kalın sağlıcakla..

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.