Boşa geçen bir yıl

  M.Kemal AYÇİÇEK - 1 Ocak 2008 Salı 
 
Yeni yılın ilk yazısına başlarken elbette tüm okurlara mutlu nice yıllar dilemek isterim. Geçen yıl, yani dün takvimini attığımız yıl, Ülkemiz açısından bence boşa geçen bir yıl oldu. Oysa, icraatların tavan yaptığı bir yıl olabilirdi!
Hatırlarsınız, geçen yıl tamda bu sıralar ülkemizde 172 milletvekilli CHP’nin lideri Deniz Baykal, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için güya aday olmaya hazırlandığına inandığı (ki ben hiç de olasılık bile vermiyordum) Başbakan Recep Tayyip  Erdoğan’a  “sakın aday olma, ama sakın sen olma, sen olma” diye bas bas bağırıyordu.
İkibin yedi yılına bu bağırışlarla giren ülkemiz siyaseti, elbette bu kafa ve mantığın ister istemez etkisinde kalarak bir yılı ne yazık ki heba etti! Diyeceksiniz ki, “Anamuhalefeti neden suçluyorsun ki, o muhalefet yapıyor, yapacak” tamam da muhalefet, illa bu ülkede bir taş üzerine taş koyma yarışı değil midir? Öyle olmamalımıdır? Ne gerek vardı, ülkeyi germeye, ne gerek vardı atılacak olumlu adımların önünü tıkamaya?
Ne oldu, Nisan’da Cumhurbaşkanı seçilmedi de ne oldu, geçen yıl benim bu zamanlar yazdığım yazıda vurgusunu yaptığım kişi, Yani Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı seçilmedi mi? aklın yolu, onu göstermiyor muydu? Olan ülkemize olmadı mı? boşu boşuna 6 ay böylece harcanmadı mı?
Sonra seçimler yapıldı, o 172 milletvekili   olan Ana muhalefet partisi 98 milletvekiline geriledi. Yani sonuçlar, ülkeye gündem ve icraat kaybettiren muhalefete bir ceza gibi oldu. 23. dönem TBMM ‘deki partiler ve milletvekili dağılımı sonucu ortaya koyuyor bence. Bakınız 
Şuandaki durum da tablo böyledir; 
Parti Adı Üye Sayısı 
Adalet Ve Kalkınma Partisi 340 ,
Cumhuriyet Halk Partisi 98 ,
Milliyetçi Hareket Partisi 70, 
Demokratik Toplum Partisi 20, 
Demokratik Sol Parti 13 ,
Bağımsız Milletvekili 5 ,
Büyük Birlik Partisi 1 ,
Özgürlük Ve Dayanışma Partisi 1, 
Toplam 548 
Şimdi kimse kalkıp bu tabloya rağmen, bu ülkede ciddi ve samimi bir Ana muhalefet partisinin varlığından söz edemez. Elbette ki geçen yılı kastediyorum, geçen dönemden söz ediyorum. Zaten, bu yeni tablonun oluşması, araya meclis tatilinin girmesi ve bütçe müzakereleri derken geldik iki bin sekiz yılına. Onun için geçen yılın boş bir yıl olduğunu söylüyorum!
Ben, o boş yılın çeşitli yargı kararlarının etkilerinin sonuçlarının ortaya çıkardığı tabloları, yasama faaliyetlerine bir takım “derin” tesirlerin katılmak isteyişini ve küresel ısınmanın ülkemiz insanına olumsuz yansımalarına değinmiyorum bile. 
Siyaseten daha olumlu gelişmeleri yaşayabilirdik örneğin, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini zamanında yapabilmiş olsaydık, normal seçimi 3 ay erkene almadan zamanında da yapabilirdik ve takvimleri bir takım krizler yerine daha sağlıklı daha verimli değerlendirebilirdik. Ama her şeyde bir hayır vardır. Buna inanırım. Sabırla, bu milletin layık olduğu muasır medeniyet yarışındaki yerini alacağına da inancımı tam olarak koruyorum.
2008’de neler olur, artık “erken seçim” talepleri olmayacağına göre, siyasetten beklediğimiz atılımların ardı ardına gerçekleşebileceğini umuyorum. Artık, TBMM’nin önünde rahatça yasama faaliyetlerine dönme ve zaman ayırma fırsatı vardır.
Artık, geri kalmışlığımıza yol açan, ülkemizin ayağına bağ olan ne kadar hantal yasa varsa tamamından kurtulup, belki daha çağdaş ve bireyleri için var olan bir devlet anlayışını ön plana çıkaran yeni bir Anayasa’ya bile sahip olabiliriz.
Her zaman eleştirilen ve “ihtilal anayasası” denildiği halde, ülkemiz de kardeş kavgalarına yol açmayan ( 12 Eylül anayasası zaten ağırlıkla bunu ön gören bir anayasaydı ve zaten o anayasayı yapanlar da bunu ifade ediyorlardı) bugünkü Anayasamız, görevini yerine getirmiştir. 12 Eylül Anayasasını eleştirenler, o günkü ülke koşullarını unutmuş olabilirler ama ben hala unutmuş değilim!
Ama artık zamanıdır, ve halkın seçtiği seçkin vekillerimiz, beğenelim beğenmeyelim ama oluşmuş şuan ki meclis, her ne kadar yüzde 10’luk ülke barajına rağmen, halkın bağımsız adaylarla kendisini temsile yetkili insanları meclise göndermeyi başarmıştır. Bu meclis, samimiyetle el ele vererek bu ülkeye yaraşır bir Anayasa yapma niteliklerine de haizdir ve bunu başaracak güçtedir.
Yeni yılın hem ülkemiz ve  milletimiz için hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Hoşçakalın.
Not : Bu yazım aynı zamanda   www.kuzeyhaber.com , www.hizmetgazete.com ve Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmaktadır.(mka)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.