Bunlar nasıl muhalefet?

 M. Kemal AYÇİÇEK – 21 Şubat 2009 
 
Eskisi gibi değil ki şimdi haberler her taraftan akıyor. Bilgi edinme diye bir sıkıntı yaşanmıyor. Hem sadece haber anlamında da değil yorumlardan tutun olumsuz ve aksi yani manipülasyonlara varıncaya kadar her şeyden haberdar oluyorsunuz. Bu ülkede, “parti”yim diyen herkes, bu ülkede herkesin oylarına talip değil mi? Öyleyse önümüzdeki yerel seçimlere katılan 18 parti varken, siz bunları hangi illerde görebiliyorsunuz? Bu size garip gelmiyor mu? Yoksa onca muhalefet partisi, bu ülkede siyaset yapmıyor mu? Ya da kim için siyaset yapıyor? Bu vatanın tüm sathında ayak basmadık yer bırakan partilerden muhalefet olur mu? Bunlar nasıl muhalefet?
 
Yüksek seçim Kurulu’nca 29 Mart 2009 Mahalli idareler seçimlerine katılacak partiler,
Adalet ve Kalkınma Partisi,  Anavatan Partisi,  Bağımsız Türkiye Partisi,  Barış ve Demokrasi Partisi, Büyük Birlik Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Demokratik Sol Parti, Demokratik Toplum Partisi, Emek Partisi, Genç Parti, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Yükselişi Partisi, İşçi Partisi, Liberal Demokrat Parti, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Saadet Partisi, Sosyaldemokrat Halk Partisi, Türkiye Komünist Partisi olarak açıklanmışken, bunlardan Genç Parti ve Sosyaldemokrat Halk Partisi’nin seçimlerden çekilmesi ile 18 siyasi parti oy pusulalarında temsil edilecek. Adalet ve Kalkınma Partisi dışında 17 parti, muhalefet partisidir. Ama Ak Parti, Türkiye’nin her yanında mitingler yaparken, geriye kalan muhalefetteki tüm partiler, Türkiye’nin her yerinde miting bile yapamamaktadır. Böyle muhalefete siz nasıl muhalefet diyebilirsiniz?
 
Sanki bu ülkede bir iktidar partisi yok da, yedinci yılında tek başına iktidarda değil de, her şey süt liman da konuşacak bir şeyleri yok da meydanlara çıkmakta gecikiyorlar, yetmedi her yerde siyaset yapamıyorlar. Böyle muhalefeti olan ülkede tek başına iktidar partisi olan Ak Parti’nin icraatlarının olumsuzluklarını bu millete kim anlatacak? Onu da İktidarın kendisinin yapması mı bekleniyor yoksa? Sadece gazetelere verilen demeçlerle, sadece televizyon ekranlarından yapılan muhalefetle bu ülkede ileri adımların atılması mümkün mü? Böyle muhalefeti olan ülke Dünya da nerede vardır acaba?
 
Ülkemizin büyük şehirlerinden Diyarbakır’da DTP dışında miting yapabilen tek parti Ak Parti. Anamuhalefet veya tüm muhalefet, Diyarbakır’da miting yapamadığına göre Başbakan Erdoğan’ın sık sık söylediği “sivas’tan öteye geçemiyorlar” nitelemesi yerinde bir ifade olmuyor mu? Siz kendiniz, Anamuhalefet Partisi’nin lideri olsanız kendinize sormaz mısınız “neden Diyarbakır’da miting yapmıyoruz “diye? Hadi sordunuz diyelim, o zaman neden miting yapamadığınızın cevabını alıp, ona göre parti programınızı Türkiye’nin tüm illerine gönül rahatlığı ile gidilebilir temeller üzerine oturtmaz mısınız? Yoksa siz de sadece nüfus yoğunluklarına bakarak, bu ülkede gidilebilir veya gidilmez diye illeri sınıflandırarak mı siyaset yaparsınız? Tüm bunları beceremeyen siyasetçilerin bu ülke için “gerekli” politikacılar olduğuna toplumu nasıl inandıracaksınız ki?
 
İktidar partileri, görevdeyken oy kaybeder, yıpranır veya yıpratılır ama bakıyorsunuz ki bu ülke de bunun tam tersi bir atmosfer yaşanıyor. Sonra da medyada köşe başlarını kapmış, Anamuhalefetten geri kalmayan tipler, “iktidar borazanı” diye ülke bütünlüğünden yana olan insanlara çamur atıyor, “yandaş medya” yaftasını vuruyor. Sanki, muhalefet iş yapıyor ve bunlar için kalem oynatılmıyormuş gibi vatandaşın İktidardaki partiyi benimsemesinin nerdeyse yükümlülüğünü onların sırtına yükleyerek, bu ülkenin “hakiki gazeteci”leri olduklarından dem vuruyorlar. İktidar partisi, meydanların tozunu atarken hala Ankara’nın dışına çıkamayan ve dolayısıyla da kendilerini de Anamuhalefete bağımlı gibi hissedip, aynı duyarlılıkla hareket edenler, ülkenin bir iline ana muhalefet neden gitmiyor diye de kendilerine sormuyor ve nedense oralı da olmuyorlar. Acaba bu plazalara kapanmasının bir sonucumudur?
 
Ülkenin birlik ve bütünlüğünün edebiyatını yapmaktan öteye hiçbir gayret göstermeyen başta Muhalefetteki partiler, en azından bu ülkeye gelen turistlerin bile gidebildiği her yere gidebilmeyi hedef edinerek bu ülkede siyaset yapmaları gerekmektedir. Yoksa onların da belli bir süreliğine bu ülkeye gelen turistlerden farkı kalmaz. Öyle değil mi? Bu ülkede muhalefet partilerinin de ufku, parti programlarından başlamak üzere ülkenin sınırlarını aşmalı ve Dünya’ya açılmalıdır. Bence, onların Sadece ülkeyi değil, sadece bölgeyi de değil tüm Dünya’yı görebilecek plan ve programlara acilen ihtiyaçları var.  Umarım önümüzdeki seçimler, böyle bir ufkun açılımına da katkı sağlar ve ülkemiz ve insanımız daha kaliteli ve düşüncelerin de yarıştırıldığı bir ülke atmosferine kavuşur. Kalın sağlıcakla.
 
Not: bu yazım aynı zaman da www.karadenizolay.com , www.kuzeyhaber.com ve Trabzon’da yayın yapan Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmaktadır.
 
 
 
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.