Asırlık bir çınar!

Yoğurt ve bal deyip geçmeyin, uzun yaşam sırrını 103 yaşındaki Sıddık Altunkaya, bu temel yiyeceklere borçlu olduğunu söylüyor. Hem de bir oturuşta bana " yarım kilo bal versinler, bu halimle bile yer bitiririm" diyor.

Asırlık bir çınar!

 

Artvin’in Ardanuç ilçesi’nde yaşayan 103 yaşındaki Sıddık Altunkaya, uzun yaşam sırrının yoğurt ve yöresel balda olduğunu söyluyor. Ardanuç’ta camiden çıkmış ve evine giderken dikkatimizi çekiyor Sıddık dede, önce resmini çekiyoruz ardın da bir süre izliyoruz o’nu ve arkadaşını.. Ellerindeki bastonlarının yardımıyla, küçük adımlar atarak ama biraz yüksek sesle konuşark, caddedeki ilerleyişlerini çay içerken gözlemliyoruz.


M. Kemal AYÇİÇEK – Artvin


Yoğurt ve bal deyip geçmeyin, uzun yaşam sırrını 103 yaşındaki Sıddık Altunkaya, bu temel yiyeceklere borçlu olduğunu söylüyor. Hem de bir oturuşta bana “yarım kilo bal versinler, bu halimle bile yer bitiririm” diyor.

Artvin’in Ardanuç ilçesinde bir çay içelim dedik, hem Ardanuç’a gitmeyeli bir haylı yıl olmuştu. En son 1991 seçimleri öncesi SODEP Lideri Erdal İnönü’nün seçim gezisinde, yani oğlumun doğumunda ben oradaydım. O günden bugüne yolum üşmemişti. Ardanuç, o zaman da sevdiğim bir ilçeydi, şimdi daha da gelişmişti. Çaylarımız geldi ama kaşık yoktu, meğer orada da kıtlama çay geleneği varmış, biz kaşıkta istedik. Çayı yudumlarken, iki yaşlının yeni dağılan camiden kol kola çıkıp, cadde boyunca yürüyüşünü izledik. Biz çayımız içip kalkıncaya kadar onlar birlikte yürüdüler. Sonra aracımıza atlayıp onların gittiği yöne döndük ve biraz ilerlerinde durduk. Haberleri olmadan bir kare resim çektik. Kısa sakallı olanı orada ayrıldı, diğeri 103 yaşındaki Sıddık Altunkaya, ile bir süre sohbet ettik. Nereye gideceğini sorduk ve aracımızla götürelim istedik. O da sevindi buna, ama “bir ekmek almam lazım” dedi. Onuda hallettik ve kızının evine kadar götürdük.

Yol boyunca konuştuk 103 yaşında dinç sayılabilecek bir çınardı o, neler görmüştü neler. Askerliğini 4 yıl Elazığ’da yapmış, orada 90 gün hastanede yatmış onu unutamıyor. Herhangi bir savaşa katılmamış, 2 oğlu ve bir de kızı olmuş. Her iki oğlu da Bursa’da oturuyormuş ama kendisi de yaz aylarında köyü Tosunlu’da kışları da kızının Ardanuç’taki evinde kalıyormuş. Dizlerindeki ağrılar olmasa çok daha iyi olacağını söyleyecekmiş ama o ağrılardan biraz muzdarip olduğunu söylüyor. Sıddık Altunkaya, yoğurdu çok sevdiğini ve uzun yaşam sırrının yoğurt ve bal’da olduğuna inanıyor ve ,” her öğün yesem bıkmam” diyor. Ayrıca, sigara içip içmediğini öğrenmek istiyoruz, ona da,” Tam 45 yıl içtim, bana dokunmadı, ben zararını görmedim” diye cevap veriyor. Altunkaya, midesinin sağlam olduğunu, “taş yesem dokunmuyor” diyerek anlatıyor.

Yaz aylarında köydeki evinde kaldığını, memleketinden ayrılmadığını, kışları kızının kaloriferli evinde rahat ettiğini belirtiyor 103 yaşındaki Sıddık Altunkaya, “havalar iyi olduğunda çıkıyor, camiye gidiyorum. Hem bu benim için bir nevi sporda oluyor, iyi geliyor” diyerek, Namaz kılmanın da aslında en büyük egzersiz olduğuna vurgu yapıyor.

Güncelleme Tarihi: 04 Ağustos 2012, 14:00

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

google.com, pub-0757568622261103, DIRECT, f08c47fec0942fa0