Fındık, bugün mü sorun oldu?

 M. Kemal AYÇİÇEK – 25 Ağustos 2008
Şimdi ciyak ciyak bağıran fındıkçılar, dün neredelerdi? Fındık ekim alanlarının belirli olmasına karşın bunu gidip Sakarya, Düzce ve İzmit’in mısır tarlalarına diktirenler nerede? Onlar değil mi şimdi bu fındığın katledenleri?
Yıllar önce İstanbul’a giderken mısır tarlalarını gördüğümde mutlu olurdum. Öyle ya mısırı bizim tarlamızda görürdüm ama gittiğim yerler de de mısır varmış, o zaman gittiğim yer gurbet sayılmaz modlarında olurdum. Onun için mutlu olurdum mısır tarlalarını gördüğümde. Otobüsler şimdi ki gibi otobanlarda gitmezdi, yollar daha dar ve de kasislerle doluydu. Öyle bastın mı gaza saatlerce ayağını gazdan kesmemek diye bir alışkanlık ta yoktu. 1970’li yıllardı. Ve ben o ilk gurbet yıllarımda otobüsün camından hep o mısır tarlalarını seyrederdim ve öyle de kendimi teselli ederdim. Onun için iyi hatırlıyorum. Şimdi o güzelim tarım alanları birer fındık bahçesine dönüşmüş, ne acı, ne akıl almaz bir durum.
FİSKOBİRLİK, ta o tarihlerde de vardı. Güya Fındık üreticilerinin kurumuydu ama ne hikmetse fındığın Sakarya ovalarına, düzce ovalarına, Bolu’ya, İzmit’e, Samsun’un pirinç tarlalarına, karpuz tarlalarına, mısır tarlalarına yani düz ve de yılda belki iki veya üç mahsul alınabilecek ovalara kadar yayılmasına hep sanki o kurum seyirci kalmadı. Sanki, fındık ekim alanları Trabzon, Giresun ve Ordu’nun başka tarıma müsait olmayan, ve toprak kayıplarını da önlemeye yönelik dik ve yamaç arazilerine değil de mısır, patates, soğan, ayçiçeği ekim alanları için bir mahsuldü.
Ne oldu şimdi, fındık fiyatı açıklanmadan pazara indi ve alavere dalevere için bir ürün haline getirildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da arkadaşlarıyla olduğu bir ortamda “fındığa geçen yıl verilen fiyatı bile veremeyiz, çünkü çok fazla rekolte var ve bunun için sıkıntılıyız” diyebiliyor. Peki ne olacak? Fındığa 10 lira fiyat verilse ne olacak, siz 20-30 yıl önceki fındıkla geçinen Trabzon, Giresun ve Ordu’daki fındık üreticisini bu yıl aynı şekilde geçindirebilecek bir fiyat dermisiniz buna?
Şimdi fındığı neredeyse biçer döverlerle toplayan Sakarya, Düzce, İzmit, Samsun’un uyanıklarını vereceğiniz fiyatlarla nasıl tatmin edeceksiniz? Fındık fiyatlarının açıklanmamış olmasının sıkıntısını kim çekiyor o illerdeki üreticiler mi yoksa Fındığın esas hak sahibi olan Trabzon, Giresun ve Ordu illerindeki üreticiler mi? Kim bunun sorumlularına hesap soracak şimdi? Fiskobirlik’in kavgasını veren ve onun Genel Müdürlüğünü en uzun süre yapmakla övünen isimler, hangi vicdanla hala konuşabiliyorlar?
Fındığın Düzce, Sakarya ve İzmit’te yaygınlaştırılması da orada kimilerinin faili meçhullere kurban gitmesine sebep olduğu iddia edilen ERGENEKON’un işimidir yoksa? Fındığı katleden isimlerden hesap sorulmayacak mı? Şimdi o mısır tarlalarına fındık diktirip de bugün mısır ithal eden kafalar, Doğu karadeniz’deki üreticinin alınterine saygısızlık etmiş olmadılar mı? Kimlerse bellidir, Düzce’ye, Sakarya’ya, Bolu’ya, samsun’un pirinç, karpuz, narenciye bahçelerine Fındık ekimini serbest bıraktıran kararlara imza atan başbakanlardan başlamak üzere bakan ve milletvekilleri de dahil Fiskobirlik’in çok konuşan sorumluları da bunu hesabını vermeliler.
Fındığın itibarını geri kazanması için, fındığın gerçek üreticilerinin yıllardır gasp edilmiş haklarının iadeleri için mutlaka hesap sorulmalıdır. Bakın Genbilim web sitesi’nde Karadeniz Bölgesi tarın ürünleri nerelerde ve hangi ürünler dile getiriliyor. Sonra da siz fındığın günümüzdeki durumlara düşünün muhasebesini yaparsınız artık.
“ Ekonomik Özellikler;
Tarım
Bölge ikliminin nemli olması, kıyıda yaz mevsiminin yağışlı geçmesi, buğday arpa gibi tahıl tarımını engellemiştir. Bol neme gereksinim duyan tarım ürünlerini yaygınlaştırmıştır. Tarım arazileri parçalı ve dar olup, genellikle eğimli arazilerdir. Bu durum tarımda makine kullanımını engellemiştir. Doğu Karadeniz kıyılarında bahçe tarımı yaygındır.
Tarım Ürünleri
Mısır : Kıyı kesiminde buğdayın yerini almıştır. Halkın temel besin maddesidir. Bölge mısır üretiminde 1. sırada yer alır. Ancak üretilen mısırın tümü bölge içinde tüketildiğinden ticari değeri yoktur.
Tütün : Karadeniz Bölgesi, üretimde Ege Bölgesi’nden sonra 2. sırada yer alır. Bafra Ovası (Samsun) en yoğun ekim yapılan alandır. Ayrıca Tokat, Amasya, Düzce Ovası (Bolu) ve Rize Yöresi’nde yetiştirilir.
Fındık : Kış ılıklığına gereksinim duyan fındık Karadeniz iklimine en uyumlu üründür. Türkiye üretiminin %84’ü Karadeniz Bölgesi tarafından karşılanır. Bütün Karadeniz kıyılarında, yer yer iç kesimlerde yetişmesine karşın, en yoğun olarak Ordu ve Giresun’da üretilir.
Çay : Muson iklimine uyumlu bir tarım ürünüdür. Bol nem ve kış ılıklığına gereksinim duyar. Trabzon – Rize arasında Doğu Karadeniz kıyılarında, denize dönük yamaçlarda yetiştirilir. Ülke üretiminin tamamını Karadeniz Bölgesi karşılar.
Pirinç : Bol suya gereksinim duyar. Akarsu vadi tabanlarında ekimi yapılır. Tosya, Boyabat, Çarşamba ovaları başlıca ekim alanlarıdır.
Şekerpancarı : Bol yağışlı olan Doğu Karadeniz kıyıları dışında tüm bölgede yetişme koşulları vardır. Ekim alanları Kastamonu, Çorum, Tokat, Amasya illerinde geniştir.
Keten-kenevir : Nemli iklim bitkisi olan keten Batı Karadeniz Bölümü’nde Kastamonu ve Sinop’ta yetiştirilir. Kenevir ise uyuşturucu özelliği nedeniyle devlet kontrolünde üretilir.
Meyve : Amasya’da elma, Kastamonu’da erik, Rize’de turunçgiller, Orta Karadeniz’de üzüm, Batı Karadeniz’de kestane tarımı yaygındır.”
Bilim adamları böyle demişler ama biz de iktidarlar ve siyasetçiler, kendi çıkarlarını ön plana aldıkları için ne bilimsel ölçülere saygı duydular ve ne de bilimin gereğini yapmadılar. Şimdi Fındık fiyatı açıklanmadı diye ciyak ciyak bağıranların düne dönüp bakmaları gerekmez mi? Kalın sağlıcakla.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.