Folklorümüzdeki müphem mefhumlar(1)


Folklorumuzdaki müphem mefhumlar (1)

Müphem mefhumlar
 
 Önsöz,
 
Bazı kounlar vardır ki, bir bilime gebedirler ve o konular zamanla bu bilime konu ve hatta başlıbaşına ana bilim dalı olurlar.Varlık ve varoluş Felsefeyi, Tanrı ve sıfatları Teolojiyi (İslam’da kelam), kıyamet Eskatolojiyi doğurmuştur.
 
 İslam Kültüründe Kur’an daki muhkem ayetlerden çok müteşabih ayetler, insanları meşgul etmiş ve bu nedenle bir çok mezhebin yanısıra, çeşitli tarikatlar ortaya çıkmıştır. Kur’an ve Hadislerde kavram olarak geçmiş bir takım mefhumlar, çeşitli yorum ve uydurma hadislerle genişletilip anlaşılır hale getirilmeye çalışılmıştır. Tevrat, incil gibi kutsal kitaplardan da yararlanılarak yapılan bu yorumlar, sözkonusu kitapların bozulmuş olmaları ve bu nedenle bir çok akla ters, Din dışı açıklamaları kapsamaları nedeniyle, mefhumları anlaşılır hale getirmek bir yana, onları müphem birer mefhum yapmışlardır.
  
Bu kavramlardan bazıları, çeşitli insanlar tarafından incelenerek, diğer insanların lehine, çoğunlukla da aleyhine kulanılmaya çalışılmıştır. Bütün bu işlemlerde doğasal ve doğaüstü herşeyden yararlanılmıştır.
 
Avrupa’da kilise bu mefhumlardan yararlanarak halk üzerinde kara bir otorite kurmuş ve ortaçağı Avrupa için zulum ve cehalet çağı yapmıştır. İslam, bu tür müphemlerle uğraşmanın bir fayda getirmeyeceğini belirterek bunlarla uğraşılmamasını, müteşabihler üzerinde durulmamasını öğütlemiştir. Hatta bu konuda insanlara ibret olması için, daha önceki peygamberlerin micadeleleri Kur’an da bir çok yerde anlatılmıştır. Buna rağmen İslam felsefesi, nasıl eski yunan felesefesinden, Hint ve İran kültüründen etkilenmiş ise yeni yerlerin fethedilmesiyle müslüman halk toplulukları, yerli halkların adet ve inançlarından öylesine etkilenmişlerdir.
 
Zamanla müphem mefhumlar, dini bir kisveye bürünerek, dinden sayılmış, din adamları da bu tür akla ters düşen mefhumlar için bir başvuru mercii olmuşlardır. Garip olan şu ki; şartların kendilerini sürdüğü bu mevkiyi onarda itirazsız kabul etmişlerdir. İşte “yıldızname”lerin, “muskacı” ve “afsuncu” din adamlarının, “cinci” ve biraz da “büyücü” hocaların türeyiş nedeni budur.
 
Din, deyince Cinlerin, Perilerin, Büyü, Fal, Hortlak ve bunlar gibi mefhumların neden ilk planda akla geldiklerini hep düşünmüşümdür. Ayrıca, halk arasında bir çok kimseler görmüşümdür ki, dine ve dinin lüzumuna dair inançlarını bu tur mefhumlarla pekiştirdiklerini söylerler. Ya tanıdıklarından birisini Cin çarpmıştır ve onu bir cinci hoca iyileştirmiştir. Ya da adını çok duyduğu hortlak, bir akşam üstü karşısına çıkmış ve onu müthiş bir şeklide korkutmuştur. Bütün bunları dinden bildiği içinde dine daha bir somut biçimde inanmıştır.

 Bunların yanı sıra asıl  bu konuyu araştırmama İstanbul’da meskün bir yahudinin beni çok müteessir eden bir sözü sebep olmuştur. O Yahudi, İlahıyat öğrenimi yaptığımı öğrenince bana , “ zencefil kokan, tütsü kokan odaların dinini mi araştırıyorsun?” demişti. Dini nitelikteki bazı toplantılar da gerçekten de bu kokuyu almış olmamdan olacak ki bu söze içerlemiştim.
 
Düşündüm ki, halkla iç içe yaşamak zorunda olan ilahıyatçıyı bu konu neden herkesten çok ilgilendirmesin?. İşte bu nedenle “Müphem mefhumlar”ı  lisans  tezim için kendime konu seçtim. Konunun çok geniş olması hasebiyle bir derleme niteliğindeki bu ön çalışmayı gerçekleştirdim.
 
 Bu konuda eğer küçük de olsa bir çalışma yapabildiysem, bunda en büyük pay, hiç kuşkusuz beni gerçekçi teşvikleriyle azimlendiren, çalışmamı titizlikle ve usanmaksızın takip eden, her fırsatta bana yardım eden değerli hocam Doç. Dr. Beyza Bilgin hanımefendinindir. Hakkını ömrümce ödeyemeyeceğim hocama en derin şükranlarımı bildirmeyi bir borç bilirim. Ayrıca değerli yardımlarını hiç unutmayacağım ev arkadaşım Gostivar’lı  (Yugoslavya) Mehmet ibrahimi’ye, Ziya Efendiler’e, konuyla ilgili olarak yaptığım sözlü çalışmalarımda benimle aynı heyecanı paylaşan Erol Ören ve H. İbrahim Üzmezoğlu’na ve çalışmanın daktilosunda uğraşan Şükür Özbay’a en içten teşekkürlerimi belirtmek isterim. (Osman Ayçiçek – Haziran-1983)(Devam için tıklayın)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.