G-20 liderleri, umut tazeledi

 ABD’de önce BM ve sonra da ABD’nin Pittsburgh kentinde 20- 25 Eylül 2009 da  yapılan G-20  zirvesi , kuşkusuz Dünya’daki ekonomik krizin aşılmasında dünya ya moral verici uzlaşmayla sonuçlandı. ABD Başkanı Obama’nın kapanış konuşmasındaki sağduyulu ifadeleri, şüphesiz herkesi mutlu edecek düzeydedir. Nevar ki, niyetler ne kadar iyi olursa olsun bu krizin atlatılması elbette ülke liderlerinin kararlılıklarıyla yakından alakalıdır.
Dünyanın gelişmiş 20 ülkesinin liderleri arasında, karşılıklı birbirini anlama-algılama ve sorumlulukları paylaşma konularındaki duyarlılık, akıllı liderliklerin öncülüğünde elbette Dünya’da aşılamayacak sorun bırakmaz. Sadece liderlerde değil, gelişmeleri yakından izleyen halklarında bu konuda liderlerine aynı duyarlılıkla destek olmaları gerekir
Aynı şekilde, BM’de de ortak tavır ve hareket birliği, Dünya insanlığının dahada mutlu olabileceği bir Dünya yaratma çabalarının başarısına katkı sağlar. Ama İran’ın ikinci nukleer santral olayının Dünya’dan gizlenmiş olması, elbette kabul edilebilir bir güvensizliğe yol açar. Tüm liderlerin ve tüm ülkelerin, birbirlerine karşı dürüst ve samimi olmasının zorunluluğunu ortaya koymuştur. İran, umarız kaygıları haklı çıkaracak bir durumun yaratılmasına son verir ve Dünya barışı için bir tehdit oluşturmaz. 
Fakat, İran’ı buna sevkeden nedenlerede bakılması gerekir. ABD’nin eski başkanlarının saldırgan ve “burnu büyük” politikaları, İran’ın böylesine belki “tehlikeli” iş yapması sonucunu doğurdu. Burada, ABD’de ve batı ülkeleri de şapkalarını önlerine alıp biraz düşünmelidirler. Haksızlıklara karşı toplumlar, kendilerini haksızlığa uğramış gibi görmemeliler. Ama bunlar, maalesef geçmişte yapıldı. İran’ı da böylesine hazırlığa iten neden sanırım, aynı kaygılardır. İran’a en fazla gözdağı veren ülke İsrail mesela, Nükleer silaha sahip Orta Doğu’daki tek ülkedir ama onu kimse konuşmuyor. Anlatmak istediğimiz de zaten bu olay, bir ülkede Atom bombası varken bir diğerinin uranyum zenginleştirmesine karşı mücadele vermek aslında “biz de olsun ama size yasak” demekten başka ne anlam taşıyor ki?
İstihbarat zaafı olarak bir Irak, sorgusuz sualsiz hemen bombalandı. Sonra da istihbarat zaafının ortada olduğu anlaşıldı. Aynı şey, şimdi İran için olmasın. Umarım Dünya insanlığı, liderlerinin akıllı yönetimleri ile sağlıklı ve mutlu hayat sürerler. Dünya liderlerinin işi, Dünya insanlığının acı çekmesi, ağlaması, savaşması değil mutlu olmasına katkı sunmasıdır. Dini, dili, ırkı, teni ne olursa olsun tüm insanların hak ve özgürlüklerine saygılı duyulmalıdır.
Libya lideri Muammer kaddafi’nin BM genel kurulunda yaptığı konuşma mesela, gelişmiş ülkelerce hor bakılan bir ezikliğin isyanı niteliğinde değilmidir? Kaddafi, bölgesinde bir diktatörlükte olsa 40 yıldan beri ülkesini geliştirmeye çalışırken, onca yıl görevde olmanın herhalde getirdiği bir tecrübeye dayanarak o dışlanmışlığı ifade ediyor. Aynı şey, İran Cumhurbaşkanı Ahmedi nejad tarafındanda dile getirildi. Ezilen milletler, gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler tarafından hor görülmeye devam ettiği süre Dünya’da terör olaylarının önüne geçilemez. Oysa BM Genel kurulunun tüm üyeleri de terör belasından kurtulmak gerektiğini dile getirdiler. Küresel ısınma sadece gündem olduğu için dile getirildi ama dünyada ezilen ve horlanan milletler, kendi ülkelerinin de Dünya’nın mensupları olduğunu ve ABD veya Batı ülkelerinin insanlarının nasıl “önemli” bireylerse, kendi ülke insanlarının da aynı düzeyde olduğunu satır aralarında vurgulamaları bundandı. 
Her ülke insanı, bir başka ülkenin insanı kadar önemlidir ve bunu Dünya, tümden böyle kabullenmelidir. Yoksa dünya’da birinci sınıf millet veya ikinci sınıf millet gibi farklı yaklaşım ve bakışlar, ne kadar geri kalmış ülke de olsa o ülkenin insanlarının onuruna dokunur. Az gelişmişte olsa tüm dünya ülkelerinde insanlar, bir başka ülke ile onurları açısından kıyaslanmak istemez. Bunu elbette gurur meselesi yaparlar ve onda da hakları vardır. Keşke tüm milletleri yöneten liderlerde, ülke insanlarına hizmet anlayışı olsa, keşke tüm dünya liderleri insanlarının mutluluğunu ön plana alsa, keşke tüm liderler önce birer “insan” olsa, keşke..keşke.. Kalın sağlıcakla.
Not: bu yazım aynı zaman da www.karadenizolay.com ,www.kuzeyhaber.com , www.24haber.net ve Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmaktadır.(mka)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.