Gerçekte “Şampiyon kim” diye sorsanız?

M. Kemal AYÇİÇEK – 23 Mayıs 2011  
Türkiye’de genel seçim var. Kütahya’nın Simav ilçesi merkezli ama Ege ve Marmara’yı kapsayan deprem oldu, 3 vatandaşımız yaşamını yitirdi. İstanbul’da Polis helikopteri düştü, 4  can kaybına üzüldük.
Ama Futbol’da da dananın kuyruğu koptu ve Türkiye Süper liginde Fenerbahçe, Trabzonspor’la aynı puanı olmasına karşın, Averajla Şampiyon oldu. Bu  Şampiyonluğu kutluyorum ancak, elinizi vicdanınıza koyun ve gidin tüm Dünya’nın neresine giderseniz gidin, Türkiye’nin neresine giderseniz gidin ve bu şampiyonluk için sorun önünüze kim çıkarsa, “Gerçekte Şampiyon kim?” diye..ne cevap alırsınız? Buna herhalde Fenerbahçeliler hariç herkes, “Trabzonspor” cevabını verir değil mi?
Hiçbir Trabzonspor taraftarı, alınteri ile kazanılmayan Şampiyonluğu kabul etmez. Hiçbir Trabzonsporlu, Trabzonspor’un bir “lutuf”la, veya her hangi bir “himmet”le veya herhangi bir “hile” veya siz buna tabirimi mazur görün “ayak oyunu” ile olacak Şampiyonluğu asla kabul etmez, içine sindiremez ve hazzetmez. Zaten “Trabzonspor”luluk ile “Anadolu”luluk arasındaki özdeşleşmişlikte işte o duruşla alakalıdır. Futbol, neticede adı üzerinde “oyun”dur. Oyunun ciddiyeti, sahiplenme ve taraflılıkta zaman zaman ölçülerin kaçırılmış olmasına müsamahakâr davranılması, bunun “oyun” olmasıyla alakalıdır. Fakat, Futbol aynı zaman da “spor”dur. Spor, centilmenlik, kaynaşma,  kardeşlik ve yarıştır.
Fenerbahçe’nin Şampiyonluğunu kalkıp TV ekranlarından “bileğinin hakkıyla şampiyon oldu” diye ısrarla üzerine basa basa söyleyebilenler, şüphesiz ki kendilerini bu “oyun”da taraflı görenlerdir. Olaya objektif bakabilen ve de “taraf” mantalitesi dışında, genel ve “oyun” değil de “spor” açısından bakanlar, aynı sözü kesinlikle söyleyemezler. Türkiye’de geçmişten günümüze genel anlamda yapılmış tüm maçlara bakıldığında, yapılan tartışmalarda kulüp başkanlarından tutun maç hakemlerine kadar bir çok alanda çok boyutlu tartışmalar yapılmıştır. Spor müsabakalarına kimileri “oyun” gözüyle bakarken, kimileri “spor” kavramıyla bakmıştır. Sizde biliyorsunuzdur, bazı “oyun”lar için  “oyun hileleri” denilen şifreler vardır ama aynı şey “spor hilesi” diye yoktur. Oyunlarda “hile” vardır ama “spor”da hile olmamalıdır.
Zaten bilgisayar kuşağındayız ve bu kuşak, “oyun hileleri” konusunda bizim gibi yetişkinlerin yanında uzmandır. Futbol takımlarının taraftarları da bu yeni ve genç kuşak olduğuna göre sözünü ettiğim “oyun hileleri”n den en iyi anlayacak olanlarda bu taraftarlardır. Evet  Atatürk, “Ben sporcunun zeki çevik ve aynı zaman da Ahlaklı olanını severim” diyerek, sporun bu anlayışla ilerlemesini arzu ettiğini ifade etmiştir ama ya günümüzde bu Futbol başta olmak üzere hangi spor dalında, bu sözün gereği layıkıyla gerçekleşebilmektedir?. Futbol bir oyundur evet ama spordur aynı zamanda. Fenerbahçe, Futbolu bu  “oyun” kategorisinde yaparken, Trabzonspor işin “spor” kısmına ağırlık vermiştir. Sonucun “Şampiyonluk” olup olmaması, Trabzonspor için çok da önemli değildir. 
 Kısaca Türkiye’de Spor toto Süper lig oyunlarının Şampiyonu Fenerbahçe’dir ama  Spor Toto Süper ligi  Spor müsabakalarının Şampiyonu da Trabzonspor’dur. Yani gönüllerin Şampiyonu. Bu vesileyle Trabzonspor’u  başta Teknik Direktörü Şenol Güneş olmak üzere tüm sporcularıyla, taraftarı ve teknik adamıyla canı gönülden kutluyorum. Kalın sağlıcakla..

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.