26 Haziran 2017 Pazartesi

Tiflis’te içki yasak!

Kemal Sunal’ın filmlerindeki gibi gözledim ama midem ‘Salaklık etme ben onları kabul etmem’ deyince de mecburen ona uydum bilmem ki hata mı ettim! Zamanım dolmuştu akşam karanlık çökmek üzereydi. Gueen tamar köprüsünü doğu yakasına geçip buradan bir taksiye bindim ve ortaçala vagzal (otogar)a General Kvinitadze caddesinden geçerek vardık. Tiflis – İstanbul seferine çıkan otobüsümüzle akşam hava kararmak üzereyken

18 Mayıs 2015 Pazartesi 01:38
Bu haber 5792 kez okundu
 Tiflis’te içki yasak!
Foto galeriye git  Tiflis’te içki yasak! (Trabzon’dan Tiflis’e - (2)




Tiflis’in sokaklarında içki yasak


M.Kemal AYÇİÇEK / Tiflis



Dedaena parkından geçip caddeye çıktığım bir yerde iki polis aracının yol kenarında durduğunu fark ettim zaten polislerle orada 7-8 kişi tartışıyorlardı. Yol kenarındaki bir ağacın altında Almanya’dan gelmiş misafirleri ile bira ya da şarap içen insanlarla polisler arasında hararetli bir tartışma vardı. Biraz kulak misafiri oluyorum nedir olay diye sonra da sokakta içki içmenin yasak olduğunu ve burada da içki içen insanlara polisin müdahalede bulunduğunu anlıyorum.  İçki içenlere polis baskın yapmış ve ceza uyguluyor. Tiflis’te mekanlar dışında içki içilmesine yasak getirilmiş ve sorduğumda içki içmenin cezasının da 500 lari olduğunu öğreniyorum. İçki üretimi hele de şarap konusunda iddialı bir ülkedir Gürcistan ve burada içki yasağının polis marifeti ile denetleniyor olmasına tanık olmak beni de şaşırtıyor! Tam polislerle ceza kesilmesin diye konuşmalar yapılırken aralarından biri eline içki bardağını alıp konuşulanları izliyordu ki polis, ‘bize meydan okurcasına hala içki mi içiyorsun’ diye genci azarladı, diğerleri araya girip tartışmanın büyümesine engel oldular. Zaten o gençte elindeki bardağı masanın üzerine koyuverdi. 

tiflisin sokaklarında içki yasak

Turistik mekanlar dışında da caddelerde ya da sokaklarda veya parklarda da içen tek bir insana rastlamadım, sadece evinin avlusunda içki içen bir aile gördüm. Bir antika dükkanında Gürcü asıllı Sovyet devlet adamı Josef Stalin’in portresine fotoğraf çekmek istedim, dükkan sahibi önce tepki gösterdi ardından da “afedersiniz” diyerek birkaç kez özür dileyip, fotoğraf çekebileceğimi işaretle anlattı. Taksilerde dahil emniyet kemeri takmamanın cezası 200 lari, sokaklara sigara izmariti atmanın cezası da 200 lari ancak her yer çok da temiz sayılmaz. Batum’da sokakları bayan çöpçüler temizlerken Tiflis’in sokaklarında temizliği erkekler yapıyordu. Dedaena parkı çevresinde zviad Gamsakhurdia caddesi kenarında eskiden kullanılmış tarım aletlerinin yer aldığı bir çeşit canlı müzeyi de gezerek bir taksiye binip Tiflis sanayisine gidiyorum. Burada genellikle Mercedes, BMW ve Opel gibi araçlar revaçta ve pazarda genellikle bu araçlara yönelik aksesuarlar dikkat çekiyor. Pazar yeri yeni yapılmış da olsa çamur içinde ve gezilmesi pek de hoş bir yer değildi.


Tuvaletler de yan yana hacet gideriliyor
tuvaletlerinde yanyana hacet gideriliyor

Tiflis’in en önemli güzelliği şüphesiz bin 515 km uzunluğunda olan bizim Ardahan Göle’den doğan ve Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan’dan Hazar denizine dökülen Kura nehri. Nehrin üzerinde gerektiği kadar köprü var, kiminden sadece yayalar kiminden de hem araçlar ve hem yayalar geçebiliyor. Kura nehrinin coşmuş bulanık akar hali bana Bayburt’un içinden akan Çoruh nehrinin 20 tanesinin yan yana gelmiş hali gibi geldi. Kura nehri üzerinde hem araç ve hem yayaların kullandığı Baratashvili köprüsünde bir süre oturup, yine aynı nehir üzerindeki sadece yayaların hizmetinde olan modern camekanlı Barış Köprüsünü seyrediyorum.(The Bridge of Peace) daha sonra da Zaarbriukeni köprüsüne gidiyorum. Nehrin batı yakasında bu köprü üzerinde antika pazarı var, pazarı geziyorum. Pazarın hemen yanındaki Dedaena parkında bir tuvalete gidiyorum, kapısında yaşlı bir kadın var. İçeriye girince gözlerime inanamıyorum. Başkent Tiflis’in tam göbeği sayılacak bir park ve buradaki tuvalette iki tuvalet taşı yan yana konmuş, ortada sadece bir küçük çöp kovası var. Ne bir bölme ne de suyu yok. Yani burada iki kişi yan yana hacet giderebiliyor. Gürcistan’da tuvaletler sıkıntılı daha sonra otomobil parçacılarının bulunduğu bir pazara gidiyorum orada da güya yeni yapılmış bir çarşı ama tuvaletlerinde bölme var ama bu kez de suyunu unutmuşlar ve girişte personel size eski saman kağıdından yapılmış rulo şeklindeki peçeteden kesip veriyor! O parktaki tuvalete fotoğraf çekiyorum kapıdaki yaşlı kadın buna itiraz ediyor, para üstü vermek için kasaya yöneldiğinde ona da bir fotoğraf çekiyorum ama rahatsız oluyor, bunu tepkisinden anlayabiliyorum.
Tiflis, güzel bir başkent

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’in ana caddeleri gözlere hitabede bilen görünümü hoş binalardan oluşuyor ama ara sokaklara girildiğinde o güzellikler kayboluyor. Bakımsız ve virane olmuş binalardan tutun insana soğukluk hissi veren binalar görüyorsunuz. İnsanları misafirperver, hoşgörülü ve yardımseverler. Bunu gezilerimde gittiğim yerlerde halkın ulaşımında kullandığı minibüslerine binerek yapıyorum. Tamam ulaşım ucuz, taksilerle her yere rahatlıkla gidilebilir ama ben üç kez dolmuş minibüse bindim, nereye gittiği önemli değildi. İlkinde doğru yerde indim ama ikincisinde otomobil pazarından binmiştim, şehrin karşı yakasına da doğru geçtim ama orada dolmuş benim gitmek istediğim istikametin tersine gidince ayağa kalktım hemen bir bayan gürcüce dolmuşu durdurdu, indim. Tekrar bir dolmuşa bindim ama oda yanlış yere dönünce ondan da indim.Burada tüm toplu taşımada kullanılan otobüslerle dolmuş minübüsler sarı renkteler.Dolmuşa metro ve otobüslerde de kullanılabilen kartlarla ve ücretli binilebiliyor. İyi ki de inmişim, oradan gitmek istediğim yere doğru epeyce yürüdüm ve mutfağı konusunda bir fikrim olmadığı için bir şey yiyemediğim koca şehirde tanıdık bir isimle Türkiye’de de hizmet veren bir yerde patates cipsi yiyebildim! Ben Türkiye’de de lokantalara mesafeliyimdir, soğan- ekmek yerim de bilmediğim yağlar ve yemekler her ne kadar albenisi olsa da taraflarına bakmam. Tiflis gibi bir yerde ne yenebilir, biliyorum onların meşhur yemekleri bizim mantının ayıboylusu Khinkali,(hıngel veya Hengel) göze hoş geliyor da insan yine de yiyemiyor. Haçapuri (peynirli) Batum’da yemiştim ama Tiflis versiyonunu da yemek istemedim.

Türkiye ile kıyaslandığında ucuz yer Tiflis

Genel olarak kıyaslama yapabileceğim yer sadece Batum olabilir Gürcistan’ın özerk eyaleti olduğu için aynı ülke ne de olsa! Tiflis’i Batum’dan daha pahalı bir kent olarak gördüm. Yeme içme konusu da dahil para değişimi konusu da dahil tabi. Mesela bir fidan almak istedim zenginlerin soyarak fakirlerinse soymadan yedikleri  Feyxoa, peyho, feyhua,Fuji. Kobuleti’de fidanın tanesi 3 lari iken Tiflis’te tam 15 lari istediler. Bir kutu bira Batum’da 1,5 lari  iken aynı bira Tiflis’te 2 lari. Tabi ki Türkiye’den daha hesaplı ve ucuz bir ülke Gürcistan ama Batum’la kıyasladığımda pahalı bulduğum Tiflis görülmeye değer bir yer. Özellikle Kura nehri başlı başına görmeye doyulmuyor, nehrin hemen kenarındaki semti gezemedim. Tiflis’i görmeye giderken yanınızda bir sanat tarihçisi olmalı ki tadını çıkarabilesiniz. Selçuklu, İran, Osmanlı , Rus ve Gürcü mimarisi yapıları var. Sade bir gezgin gözüyle şehir, keyifle gezilebilecek ve zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız bir yer hele bir de şöyle güvenip rahatça yemek yiyebileceğiniz yerleri de biliyorsanız.




Türk restoranların bulunduğu yer şehir merkezine biraz uzaktaymış o nedenle gitmedim ama Gürcülerin göze hoş gelen yiyeceklerinin bulunduğu vitrinleri bizim rahmetli Kemal Sunal’ın filmlerindeki gibi gözledim ama midem ‘Salaklık etme ben onları kabul etmem’ deyince de mecburen ona uydum bilmem ki hata mı ettim! Zamanım dolmuştu akşam karanlık çökmek üzereydi. Gueen tamar köprüsünü doğu yakasına geçip buradan bir taksiye bindim ve ortaçala vagzal (otogar)a General Kvinitadze caddesinden geçerek vardık. Tiflis – İstanbul seferine çıkan otobüsümüzle akşam hava kararmak üzereyken ayrıldık Tiflis’ten.Tiflis, gezilecek güzel bir Gürcistan başkenti Güzel bir yolculukla gece yarısıydı Batum’a vardık.Buradan 3 yolcu aldık İstanbul'a giden, terminalden ayrılırken kaptan yine söylenmeye başladı."Burdan İstanbul 60 lira olur mu?Trabzon'dan İstanbul 70-80 TL, Batum'un yolu Trabzon'dan geçiyor, arada 214 km var, bu nasıl iştir.Bu yazıhaneciler varya kefen soyucu bunlar" baktım susacağı yok ben dinlemekten vazgeçtim!



Yol boyunca otobüsümüz aynı ama gürcü bayan hostesi değişmişti, pek sohbet etmedik çünkü otobüste sürekli istifra eden genç bir yolcu vardı. Gürcü azerisi La Rehman İstanbul’a gidiyordu, onu arka koltuklardan yanıma ön tarafa aldım, iyi oldu. Yol boyunca da sohbet ettik. Üniversite öğrencisiydi ve 5 dil biliyordu. Burada Sarpi’den sarp’a da yani gümrüklerde de fazla beklemeden Türkiye’ye dönmüş olduk. Tiflis’e nüfus cüzdanı ile gidilebildiği için aslında hafta sonunu değerlendirmek üzere Karadeniz illerinden rahatlıkla gidilebilecek bir yer ve bende gidilmeye de değer izlenimi bıraktı.



Yazının ilk 'Trabzon'dan Tiflis'e' başlıklı bölümü okumak için tıklayınız

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Karadeniz denince aklınıza gelen yer neresidir?

    EN ÇOK OKUNANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SAYFALAR

    e-gazete

    ARŞİV