Hah şimdi seçim olur!

 
   M.Kemal AYÇİÇEK - 7 Mayıs 2007 Pazartesi
 
Herkesin avazı çıktığı kadar “erken seçimmmm” diye bağırdığı ve yazdığı dönemlerdeydi ben de bir yazı yazmış ve seçim olmaz demiştim. Gerekçelerim vardı, kimileri gibi bakmıyordum Türkiye’ye. ve onlardan, seçim borazancılarından olmadım. Ama şimdi seçim olur tabi ama dikkatinizi çekerim bu bir erken seçim değil, sadece üç ay erkene alınmış bir seçimdir ve güzel bir seçimdir. Milletimize hayırlı olsun. Size o eski yazımı yeniden sunmak istedim.(MKA)
“Seçim meçim olmaaaz!
M. Kemal AYÇİÇEK- 23 Şubat 2005 
Ne olmuş muşta seçim olacakmış? 
Nerden çıktı bu erken seçim savları, kim çıkarıyor bunları? Bakıyorsunuz, bilen bilmeyen birileri kalkıp belki de kendilerini “önemli kişi” göstermek için “efendim erken seçim olacak, hem de 3 ekim’de” tarihte koyuyorlar. Allah Allah sanki siz farklı bir ülkedesiniz ve de gündeminden yoksunsunuz ve de salt her gün 3-4 baskı yapıp piyasaya çıkan gazetelere bağımlısınızdır da ve o günkü gazetelerden haberiniz yoktur da adam karşınıza geçip atıyor,”evet çok gizli ve de güvenilir kaynaktan duydum, erken seçim var” yok canım, daha neler yani! 
Kim seçim ister ve kim seçimden yarar sağlar? Başta Parlamentoya girememiş partiler, yapılacak seçimden hoşnut olmaz mı? Yani “yenilen güreşe doymaz” örneği değilmidir bu? Onlar, yani parlamento dışındaki partilerin her hangi kademesinde bir yerde olanlar, yapılacak erken bir seçimi istemezler mi? Bal gibi isterler, o halde bu çerçevede olan kişilerce ifade edilen “erken seçim” olacağı yolundaki söylemler, olsa olsa o kişilerin gönüllerinde yatan aslandır. Onun için kulak asmamak lazım ve de ciddiye alamayız. 
Başka kimler seçim ister, işleri yolunda gitmeyen ve zararda olan gazeteler! Evet gazeteler, seçimlerle beslenirler. Düşünün bir kez Türkiye’de erken bir seçim olsa kime yarayacak.Boy boy ilanları kimler alacak ve adayları kimler söğüşleyecek? Gazeteler, ne ile yaşar. Ya çok fazla trajı olacak ve gazete satacak ya da gazete satamadığı yerde aldığı resmi ve özel ilanlarla yaşamını sürdürecek, o halde onlarında böyle bir seçim olmasına duacı oldukları aşıkar olmaz mı? O halde oradan ekmek yiyenler, her kimse yavaş yavaş bu “erken seçim” plavını pişirmesi hakları değil mi? Evet haklarıdır o zaman o kesimlerin ifadelerine de çok itibar edemeyiz değil mi? 
Başka kimler bundan yararlanabilir, sahte para basamayıp, işleri kötü giden matbaa sahipleri değil mi? Yani iş yapamayan matbaacılar ne yapacak, her adayın posterini ve parti flamalarını basmayı hayal eden herkes “erken seçim” istemeyecek mi? İsteyecek ama gelin görün ki , onlar istiyor diye de kalkıp bu ülkede seçime gidilmez! Bir de gerekçe gösteriyor ve “eh iktidar ekonominin iyi gidişatının nimetlerini toplamak ister” yok öyle yağma, onlar kendi geçmiş siyasi hatalarını bugün ki iktidara da yaptırmak isteyebilirler ve de bunu hayal edebilirler ama yok olmaz. Neden olmaz, Türkiye’nin seçime ihtiyacı olmadığı için olmaz. Yanı hala bu ülkenin vizyonuna at gözlüğü ile bakma geleneğini değiştirmeyenler, sözde geçmiş deneyimlerinden yola çıkaraktan ortaya böylesine tutarsız ve de tabansız bir iddia  atarak kendi duygusal dünyalarını avutuyorlar.Yani erken seçim söylemleri, salt o kesimlerin nefsi talepleridir. Akli değildir. 
Ne oldu, Türkiye’de ekonomi kötüye mi gidiyor? İç politikada Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu istifa etti ve birkaç milletvekili bu partiden istifa etti diye hemen seçim mi gerekli? Erkan Mumcu, ne diyor,”bizi davet edenlerin gösterdiği yakın ilgi ve alaka umduğumuzun da üstünde oldu”
Neymiş, demek ki Türkiye’de bir oyun sahneye konmak için önceden planlanmış ve de vizyona sokulmuş ki, dürüst insan(!) Erkan Mumcu, bundan duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. Çankaya’da tutulan ofis için “Türkiye’de tarihe mal olacak ve anılacak bir ofis olacak” diye böbürleniyor aynı Mumcu. Evet Erkan Mumcu, çok iyi bir seçim ama tutar mı? Mustafa Sarıgül’ü ayağa kaldıranlar, kongre kaybedilince aşağamı oturdular yani?! Peki, Türkiye bu senaryoları ilk kez mi yaşıyor?
Geçmişte 1980 öncesi  11 milletvekilinin transfer edildiği “Güneş motel” olayı ve  ardından, 1997’de de Refahyol Hükümetinin çökertilmesinin az mı örnekleri var? Tüm bunlar ortadayken Bugünkü iktidar Partisinin yöneticileri, salt bir başarı var diye aza tamah göstermeyip de “400 milletvekiliyle gelelim” diyecek kadar enayiler mi? 
Bunu Özal’ın ikinci hükümeti döneminde Özal yapmaya kalkmadı mı? Ne oldu sonucu, bunu AK Partililer bilmiyor mu? Hep akıllı olanlar, bir takım ayak oyunlarını çok iyi bilen ve de uygulayanlar mıdır bu ülkede? Onlardan başka uyanık ve de aklı selim kalmamış mı da durup dururken, ortada bir gerekçe yokken kalkıp kendi bulundukları iktidarı bahane edipte baskın seçim yapsınlar.Yok kimse hesabını erken seçim söylevlerine bakıp yapmasın fena halde yanar, bu ülkede nasıl ekonomik istikrar uygulanan proğramdan taviz verilmeden devam ediyorsa, konulmuş seçim süresine de sadakat gösterilerek siyasi istikrarın ne olduğunun dersi bilene bilmeyene verilecek.onun için seçim falan olmaz. Seçim olacaksa bunu ilk söyleyende ben olurum bundan emin olun. Kalın sağlıcakla.”
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.