Her nimetin bir külfeti vardır

M. Kemal AYÇİÇEK – 3 Eylül 2012

Gürcistan ile Türkiye arasında karşılıklı olarak vizelerin kalkması ile her iki devlet arasındaki halk kaynaşması hergeçen gün daha da artıyor. Karadeniz bölgesine gezmek için gelen çoğu yerli turist de kendi aracıyla farklı bir ülkeye geçip, o gezisine renk katıyor. Farklı bir kültür, farklı bir toplum, yerinde tanınmış oluyor. Bu her iki ülke vatandaşları açısından çok önemli bir etkileşimdir. Zaten yasaklarla büyümüş nesiller, vizesiz geçişler sayesinde kaynaşma fırsatı buluyor ama buna bozulan ve itiraz edenler, kimi basın yayın organlarında bu duruma itiraz ediyor.

Gürcistan’da Dünya’daki değişim sürecini iyi okumuş ve son yıllarda hızla gelişiyor.Bakıyorsunuz zaman zaman gazetelerde her iki ülke arasındaki bu vizesiz geçiş olayına karşı çıkan ısmarlama haberler yapılıyor. Tır sürücülerinden tutun akaryakıt istasyonları, eğlence merkezleri, otel gibi işletmelerden veryansın ediliyor. Neymiş efendim, Rize’de ev hanımları eşlerinin “Trabzon’a gidiyoruz diyip, Batum’a gidiyorlar” diyip, yöneticilere şikayette bulunuyorlarmış.Neymiş, sarp sınır kapısından vizesiz geçişler olunca vatandaş gidip her gün benzin deposunu dolduruyor, mazotunu alıyor, burada değil de gidip Gürcistan’da eğleniyor, yemesi, içmesini , yatmasını o tarafta yapıyor böylece Türkiye’de kalması gereken kaynak hep o tarafa akıyor, o nedenle de vizesiz geçişlere son verilsinmiş..

Akaryakıt başta olmak üzere ne lokantasında ne de pazarında Türkiye’ye oranla çok fazla ucuzluk yok. Diyelim ki benzin alacaksınız ve Batum’a gideceksiniz nerden giderseniz gidin Gürcistan’dan aldığınız benzin veya mazot, ancak gidiş- dönüş avantajınızı karşılıyor, yani bir ekstra kazancınız olmuyor. Yani aldığınız akaryakıt, sadece sizin Gürcistan’a gidip dönmenizi sağlıyor. Hem Gürcistan’daki benzin zaten Türkiye’deki kadar kaliteli değil ve aracını seven insanlar oradan benzin bile almıyor. Yani “Bizim Akaryakıt istasyonları kapanıyor ” dedirtecek bir durum yok. Sadece anlatılanlarda biraz fazla abartı var o kadar. Bir de Gümrüklerde aynı aracın ayda 4 kez deposu olarak yurda girişine izin veriliyor, bunun dışında deposu dolu ise ona vergi uygulaması var. Yani, öyle hergün gidip, depo doldurup dönme diye bir durum da söz konusu değildir.

Hem zaten yıllar öncesinde bizim bölgemizde ne kadar eğlence sektörü var idiyse zaten Gürcistan’da, Batum’da da eğlence işini yapan yine aynı insanlar, sadece yanlarına Gürcü ortak almışlar o kadar. Aynı işi Türkiye’de değil de orada yapıyorlar, bunu ikramından tutun kapısındaki güvenlik sorumlusuna kadar her şeyi ile buradaki uygulamanın aynısını orada görerek zaten anlıyorsunuz. Yani Batum’daki eğlence sektörü, bize yabancı değil, aynı işi Türkiye’de değil de orada yapıyorlar. Hem oraya gidenler de zaten Karadeniz de eğlenceye düşkün olanlar ve alışkanlıklarının sonucu ısrarla o tarafa gidiyorlar. Sırf, Türk erkekleri Batum’a gitmesin, orada “kumar ve fuhuş bataklığı”na saplanmasınlar demek çok akıl karı bir durum değildir. Kimse zorla “Batum’a gidin eğlenin” demiyor.

Trabzon’da, Rize’de veya Artvin’de eski eğlence sekötür kaldı mı, kalmadı. Nereye gitti o bizi eğlendiren insanlar, karşı tarafa, yani Batum’a, Tiflise.Burada ne dendi, “ahırdaki sığırını fuhuş için satan insanlar var” diye afişe edilerek, sektör dramatize edildi ve yöneticileri çok sıkı tedbirler ve cezalar koymaya zorlandı. Konan yasak ve cezalarla da eğlence sektörü kalktı, pılını pırtını toplayıp karşı tarafa yani Batum’a gitti yerleşti. Evet orada çok büyük bir serbestlik var, rahatlık var eğlence yönünden ama o da bir ihtiyaç kimi insanlar için. Yasaklarla insanların sınırlandırılmasının tabii bir sonucudur ayrıca, insanların sınırlı ve sorumlu bir hayata hapsedilmesinin yansımasıdır kısaca. Bunu, vizesiz geçişlere mal etmek doğru değildir.

Vizesiz geçişlerde sadece işin ekenomik yönleri konuşuluyor hem insanı konular hep göz ardı ediliyor. Bizim Sarp köyü ile Gürcistan’ın Sarpi köyü zaten tek bir kö ve ortadan bölünmüştü, her iki tarafta da akrabalar var ve bu insanların akrabalık bağları var. Onların karşılıklı birbirlerine gidip gelmeleri aylar süren bürokratik yazışmalarla sağlanıyordu. Birbir cenazelerine bile gidemiyor, yetişemiyorlardı ama şimdi bu vizesiz geçişlerle o sorunları ortadan kalkmış oldu, yaşamlarına daha bir moral geldi o insanların. O nedenle Türkiye ile Gürcistan arasındaki vizesiz geçişler kim ne derse desin bir gereklilikti ve her iki ülke için de yararlı olmuştur. Tabi her nimetin bir külfeti de vardır, olur, bunu da normal karşılamak lazım. Kalın sağlıcakla.

 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.