Kim seçilecek!

 
M.Kemal Ayçiçek
Siyasette meydanlar iyice ısındı. Partiler ve adayları tüm kozlarını artık bu haftadan itibaren sahaya sürecek. Vatandaşlar, geçim sıkıntısından fırsat bulursa seçimle ilgileniyor gözüküyor.
Sizlerde görüyorsunuzdur, vatandaştaki ilgisizliği aslında. Adaylar, sokakları arşınlarken, birebir vatandaşın elini sıkarken nasıl samimiyetsizse, vatandaşında elini sıkan başkan adayına aynı tavrı suratında görmek mümkün. Bu aslında şunu göstermiyor mu; oy vatandaşlık görevidir verilecek ama başkan adaylarına “siz bize layık değilsiniz ama mecburen seçeceğiz işte”
Trabzon’da kim seçilecek? Bu sorunun cevabı aslında biliniyor. Bunu tüm siyasi partilerin başkan adayları da biliyor ama “yoğurdum kara” diyemedikleri için dürüstçe bunu 
seslendiremiyorlar. CHP’nin başkan adayı Volkan Canalioğlu, SP ’nin başkan adayı Mahmut Çizmecioğlu ve AKP’nin başkan adayı Mahzar Yıldırımhan arasında geçeceği söylenen yarışın galibi, yapılan anketlerlede gözlemleniyor. Ne var ki, her başkan adayı araştırma sonuçlarını kendine yoruyor ve “ben’im bu” diyebiliyor.
MHP’nin başkan adayı M. Yılmaz Odabaş, DYP’nin başkan adayı Avni Akkan ve diğerleri de biliyor sonucu ama bir kere “yoğurttan dönenin kaşığı kırılsın” adına mecburiyetten seçime asılıyor gibi çalışıyorlar. Siyasi partilerin başkan adaylarına şöyle bir bakın bakalım bunların geçmişteki siyasi partileri hangileriydi? Şimdi neredeler? Avni Akkan mesela.. kimler var yanında Ali kemal başaran, Eyüp Aşık. Yani ANAP’ın ANAP olduğu günlerdeki milletvekilleri. Şimdi de DYP için çalışıyorlar ve Trabzonlu kalkıp, onların kara gözü ve kaşı hatırına Avni Akkan’ı belediye başkanı mı seçecek?
Söyler misiniz kim kalkıp, önünde 4 yıllık iktidarı sürecek tek başına iktidar olan partiye değil de muhalefette bile etkili olamayan, kendini ifadeden yoksun bir muhalefet partisine oy verecek? Kim verecek, elbette il genel meclisi ve belediye meclisi için adaylıkları bulunan partililer ve onların yakınları, onların dışındaki vatandaş ne yapacak? Bunu sıradan vatandaş biliyor ama sözde siyasetçilere anlatamıyor. Vatandaş şimdilik susuyor ve başkan adaylarını dinliyormuş gibi gözüküyor aslında o kararını çoktandır vermiş bile.
Sonucu belli seçim bu yerel seçimler. Türkiye de vatandaş, eskisi gibi düşünmüyor. Dünyayı yakından izliyor. ABD’yi, İngiltere’yi, Yunanistan’ı, Fransa’yı görüyor. O ülkelerde başa güreşen iki partiye yüz veriyor. Marjinal partilere pirim vermiyor. Bizde seçim sistemi değişmeden bu olgunluğa erişildi, yasalarımız vatandaşın gerisinde kaldı. Artık bundan sonra Türkiye, eskiden olduğu gibi koalisyonlu iktidarlar yerine alternatifli tek partili hükümetler istiyor. Ayrıca hükümetle uyumlu belediyeler tabiki.
Rahmetli Turgut Özal’ın 1989’da dile getirdiği iki buçuk partili döneme şimdi geldik. Belki seçim sisteminde yapılacak değişiklikle yüzde onluk baraj, yüzde beş’e indirilecek ve iki turlu seçimle yarı başkanlık sistemine geçmiş olacağız. Yani halkın 3 Kasım 2002 seçimlerinde yaptığını TBMM, yasal hale getirecek. Türkiye’nin hızla derlenip toparlanması ve kalkınması da bu şekilde mümkündür.
Elbette seçime giren tüm partilerin başkan adayları “ben kazanacağım” diyecek ama sonuçta Trabzon belediye başkanı tek bir siyasi partinin olacak. O da tek başına iktidar olan partinin başkan adayıdır. Bunu bulanık suda balık avlamak gibi görmenin bir anlamı var mı?
Kalın sağlıcakla. 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.