Kimse saf ayağına yatmasın!

 M. Kemal AYÇİÇEK – 17 Ekim 2014  


Kobani bahane edildi bir anda sokaklar karıştı. Hiç yoktan yere 37 can kaybı yaşandı. Aynı sürede savaş içindeki bölgelerde de insanlar öldürüldü. İnsan hayatına saygısı olmayan aslında kendi yaşam haklarına da saygısı olmayan tipler, koskoca ülkeyi kargaşaya sürüklemekte bir beis görmediler! Varsa yoksa sadece kendi fikirlerine yakın insanların canlarını can saydılar! Kimdi bunlar, marjinal Kürtler!

Türkiye, 1980 darbesi öncesi Anarşi denilen vahşeti, marjinaller yüzünden yaşadı! Dünya’nın geldiği bugün ki çağda artık o eski Türkiye tablolarının çok gerilerde kaldığını göremeyenlerin gelecekle ilgili tüm ütopyaları da sadece hayalden öte gidemez! Birileri sanki bu ülkede ya da Kürtlerin var olduğu tüm coğrafyalardaki tüm Kürtleri, aynı çuvala koymuş, o çuvalı da sırtına almış ve yol alıyor rüyasından uyanmalıdır! Hiç kimse saf ayağına yatmasın! Bu ülkenin dününü yaşayan bugünün çocuklarının babalarıdır, dedeleridir, anneleridir, nineleridir! Bizler, bugünün içeride ve dışarıda o geçmişte yaşayan atalarımızdan çok daha bol ve rahat imkanlarla bugünleri yaşıyoruz. Bu toplum, bu ülkenin dününde yaşananları hemen unutup, üzerine sünger çekecek insanlardan müteşekkil değildir! 

Bu toplumda dün yaşanan tüm olayları  bugünler bizler çok daha yakından yeni yeni anlayabiliyoruz. Mantığımızın kabullenemediği karanlıklarda kalmış nice olaylar, şimdilerde daha net anlaşılabiliyor. Kaldı ki dünün kötülüklerini bu ülkede yapan zihniyetler, henüz tam olarak da bertaraf edilememişken, kalkıp fırsatlardan nemalanma gibi hayasızlıklara itibar edilmemesi gerekir. Bu ülkede “Terör belası” binlerce insanın canına mal oldu. İster öteden ister beriden her ölen insan, bu ülkeden eksildi. Bir insanı daha iyi yaşasın diye milyarlarca lira para harcayan Devlet, Cihan padişahı Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihan da bir nefes sıhhat gibi...” düsturuna sahipken, bu ülkede artık kan ve gözyaşlarının dinmesi için yol alırken, bu ülkenin aklı selim insanlarının bu çaba ve gayrete destek olması gerekir.

Devlet, bu ülke insanlarına geçen asrın başlarında yaşatılmış zulümleri tanımış Yeni Türkiye’dir. Eski Türkiye özlemlerinin, eski Türkiye alışkanlıklarının tüm kesimlerce terkedilmesi gerektiği günlerdeyiz. Türkiye’de Ana Muhalefet başta olmak üzere tüm Muhalefet Partilerinin, 12 yıllık iktidarı dönemin de AK Parti gibi başarılı olamayışının temelinde eski Türkiye anlayışından kurtulamamış olmalarının rolü vardır. Türkiye’deki mevcut iktidar, Devlet aklının önüne geçmiş halkın aklını önemsediği ve dikkate aldığı için iktidarını aralıksız sürdürebilmektedir! Onca engellemeye rağmen hala bu ülke de istikrarlı bir şekilde AK Parti iktidarı sürüyorsa bu sadece halkın duygu ve düşüncesine duyduğu saygının gereğini yapmasından başka bir şey değildir! Halkın sağduyusuna saygı gösteren iktidar partisi AK Parti gibi diğer siyasi partiler de halkın ne dediğine kulak verirse bu ülkede iktidara alternatif olabilir! 

Şimdi iki yıla yaklaşan “çözüm süreci” ile atılmış çok büyük adımlardan geri dönülmesi düşünülemez. Yeni Türkiye’den eski Türkiye refleksleri beklenmesin! Yeni Türkiye’ye eski Türkiye’nin gözleri ile de bakılmasın artık, kimsenin kimseyi aldatacak, oyuna getirecek, birinin üzerinden menfaat ya da çıkar devşirecek planı olmaz, olamaz. Hem Yeni Türkiye’nin ve hem de Yeni Türkiye’ye inanmış, sadece bizim ülkemiz de de değil tüm Kürt Coğrafyasındaki etnik kökenine de bakmaksızın tüm halklar, kendilerine inandıkları gibi bu sürece inanmalıdırlar! Bu ülke de barış ve huzura susayan sadece Beyaz Kürtler yok! Bu ülkenin siyahı, beyazı konuşulmazken, Lazı, Türkü, Kürdü, Çerkezi, gürcüsü, abhazı, çeçeni, romanı ve  yine sadece bu vatan topraklarında da değil, Yemen’de, Kore’de, Viyana’da sırt sırta vererek, tüm Dünya’ya yön veren asil halkların ecdatlarının torunları var, nesilleri var. Bu ülkenin kardeşliğe, bu ülkenin sevgiye, bu ülkenin suyu yatağında akıtacak inanç birliğine ihtiyacı var! Bunların da vakti gelmiştir artık, bu ülkenin her evladı, bu ülkenin asil evladı olarak nesiller boyu hür ve özgür yaşayacağı günlerdeyiz. Hiç kimsenin bu ahengi bozmaya çalışan odaklara alet olmaması gerekir.
Çözüm süreci için tüm yurdu tarayan, Akil insanların yeniden bir araya geliyor olmaları, bu ülkenin dünden çok bugünler de cesaret, sabır ve güvenin tazelenmesi için önemlidir. Aslın da bugünler de Kürtlerden daha çok marjinal Türklerin kaygıları daha fazladır. Tüm bu yapılanlar, Türk ve Kürt marjinallerinin de elbette duygu ve düşüncelerine saygılı olarak, bu ülkenin yarınlarının daha iyi olması ve gelecek kuşaklara barış ve huzur içinde yaşanacak bir ülke bırakma sevdasının bayrak yarışıdır. Bunu samimi duygu, düşünce ve inancım olarak dile getiriyorum. Biliyorum, yine “sen ne anlarsın?” diyecekler olacak, varsın olsunlar! Onlar, her zaman bunu tekrarladılar ama bu fakirin fikirlerini zamanla anlarlar! “Bu ülke de güzel şeyler olacak” buna bende yürekten inanıyorum, tüm sabote eylemlerine rağmen! Kalın sağlıcakla.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.