Kır kahvesindeki gündem

M. Kemal AYÇİÇEK – 25 Nisan 2011 
Çaylarımızı yudumlarken bir kır kahvesinde, masada oturan orta yaşlı olanı, “Domuz, patates tarlalarına dadanmış, zarar veriyor. Hele yaz mevsiminde, fındıkları yatırıp, yiyor ki sormayın. Mecbur, gizli gizlide olsa domuz avına çıkıyoruz. Vurduğumuz yerde de bırakıyoruz.”diyor. Diğer tarafta oturan yaşlıca olanı da, “denizde bile domuzu öldürene ceza veriliyor, sen karada mı avlıyorsun, bari anlatma, yerin kulağı vardır” eklemesini yapıyor. Bu arada, ayakta masaya takılan  birisi bana , göz kırpıyor, “ne haber Turgay?” diyor sonra..Gülüyorum sadece, ses çıkarmıyorum. Cevapta vermiyorum. Gelen gidenler var, sigara içenler dışarıdaki masalarda oturuyoruz..
Masada oturan ama adını bilmediğim o orta yaşlı olan, bana “Turgay” diyene, “o turgay değil ki, bende benzettim ilk başta ama o değil” diyor. “Turgay” sanan, biraz mahcup bir edayla uzaklaşıyor masadan..çaylarımızı içerken, sağımda oturan bir tabaka çıkarıyor cebinden, sarma tütünden sigarasını yapıyor, odun ağızlığına takıyor ve yakıyor. “Kahvelerdeki Sigara yasağını bende beğeniyorum. 58 yaşındayım, 8 yaşından beri sigara içiyorum, biz tütün ekerdik, o zaman başlamıştım”..o arada, nüfus kayıtları ile ana yaşları arasındaki uyumsuzluktan söz ediyorlar, kardeşinin kendinden bir yaş küçük olduğunu ama nüfusta 4 yaş farklı olduklarını, bir diğeri de kız kardeşinin nüfusta ablası göründüğünden bahsediyor.
Ben masada sadece dinliyorum, insanlar tanımadıkları bir insana ne anlatır diye bekliyorum, çayımı içip, onları dinlediğimi belli edince de onlar anlatıyorlar. Hemen karşımda oturan bir ara cep telefonundan Ali’yi arıyor, onunla konuşurken, avda kaçırdıkları domuzu, gıranı (tepe) aşarken gördüğünü, o sırada Mehmet’lerin köpeğinin Domuzun peşine koşarken,  onu çağırdığını ve onca yolu yayan geldiklerini, köpeği de köprü ayağına bağladığını söylüyor. “alsınlar onu oradan” diyor.  Başka birileri geliyor, onlarda da taze haber var, bir Doğan’ın  mahallenin en fazla yumurtlayan tavuğunu bir anda pirzolaya çevirdiğini, kendisinin müdahale etmesine karşın başarılı olamadığını söyleyince hep birlikte üzülüyorlar. Her gün yumurtlayan bu köy tavuğundan haberi var demek, baya bir meşhurmuş bunu anlıyorum.
Laf lafı açıyor derken tabi ki gündem Seçimlere geliyor. O yaşlı olan, 80 ihtilalinden önce MHP’lilerin yoğunlukta olduğu mahallenin çeşmesine “CHP” yazdırdığından söze giriyor, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı seçim beyannamesinden mutluluk duyduğunu ifade ediyor ama ardından da, “  söylediklerinin üçte birini yapar ancak, ona da iktidar olması lazım, o da olmaz zaten”..Ardından AK Parti’nin tüm Türkiye’de olduğu gibi burada da önde olduğunu, Trabzon’da AK Parti’nin 4, CHP’den  Volkan Canalioğlu’nun, MHP’den de Koray Aydın’ın TBMM’ye gidebileceğini umduğunu dile getiriyor.. 
Tabi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul için “çılgın projesi”nden, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Samsun mitinginden, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin İzmir aday tanıtım toplantısından haberdar oluyoruz. Televizyon açık içerde. Biz çardak altındayız, dışarıda. Hava yağıyor zaman zaman, sis var uzaklarda..o sıra bizim Eminbey de katılıyor aramıza. O da oradan geçen biri gibi uğramış oluyor.dinliyor önce, çok konuşan o yaşlı adamın konuşmalarına zaman zaman başıyla onaylar verir gibi oluyor. Trabzon için aklındaki Milletvekili dağılımını o da açıklama gereği duyuyor, “5 AK Parti, 1 de CHP alır, Trabzon 5-1 olur kanımca” diyor. Yan masadan sert bakışlar çevriliyor, “Neden Koray Aydın denmiyor” diye sanırım. 
Eminbey, İstanbul’daki “Çılgın proje” diye nitelenen olaydan anladığını da aktarıyor bu sırada., “zaten Karadeniz’i baştan başa çevreleyen bizim Karadeniz sahil yolu yok mu, o yolun devamında zaten İstanbul boğazına üçüncü köprü yapılacak. O üçüncü köprünün geçeceği yerde de her iki yaka da birer kent kurulacak. Yani Marmaralı İstanbul’un şimdi de Karadenizli İstanbul’u olacak.Eğer buysa, Bunun neresi çılgın projedir?. Bize bir faydası  yok. Ama Karadeniz sahil yolunun tüm Karadeniz’i çevreleyen ülkelerden geçiyor olması, bir de bu ülkelerden vizeler kaldırılırsa o zaman Karadeniz ülkeleri, birbirleri ile daha içli dışlı olacak. Bize faydası o zaman  olur”.. 
Çaylarımız tazeleniyor yeniden..Yaşlı olan tabakasını tekrar çıkarıyor, yakıyor bir sigara daha, “sigara içenlerin hem cildi, hem saçları erken ağarıyor, bunu söylüyor uzmanlar ama ne fayda, bizden geçti artık. Sigara içmeyen iki kardeşim var, onlar hala domuz gibi duruyorlar mesela” diyor, masadakiler gülme krizine giriyor. Kalın sağlıcakla..

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.