Millet Yola devam dedi!

M.Kemal AYÇİÇEK - 24 Temmuz 2007 Salı 
Ve seçimler sonuçlandı. Aklar, karalar her şey ortaya çıktı. Şimdi herkesin verdiği oyun ne anlama geldiğini sorgulamasına sıra geldi. İster CHP’ye, İster MHP’ye veya İster Ak Parti’ye veya Bağımsızlara veya diğer baraj altı partilere oy vermiş olun ama bunu sorgulayın, şimdi bunun zamanıdır. Öyle “oy verdim, benim işim bitti” vehametine kapılmadan hem de verdiğiniz oyun bu ülke için ne anlama geldiğini düşünün bakalım! Tabi isteyen düşenmeye de bilir!
AK Parti Genel başkanı ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın seçim sloganıydı “Yola devam”, ve Demokrasi kültürü yüksek olayları analizi mükemmel olan milletimiz de bu slogana yolu açık tuttu ve o da Başbakana “hadi yürü, yol senin” dedi. Seçim sonuçları, bunu ortaya koydu. İktidara “yürü” diyen bu aziz millet, müzmin Ana muhalefet  CHP’ye de, “senden tek başına iktidar falan olmaz  hatta senden tek başına muhalefet bile olmaz, yanına MHP’yi de verelim de siz bu Hükümeti iyiden iyiye çalıştırın ve bu ülkeye hizmet üretsinler, yan gelip yatmasınlar” mesajı verdi.
Şimdi o yazıp çizenler, uluorta atıp tuttukları söylemleriyle güya halkı bir yerlere yönlendirme çabasında olanlar, gazetelerinde ve ya internet sitelerinde siyasi partilerin reklamlarını yayınlayıp maddenin uşaklığını yapanlar, sözüm ona bir dizi tahmin neticeleri veren köşe ağaları, ağababalarının aldığı oylarla hicap duydular mı dersiniz?
Demokrat parti lideri Mehmet Ağar, daha sandıkların açılımı tamamlanmadan medeni insanların yapmaları gerekeni yapıp istifasını verdi. Millet, Mehmet Ağar’ı  meydanlarda dinledi, ama sandıkta barajı aşacak kadar oy da vermedi. O da bunun  gereğini yaptı. Şimdi aynı şeyi bu gazeteci diye geçinen ve de yazdıkları, çizdikleri ile sonuç arasında hiç de bağ ve bağlam kurulamayanlar da o medeni insanlar gibi davranabilecek mi?
Sadece kalemleriyle değil ama bulundukları makamları mevkileri kendi kısır düşüncelerine alet edenler de medeni insanlar gibi davranabilecekler mi? Elbette hayır, çünkü onlar sadece sözde medenidirler, hatta sözde “insan”dırlar, söz de demokrattırlar, özde zaten olamazlar!
Siyasi partilerin kapısında birer dilenciden farksız olarak bekleyen ve sadece günü kurtarma adına sayfa dolduran, bembeyaz sayfalara mürekkep yerine toptancılarından aldıkları teneke yağları dolduranların tarafsız ve de objektif yayınlar yapması beklenemezdi, onlar da onu yaptılar ama ya millet, millet neyin nasıl yazıldığının farkındaydı ki, tüm yapılanların aksine gidip sandıkta irade beyanında bulundu. Millet, sadece siyasi partileri değil aynı zaman da o ideolojik pencerelerinden yazıp çizenleri de tasfiye etti ama nerde o demokrasi bilinci?
İşin yazanlar çizenler tarafı bir yana Türkiye’de olması gerekenler,  altı ay öncesinden askıya alınan hizmetler, aynen devam etmek üzere 60. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin de Ak Partisi kuracak. Öncelikle yarıda kalan Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak ve Türkiye’de tabir yerindeyse havanda su döven zihniyetin değil, oylarıyla duruma el koyan Milletin istediği istikamette bir cumhurbaşkanı seçilecek. 
Daha önce yani Ocak ayında yazmıştım, Abdullah Gül, benim gönlümün Cumhurbaşkanı adayı değil,  Türkiye’nin Dünya’daki konumu gereği, konjoktürel anlam da Türkiye için hayırlı olacak bir isim olduğu için onu yazdım. Ha bir takım kaygılar haksız mıydı, hayır elbette o kaygılara bende hak veriyorum ama o kaygıların havandaki su olduğuna inananlardanım. Türkiye, Dünya’da olması gereken yerde değildir. Evet cumhurbaşkanı Devletin başıdır ama o sadece temsil makamı gibi Ankara’da kalmamalıdır. Yine tekrarlıyorum, bu ülkede ihtilal yapmış eski Cumhurbaşkanımız Kenan Evren kadar ülkeyi adım adım gezebilen, halkla daha içli dışlı olabilen bir kimlikli Cumhurbaşkanımız olmalıdır. Sivil Cumhurbaşkanı, baş tacıdır.
Velhasılı kelam, 22 Temmuz 2007 seçimleriyle Milletimiz, iktidar partisine “icraatlarına devam et”, muhalefete de “adam gibi muhalefet yapın” diyerek, yeterli muhalefeti yapamayan CHP’nin yanına MHP’yi de koşmuştur. Bağımsız Milletvekilleriyle de Demokrasi gereği TBMM’ye daha farklı seslerin taşınması sağlandı.
Seçilen tüm Milletvekilleri, birey olarak her birimizin milletvekilidir ve her biri de saygıdeğerlerdir. Türkiye’nin aydınlık yarınlara ulaşmasına katkı sunacak değerlerimizdir. Bu seçim, Türkiye’nin Demokrasi sınavından başarıyla çıkmasının da göstergesidir. Seçim sonuçlarının ülkemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Kalın sağlıcakla.
Not : Bu yazım aynı zamanda www.kuzeyhaber.com , www.hizmetgazete.com ve Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmaktadır.(mka)
 
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.