Muhalefetin neyini yazacaksın?

 M. Kemal AYÇİÇEK  - 12 Mayıs 2014  

 

Yazılarımın sevgili okurlarından aldığım eleştiriler var, “sen açık seçik iktidar yanlısı yazılar yazıyorsun?”, “Bizi enayi yerine mi koyuyorsun?”, “Hep başbakanı övüyorsun”, “ Sen müzmin bir AK Partilisin”, “Başbakanın aleyhinde neden yazmıyorsun?” vs. gibi. Ben de eleştirileri ciddiye alıp, muhalefete bakıyorum, izliyorum, izliyorum ama yazacak gerçekten bir güzellik bulamıyorum! AK Parti, sadece 12 yıllık bir iktidar partisi değil de sanki Ana muhalefet partisi gibi, seçime giriyor, halk destek veriyor ama ipin ucunu bırakıp, “Biz başarılıyız, hadi bir tatil yapalım” demiyorlar. Arı gibi, toplantı üstüne toplantı yapıp, kendilerini güncelliyor ve ister istemez de adından söz ettiriyorlar. Muhalefet Partilerinin bu ülke de güncellenme sorunu var, gündeme yetişecek dinamikleri yok!

 

Yerel seçimlerin ardından bir bakın tüm partilerin programlarına bakalım ne yapmışlar? Yaptıkları toplantıların ardından Yerel seçimlerdeki oy oranlarını bize “Başarılıyız” diye vermediler mi? Aldıkları oy oranları ile ne kadar da başarılı bir siyaset izlediklerini anlatmadılar mı? CHP, MHP ve diğer muhalefet partileri sözcülerinin “Yerel seçimlerde aldığımız oy oranı, iyi çalışmadığımızı, daha çok eksiklerimiz bulunduğunu, bundan sonra geceli gündüzlü çalışmamız gerektiğini anladık” diyebilen oldu mu? CHP ve MHP başta olmak üzere, partilerinin özeleştirilerini kendileri, kendi içlerinde yüksek sesle tartışabildiler mi? Millete hizmet etmek için siyaset yapıp, bu ülke de bir gün olsun gündem belirleyebildiler mi? Yazılarımı yanlı ve taraf gibi gören tüm sevgili okurlarım, bu sorularıma ne cevap verebilirler acaba?

 

Kurulmuş bir düzenin parçaları olarak, adeta “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığı ile bu ülke de muhalefet yapılabilir mi?  Sokak hareketlerine el altından gizli destekler vererek, ‘çapulcu’ diye nitelenen tiplerden nemalanma adına bu ülke de muhalefet yapılabilir mi?  AK Parti, seçimlerin ardından Belediye Başkanlarından tutun parti başkanlarına,  Milletvekillerinden tutun parti müşahitlerine kadar her gün toplantılar yapıyor.   Peki ya muhalefet? Muhalefet partileri ne yapıyor? sanki muhalefet değil de iktidarmış gibi bir rahatlık ve rehavet içinde değiller mi sizce? Muhalefet Partileri’nin Türkiye’deki gelişmelerin hızına ayak uydurması lazım. Türkiye’deki değişimin hızına ayak uydurmakla da kalmayıp, Türkiye’nin önünü açacak siyasete öncülük etmeleri lazım. Demokrasi açığı ve eksiği varsa buna öncülüğü muhalefet partilerinin yapması lazım. Birisi bedelli askerlik lafı atıyor ortaya, sırf bedelli askerlikten yararlanacak insanlara şirin görünmek için muhalefet yapılır mı artık, hangi devirdeyiz, bunu idrak edemiyor mu hala Muhalefet partileri?

 

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’in, “Tüm Türkiye’yi kucaklayacak Cumhurbaşkanı adayı olacak” diyerek, güya herkesin içine sindirebileceği adaydan kastettiği aday Metin Fevzioğlu olmasın? Sırf adında Türkiye Barolar Birliği var diye, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için muhalefetin çıkaracağı aday olayım diye mi acaba Danıştay'ın 146. kuruluş yıldönümü törenin de iktidara kin kustu Metin Feyzioğlu? Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Fevzioğlu, dedesi Turhan Feyzioğlu’nu rol model alması doğal sayılabilir belki, yaptığı çirkin konuşma ile de dedesini aratmadı. Hem şu “Türkiye Barolar Birliği”, “Türkiye Tabipler Birliği”, Türkiye bilmem ne birliği gibi Türkiye’yi sahiplenmiş odalar, modalar ya da localardan gelerek Türkiye Cumhurbaşkanlığı gibi bir makam için kim getirilirse getirilsin artık bu ülkenin insanlarının gözünde prim yapmaz! CHP, adının önünde sırf “Türkiye” var diye, bir yerlerden bir aday düşünüyorsa bence bundan vazgeçsin! Türkiye’nin kucaklayabileceği aday, halkı aldatmamış, siyasette dürüst davranmış insanlardan olur. Halk, herkesi iyi tanıyor ama Halk için siyaset yaptığını iddia edenler, ne yazık ki bu ülke de hala halkı anlamamakta direniyor!

 

Kısaca Muhalefetteki tüm partiler, bana Türkiye’yi AK Parti’den daha iyi geleceğe hazırlayabileceği inancını vermiyor. Atmışın üzerinde siyasi parti var bu ülke de ve hepsi de birbirinin benzeri zaten! Halkın nabzını tutan birkaç parti de işte günümüz de sözünü ettiğimiz partiler. Halkın yapacağı bir Cumhurbaşkanlığı seçimi için hala bu ülkenin Muhalefet partilerinin sözcüleri, “Ondan cumhurbaşkanı olmaz”, “Onu Cumhurbaşkanı seçtirmeyiz” gibi, ilkokul çocuklarının bile sınıf başkanlığı seçimleri için söyleyemeyeceği ifadelerle bu ülke de muhalefet yapıyorlarsa ben muhalefetin nesini yazayım?  Bana güven vermeyen,  bir ufuk çizmeyen Muhalefet Partilerini sırf okurlarımın gönlünü okşayayım diye methiyeler nasıl dizeyim? Haksız mıyım beni sırf yanlı ve taraflı biri ve AK Partili diye eleştiren sevgili okurlarım?(Burada gülümsüyorum)

 

Şimdi Türkiye’de yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri, halkın ilk kez kendisinin sandık başına gidip oy kullanacağı bir cumhurbaşkanlığı seçimi. Hal böyle olunca yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi, bundan önceki Cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi algılanabilir mi? Halk oy verip birini seçiyorsa, bu bal gibi bir başkanlık seçimidir. Bakmayın bizim hala Cumhurbaşkanlığı seçimi diye kendimizi avutmamıza, Dünyanın neresinde halkın oy verip seçtiği insanlara Cumhurbaşkanı deniyor ki? Rusya, Amerika da ne deniyor seçilen insanlara? Halk seçeceği cumhurbaşkanı için ha Cumhurbaşkanı denmiş ha da Başkan veya yarı başkan denmiş ona mı bakıyor? Bakmaz, Türkiye’de halk seçer ve seçtiği insan da işini yapar. Ha nasıl yapar, onu da seçilen insanın karakteri gösterir. Bu iş bu kadar basit. Kalın sağlıcakla.

 

Not: Bu yazım aynı zaman da www.karadenizolay.com, www.kuzeyhaber.com ve www.Hizmetgazete.com da yayınlanmıştır.(mka)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.