Ne yani

 M. kemal AYÇİÇEK- 22 Ağustos 2011

 Olacak iş değil ama oluyor maalesef..Bombalar, hain tuzaklar, komplolar..Bir bakıyorsunuz Libya’ya, Suriye’ye, orada akan kanlara bir insan olarak üzülüyorsunuz, bu yetmiyor bir bakıyorsunuz Somali’de son 60 yılın en büyük kuraklığı sonucu aç,susuz, gıdasız kalmış milyonlarca insan, açlık ve gıdasızlıktan yaşamlarını kaybediyor, bir bakıyorsunuz ki kendi ülkeniz de, kendi insanlarınıza hain pusular kuruluyor ve ardı ardına şehit cenazeleri tüm illere yayılıyor, acının dinmesi umulurken, habire göz yaşı dökülüyor. Sonra kendinize soruyorsunuz, acaba var mıdır can kaybı olmaksızın bu kan ve gözyaşının dinmesi için bir çare diye..
Daha seçimlerin mürekkebi kurumadan yeni kurulmuş bir Hükümet işbaşına geçip, daha bakanlar koltuklarına oturmadan, daha TBMM’ye seçilen üyelerin tamamı yemin bile etmeden birileri, tıpkı Orta Doğu’da olduğu gibi ülkemizi de karıştırmak için düğmeye basıyor. O birileri, Irak, Libya, Suriye derken her halde neden “Türkiye’de Ateş yanmıyor”, “Neden Türkiye, süt liman olsun”,  “Neden Türkiye, Dünya’da bunca kriz varken hala büyüyor” , “Neden Türkiye, hızla büyüyor” ve “ Neden Türkiye’de huzur olsun ki” diye, hazımsızlıklarını gidermek için devreye giriyor ve tabi Bölücü Terör Örgütü’nü bir maşa gibi kullanarak, Türkiye’nin istikrar ve huzurunu bozmak için her türlü kirli oyunu sahneye koyuyor.  Tüm bunlar ortada yokmuş gibi, tüm komşu ülkeler huzur ve refah içindeymiş gibi oynanan oyunların farkında olmayan bir kısım insanlar, “operasyonlar dursun” diyerek, sınır bölgelerine veya bir çok kentte yürüyüş yapıyorlar.   Her hal de demek istedikleri, “Türkiye, Armut toplasın” öyle mi?
Somali’de açlıktan ölen insanlara, ülkesinin tüm insanlarını yardım için seferber etmiş bir anlayış, kalkıp da kendi ülkesinde, kendi insanına zulmedecek değil elbette. Ne olacak? Öyle ya, Yürüyüşler bu ülkede “Demokratik bir hak” değil mi? Evet, hak tabi ki ama, bu ülkenin istikrarını, gelişimini, kalkınmasını istemeyen, kirli emellerini, Dünya’da sömürgeci mantıkla bugünlere getiren hain ve içbirlikçi dış güçlerin oyunlarına alet olacak şekilde yapılacak hiçbir yürüyüş, hiçbir Demokratik ülke de “hak” olamaz. “operasyonlar dursun” diye yürüyen insanlara karşı, “operasyonlar sadece hava harekatı ile yetmez, karadan da gidelim, Kandil’i yerle bir edelim” diyen milyonlarca insan yok mu bu ülke de? Yani yapılan operasyonlar, birilerinin keyfi için mi yapılıyor? Durup dururken mi yapılıyor?, neden üç ay önce yapılmıyordu da şimdi yapılıyor? Yok mu bu operasyonların bir “hak”lı gerekçesi? Tamam, “operasyonlar dursun” ne kadar bir demokratik haksa yürüyüşler için, “operasyonlar devam etsin, hem de sadece havadan da değil karadan bile” diyen insanların yürüyüşleri de o derece hak’tır, öyle değil mi? Yani keser gibi, “hep bana, reb bana” mantığının var mı bir haklı gerekçesi?
“Savaş”ın sevilir bir yanı yoktur elbette, hiçbir düzgün insan, savaş istemez. Çatışma istemez, vurmak, kırmak istemez, hele bu Devlet’se, bunu asla yapmazda zaten fakat, sırf savaşlardan beslenen ve kana doymayan vampirler varken Dünya’da, seni de beni de kandırır ve  bu savaşın haklılığına inandırır öyle değil mi? Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün garantisi olan Askerimizin elbisesini giyerek, o ülkenin güvenlik güçlerine sırf birileri çekemiyor, kıskanıyor diye onların isteklerini yerine getirmek adına kurşun atacak, ardından da yapılan operasyonlara, “dursun” demek, ne kadar doğru bir taleptir öyle? Olacak iş mi? 
Bu ülke, Dünya’nın en güzel yeri ve bu güzellikleri bu ülke insanlarına çok görenler, bu ülke insanlarının kardeşliğinden, birliğinden, dirliğinden rahatsızlık duymuş hain odakların piyonu olmamak için tıpkı atalarımızın omuz omuza verip, kurtardıkları bu ülkeyi yine el ele, gönül gönüle ve sırt sırta vererek koruma ve kollama ve birlikte bu ülkenin güzelliğini paylaşarak yaşam varken ne diye huzur bozucu çirkinliklerin aleti olalım ki? Bunu hangi aklı başındaki insan ister? Hele içinde bulunduğumuz bir manevi iklimi yaşarken, kanın akmasına vampirlerin dışında hangi gönül razı olur, hangi yürek dayanır yaşanan acılara? Evet bu Mübarek Ramazan ayı aynı zaman da “sabrı” da emreder ama sabrın zorlanmasını ancak şeytan ister ve o şeytanın istek ve emellerine alet olanlar ancak, sabrı taşırır. Nitekim, taşmış sabrın sonunda yaşananlara da yine biz yaratılmış mahluklar üzülürüz. Kendi yaptıklarımıza, kızgınlık anında yapılmış hatalara yine bizler üzülürüz. Hiç kimsenin üzülmemesi için, o “operasyonlar dursun” için yürüyenlerde, “operasyonlar sürsün” diye yürüyenlerde hep birlikte üzülmemek için, ülkemizi ateşe vermek isteyen hainlere fırsat vermemek adına, el birliği ile  barışı ve kardeşliği geliştirmek, yaymak ve yaşatmanın mücadelesini vermemiz gerekmez mi?
Barış, evet zor olandır ama onu başaracağız. Dünya’da felaketlerden zevk alanlar olabilir ve vardır da ama onlara inat, biz onlardan olmayacak ve Dünya insanlığının örnek milleti olarak sadece kendi ülkemiz de değil sadece tüm Dünya’da barış ve huzuru tüm Dünya insanlığı için savunacağız. İnsanların dinleri dilleri ırkları ve renkleri farklı olabilir ama bizim o tüm Dünya renklerini kucaklayan bir dinimiz ve bir derin kültürümüz var. Belki Türkiye insanı kadar Dünya’da başka ülkelerde bizim insanımız kadar kendisini düşündüğü kadar kendisinden başkalarını da tıpkı kendisi gibi görebilen insanların var olduğu ülke ve kültür azdır. Bu bizim ceddimizden gelen bir asil kültürdür. Bizim dinimiz der  “komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” diye, bu sadece yemek içmek de de değil, insanca yaşamda da aynı mantığı kapsar çünkü. 
Ülkemizdeki barış ve kardeşliği biz kendimiz de yapamadıktan sonra bunu tüm Dünya’dan nasıl talep edeceğiz? Savaşı savunmuyorum ama bu ülkenin içine nifak tohumlarını atıp, başka başka ülkelerin insanlarının oluşturduğu bir hain bölücü terör örgütünün bile bile bu ülke üzerinde çeşitli emeller besleyen, hatta haritalar, planlar yapan dış odakların oyununa da seyirci mi kalınacak? Her türlü hainliğe karşı, Türkiye’de “operasyonlar dursun” demek, Türkiye Devleti’ne açıkça “Devlet, sen armut topla” demekten başka ne anlama gelir ki? Kalın sağlıcakla..

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.