Otopark Görevlileri İşçi Mi, Memur Mu?

 Bu belge bir zamandır elimde duruyor.

Yazmak bu güne kısmetmiş.

Biliyorsunuz Samsun Büyükşehir Belediyesi Samsun’da bir otopark garabeti başlattı.

Yasal olup olmadığı belli değil.

Bu garabetten atılan kazıklar aracı olan herkese saplanabiliyor.

Anlaşılacağı üzere bana da saplanmış durumda.

Bereket arka tarafımdan gelmedi atılan kazık.

Başıma gelen sizlerin de başına gelebileceği için anlatayım:

Otomobilimi Kemal Vehbi Gül Bulvarında park ettim.

Samsun UKOME’sinin lütufları doğrultusunda BASIN otolarına tanınan hak ile iki saatlik park sürem dolarken otomobilimi park ettiğim yerden aldım. Bir başka yere gittim ancak  müsait bir yer bulamayınca yaklaşık yarım saat sonra geldim ve aynı yerin boş olduğunu görünce oraya park ettim.

Bir saat kadar sonra geldiğimde pembe bir makbuz gördüm aracımda.

Makbuzda şöyle bir yazı vardı:

“…Plakalı aracınızla …. Tarihinde saat 16.36 da …. Üzerinde bulunan ücretli otopark alanına aracınızı parkederek kullandığınız süreye karşılık gelen otopark bedelini ödemeyerek, ücretli otopark alanını izinsiz işgal ettiğiniz tespit edilmiştir. İş bu tespit tutanağı, hakkınızda 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 38/1 maddesi hükümleri doğrultusunda cezai işlem (2014 yılı 91 tl) uygulanmak üzere mahallinde tarafımızca imza altına alınmıştır.”

Makbuzda iki isim iki de imza var.

Birisi Seçkin Fidan, diğeri A.Sakin Baş…

Bir de telefon numarası.

Telefon açtım. Adının Seçkin Fidan olduğunu söyleyen görevli geldi.

“Bu makbuzu siz mi koydunuz” diye sordum ve “cezai işlem uygulamak” gibi bir yetkilerinin olup olmadığını öğrenmek istedim.

“Ben belediyenin memuruyum ceza yazarım” cevabını alınca, park tutarı sekiz lirayı ödeyip makbuzu iptal ettirdim.

Bu işlem yapılırken görevli aracımın resmini çekiyordu. Ben de kendisinin resmini çekmek isteyince “Çekersen çek ne yapacaksın ki?” diye sordu.

Ben de o resmi burada sizlerle paylaşıyorum.

Ve de soruyorum:

Üzerinde kırmızı bir mont olan önünde firmasının adı arkasında da Samsun Büyükşehir’in adı bulunan bu kişi işçi mi memur mudur?

Bu kişi işçi ise hangi kurumun işçisidir?

Bu kişinin sigortası hangi kurum tarafından yatırılmaktadır?

Bu kişi sigortalı işçi değilse emekli sandığına tabi çalışıyorsa Belediyedeki görevi nedir?

Bu kişinin insanlara parasal ceza yazma yetkisi var mıdır, yok mudur?

Samsun’da tartışılabilir bir durumda olan bu park görevlilerinden kaç tane vardır ve eğer kendileri Belediyenin görevlisiyse Belediye bu kişiler için ne kadar ücret ödemektedir?

Eğer bu kişilerin ceza yazma yetkileri yoksa yapılan işlem yasaya aykırı değil midir?

Bu yazıda sorulan sorular benim tarafımdan muhataplarına (Büyükşehir Belediyesi ve firmaya) yazılmış bir dilekçe hüviyetindedir ve dilekçe kanununa göre değil Kabahatler Kanunu’na göre yazılmıştır ve cevabı da “15 gün değil, Kabahatler Kanunu uyarınca üç gün içinde” beklenmektedir.

 

SAMSUN’DAKİ KÖPEKLER

Eski Vilayet Binası yanından geçerken gördüğüm manzara karşısında hem sevindim hem de üzüldüm.

Senindim çünkü köpekleri seviyorum.

İyi dosttur kendileri.

İstediğiniz derdinizi açabilirsiniz kendilerine, gözlerinizin içine bakar ve dinlerler sizi.

Daha da önemlisi kendilerine açtığınız derdinizi ve sırrınızı kimseyle paylaşmazlar.

İşte bu nedenle seviyorum köpekleri…

Ancak güruh halinde gezdiklerinde özellikle bayanlar ve de çocuklar için korkutucu olabiliyorlar zaman zaman.

Hani bu kentte hayvanlar için barınma yerleri vardı?

Hani sahipsiz köpekler oradaydı?

Şehrin ortasına inmişler…

Bu nedenle de geçenlerde şimşirden bir sopa aldım, elimde gezerken görürseniz şaşırmayın.

Köpekler, saldırgan köpekler için aldım sopayı…

İnsanlara saldıran köpekler için.

Bir suç işler miyim?

Suç sayılır mı?

Köpekleri şehrin içine salanlar düşünsünler bana ne…

 

GÜNÜN FIKRASI

Bir bölgedeki insanlar, yöneticinin vergilerinden, zulmünden yılmışlar, padişaha bir şikâyet mektubu yazmışlar. Ancak daha mektup vilayet dışına çıkamadan, valinin eline geçmiş. Vali de bunun üzerine yöre halkının bütün önde gelenlerini yemeğe çağırmış ve onlara muhteşem bir ziyafet vermiş.

Yemek bitince, vali, uşaklarına sandığını getirmelerini emretmiş.

İnsanların meraklı bakışları arasında, valinin içi altın, mücevherle dolu sandığı açılmış. Vali başlamış konuşmaya:

Ey ahali, görüyorsunuz ki, bu sandığın dolmasına bir karış kaldı. Ne zaman ki bu sandık dolar, benden yana bir zulüm görmezsiniz. Ama yerime başka biri geçerse, o boş sandığı dolduracak, unutmayın!

 

GÜNÜN SÖZÜ

Özgür bir ülkede yaygara çok ıstırap az, baskı altındaki bir ülkede ise yakınma az, keder çoktur. Carnot

 

DUVAR YAZISI

Her aşk bitki isimleri ile başlar, hayvan isimleri ile biter...

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.