18 Ağustos 2017 Cuma

Bekaroğlu;“Kemal Gürüz beni sorguladı, ben de onu”

Has Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, Hülya Okur'a konuştu. İşte röportajdan bazı çarpıcı başlıklar: "Numan Kurtulmuş mahalle baskısı altında...Erdoğan, kimlikler üzerinden toplumu bölüyor...Milli Görüşün yeşili inşa ediliyor...Erdoğan, değişim dinamiğini kaybetti...Mücahitler müteahhit oldu...Refah partisi insanları kutuplaştırdı"

23 Temmuz 2012 Pazartesi 12:41
Bu haber 4402 kez okundu
Bekaroğlu;“Kemal Gürüz beni sorguladı, ben de onu”
 HÜLYA OKUR-HABERX

"O gökyüzünde yalnız gezen bir yıldız. O, saadetini hükümetlerin cebinde aramayan bir el. O, ideolojisinin satıhına çizik attırmayan bir yüz. O, yolunu değiştirmeyen bir yolcu. O, üflemekle sönmeyen bir gündüz. O çıldıran mahşerde Akif'in deyimiyle, ortada çarpan bir sine, yılmaz. Onu tanımak için biraz daha yaklaşın istedim, Mehmet Bekaroğlu sizlerle..."

“SİYASAL DÜŞÜNCELERLE, İLKOKUL 1.SINIFTA TANIŞTIM”

“MENDERES: DEMOKRAT GİYDİREN ADAM”

1954 Rize doğumlusunuz. Mehmet Bekaroğlu, kendi ruhunu kaç parçada oluşturdu? Bunlardan hangisi çocukluktan beri süregeliyor? 

Ben ruhsal bütünlüğü sağlamış bir insanım. Babam, mevsimlik işçi. Rize-Fındıklı ilçesinde, çarşıya 2km bir köyde doğduk, büyüdük, ortaokulu yürüyerek gittik geldik. Çocukluğumuzda yoksulluk mevcut. Daha sonra çok sıkıntılı süreçlerden geçerek mektep okuduk. Bulunduğumuz yerde lise yoktu. Ablam ve eniştem öğretmendiler, Ağrı Lisesinde lise okudum, dayımın yanına Kırıkkale’ye gittim. İlk defa siyasal düşüncelerle, ilkokul 1.sınıfta tanıştım. 5.sınıfta okuyan ağabeyler, -Astık, kestik gibi şeyler söylüyorlardı ama pek bir şey anlamıyordum, eve geldim büyükannem ağlıyordu. Babaannem, Allahuekber Dağında kalanlardan (Şevki ile Mehmet)kardeşlerine ağlardı. Ben onlar için ağlıyor sanıyordum ama sordum:”Yok bize demokrat giydiren adamı astılar, ona ağlıyorum” dedi. Bize demokrat giydiren adam: Menderes. Demokrat ise, lastik ayakkabı. Trabzon’da, lastik ayakkabı, ilk defa Demokrat Parti zamanında gelmiş ve o lastik ayakkabıya halk, ‘demokrat’ adını vermiş. Aslında yoksulluğun, sefaletin bitmesi anlamına geliyor çünkü insanlar ondan önce insanlar çıplak ayakla geziyorlar. Kancalı kurt, toraktan bulaşır ve çok ciddi kansızlık yapan hastalıklar özellikle çocuklarda çok yaygın. Demokrat parti ve lastik ayakkabı ile beraber, kancalı kurt illeti kalkıyor. Babaannem, demokrat giydiren adamın asılmasına ağlıyor. Oysaki babaannem hiç Demokrat Partiye oy vermemiş. Çünkü dedem, bir askerlik probleminden dolayı CHP tarafından affedilmiş. O sebeple ölene kadar CHP’ye oy vermiş. Sert bir adamdı, sadece çoluk çocuğuna değil, bütün akrabaya rey verdiren bir adamdı. Sadece büyük bir amcamız, Demokrat Partiye oy vermiş, onu da aileden silmiş. 

“BABAANNEMİ ZENGİNLİK OLARAK GÖRÜYORUM”

O zaman en büyük zenginliğiniz nedir sorusunun cevabı, babaanneniz….1978 yılından bu yana hekimlik, insan hakları savunuculuğu, üniversite öğretim üyeliği ve bir dönem de milletvekilliği yaptınız. Mal varlığınızı beyan ederken, ailede tüccar ve üzerinize kayıtlı mal olmayışını başarısız bir adam olarak yorumlayanların çıkabileceğini belirtmiştiniz. Sizin asıl, en büyük zenginliğiniz nedir? 

Babaannemden biraz daha söz edeyim. Fatma ama Lazca, Fante derlerdi, babaanneme. Babaannem, dayısı ile 1917 öncesi Rus işgalinde seferberliğe, Samsun’a gitmiş, orada 5-6 sene kaldıktan sonra dönmüşler, ailelerin çoğu ölüyor, kendisi dönüyor, Türkçe biliyor bu sebepten dolayı. Büyüklerle Lazca konuşur, çocuklarca, hayvanlarla Türkçe konuşurdu. O bizi büyüttü, kardeşim 3 yaşına gelene kadar ben, babaannemin yatağına yattım.  Babaannemi bir zenginlik olarak görüyorum. Bir sürü değerleri ondan aldığımı görüyorum. Çok fedakâr bir insandı, kocası öldürülmüş, ondan sonra bir süre dul kalmış, sonra dedemle evlenmiş, kardeşlerine yaptığı ağıtlar çok anlamlıydı, ondan çok şey öğrendim. Siyasetle resmen tanışmam Kırıkkale lisesinde okurken oldu. Beşir Atalay ve Sayıştay üyesi Ahmet Arıca lisede zeki çocuklardan duyduklarını anlatıyorlardı. O sebeple biz tanıştı. ilk okumalarım ise, Necip Fazıl’ın, Büyükdoğu Dergileridir. 68’de Erbakan Hocanın, Ankara büyük sinemada, Nizam Partisinin kurulması amacıyla yaptığı, Necip Fazıl Kısakürek’in konuşmacı olduğu, Mustafa Yazgan’ın takdimci olduğu bir toplantı vardı, onu lise öğrencisi olarak izledim. 

“7 ÇOCUĞUMA BAKABİLMEK İÇİN HALA DOKTORLUK YAPIYORUM”

Fedakarlık dediniz de…Nuray Mert, “Zamanında fakir hastalardan para almak bir yana, harçlık verip gönderdiği için mesleğini icra edemeyen bir psikiyatri profesörü!” demiş sizin için.

Ben mesleğimi icra ettim. Çok da güzel ettim. İnsanlarla ilgili benim için tecrübe oldu. Bir müessesede çalıştık, para almak gibi bir derdimiz yoktu, 3 sene de Artvin’de, sağlık ocağı tecrübem var. Mesleğimi seve seve doya doya yaptım ve hala yapıyorum. Şu anda bir hastanede, haftanın üç günü hasta bakıyorum. Hem bütçem için gerekli. Milletvekili emekli maaşıyla, İstanbul’da yaşamak zordur, benim kalabalık bir ailem var, 7 çocuğum var, dolayısıyla bütçeme katkı sağlıyor, hem de hastalarla ilişkilerim devam ediyor. 

“KEMAL GÜRÜZ BENİ SORGULADI, BEN DE ONU”

Hakkınızda soruşturma başlatan YÖK’te daha sonra Komisyon üyeliği yaptınız. Üniversitede, Psikiyatri bölümünün öğretim üyeliğinin yanında, mesafe aldığınız bir mevzu var mı? Mesela başörtülülerin artması konusunda bir etkiniz oldu mu?

Başörtülülerin artması için bir eylememiz olmadı. Tabi belli bir siyasi görüşü olan, bu çerçevede çalışan, okuyan, yazan, sempozyumlar düzenleyen bir insandım, Trabzon’da ayrıca kültürel çalışmalar yapan bir yerimiz mevcuttu, hayır işleri yapan organizasyonlarımız vardı. Aktif bir şekilde Trabzon’da çalıştık. Kemal Gürüz bizim rektörümüzdü. Onunla çok olaylarımız oldu. YÖK Başkanı olduktan sonra Atatürk’e hakaret etmekten, üniversiteyi örgütlemekten, baş örtülülere davranış şekillerinden soruşturma başlattı ve komisyon bizi sorguladı, suç duyurusunda bulundular, yargılandık, sonra berat ettik. Üniversiteden sonra milletvekili seçildim ve YÖK Araştırma Komisyonu kuruldu, biz de Kemal Gürüz’ü sorguladık. O bizi sorguladı, biz de onu, mecliste, millet adına sorguladık...Ropörtajın tamamını okumak için lutfen

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Karadeniz denince aklınıza gelen yer neresidir?

    EN ÇOK OKUNANLAR

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SAYFALAR

    e-gazete

    ARŞİV