Rumlara gülüyorum

 
Gülüyorum gerçekten. Yıllardan beri nasıl kurnazlık yapıp tüm dünyaya “uzlaşmayan Türklerdir” diye yutturdular. Hem de 30 yıldan beri. Ne oldu şimdi? Yalancının mumuna döndüler, dünya karşısında öyle değil mi?
“OXİ” diyorlar, peki neye? Türklerle birlikte yaşamaya HAYIR! Öyle değimli dir bu “hayır”ın anlamı nedir? Kıbrıs’ta 24 Nisan’daki referandum için kuzey ve güney Kıbrıs’ta her iki tarafında “evet” demesi Anan planını geçerli kılacak, aksi bir sonuç her iki taraf açısından da çözümsüzlük anlamı taşıyacak ama Türk tarafı “evet” ve Rum tarafı “hayır” derse o zaman Türk tarafı üzerindeki olumsuz bakış açısı olumluya dönecek. Yani Dünya yıllardır Türk tarafının sırtındaki “uzlaşmaz” taraflıktan kurtulup, “uzlaşan” taraf haline gelirken, Rum’lar 30 yıllık kandırıkçılıklarının bedelini “uzlaşmayan” kesim olarak tescil etmiş olacak. Bu sonuç bile Türkiye için tüm dünya ülkeleri karşısında negatiften pozitife geçiş notu olarak kaydedilecek.
Rum’lar neden “hayır” diyorlarmış, hala Türk askerinden korktukları için! Bakar mısınız mazerete! Oysa Türk askeri, Anan planına karşı tepki göstermedi ki, aksine çözümden yana mantıklı ve makul bir yaklaşımda bulundu.Ama bunu Rumlara duyuramadı. Neden? Rumlar, Dünya’ya kapalı bir toplummuş meğer! Evet, orada yani Rum kesiminde halk, hala Anan planının ne olduğunu bilmiyor ve Rum politikacılarda işin bu yönünü halklarına bizde olduğu gibi rahatça anlatmıyorlar. Kendi toplumlarına sansür uyguluyorlar. Bizdeki gibi orada TV’ler özgür yayın yapamıyor ve radyolarda her önüne gelen konuşamıyor ve konuşturulmuyor. Bunu CNN TÜRK’te Mehmet Ali Brand’ın Kıbrıs Üniversitesi’nden yaptığı canlı yanında açıkça gördük.Rum Öğrenciler, dut yemiş bülbül gibiydiler. Konuşmaktan çekiniyor ve hatta mikrofon almakta bile tedirginliklerini belli ediyorlardı.
Rumlar, AB toplumu oluyorlar ama çok da rahat bir Demokrasi kültürü ile değil de meğer Türk korkusuyla oraya enjekte oluyorlarmış havasını veriyorlar. Yani, Türkiye korkusuyla AB’a sığınıyorlar! Türkleri, geçmişte çok iyi analiz etmişler ve bu kaygı ve korkularını ben rahatlıkla ve saygıyla anlayabiliyorum! Burada hakları da yok değil hani!
Rum bir Üniversite öğrencisi, Brand’a “siz Kürtlere kendi dillerinde öğrenim hakkı veriyor musunuz ki?” diye soruyor ve olumlu cevap alınca da “şaşırdım” diye cevap veriyor. Konuyla alakasız bir olay gibi gözükse de Rum kesiminde gerçekten Türkiye ile ilgili çok derin ve kaygı veren büyük bir korku ve paniğin izlerinin kolay kolay silinemeyeceğinin de işaretlerini görebiliyoruz. Bunun için “Rumlara gülüyorum” diyorum.
Türkiye, gerçekten bırakın dış dünyayı bizi bile yetişemeyeceğimiz hızda ve alışık olmadığımız bir tarz ile şaşırtacak yasal değişiklikler ve uygulamalarıyla da memnun ediyor. Son dönemde yapılan değişikliklere toplumun uyum sağlaması için mutlaka çok hızlı bir bilgilendirme ve uyum sağlanması çalışmasının yapılması gerekiyor. Çok önemli yasal düzenlemelerle toplumun buluşması ve bilgilendirilmesi gerekiyor. Kendi halkımızın hızına yetişemediği değişimin hele Rum kesiminde anlaşılıyor olmasını elbette beklememek gerekir.
Belki bizde Rum kesiminde olsaydık ve “evet” mi? “Hayır” mı? Gibi sorulara cevap verecek konumda olsaydık onların yaptığından farklı bir iş yapmazdık. Yanılıyor muyum sizce?
Rumlar, birde Türkiye’den KKTC’ye “ hayır” desteği için gidenleri görünce, haklı olarak tırsmak ta ne kadar doğru bir hareket ettiklerini anlamışlardır ve kendileri ile ne kadar gurur duysalar da haklarıdır! Gereksiz gerginliklere sebep olmak, statükonun devamını sağlamaya yetecek mi ki? Bakalım göreceğiz. Kalın sağlıcakla.22.4.2004
  

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.