Savaşın adaleti yok!

Kim ne derse desin, kim ne kadar haklı olursa olsun bu savaş, ABD ve İngiltere’nin IRAK ’ a açıkça adeta tüm dünyaya meydan okurcasına saldırısıdır.
Savaşta ölenler, salt askerler değil çoğunlukla sivillerdir. Evet askerlerde ölmektedir ve elbette her can, hangi taraftan olursa olsun değerlidir, şereflidir ve can’dır. Saygıya değerdir. Ölmemelidir. Öldürülmemelidir.
Gönlüm Irak’ta insanlarla beraberken, aklım o insanların da müreffeh ve de serbest bir yönetimle tüm gelişmiş medeniyetler de olduğu gibi olmasını emrediyor. Irak’ta rejim değişmeli belki ama bunu o ülkenin kendi halkının yapması gerekirdi. Irak’ın dışından kalkıp kimselerin “o ülkelerin içişlerini düzene sokacağım” dayatmasına hakkı yoktur. Olmamalıdır. Olamaz da! Ama maalesef işte oluyor.
19 mart 2003 tarihin de tek taraflı olarak ABD ve İngiltere’nin işbirliği ile oluşmuş sözde koalisyon, Irak’a saldırmış ve de saldırı devam etmektedir.
Bu bir savaş değil saldırıdır. Durmalıdır. Durdurulmalıdır. Bu saldırının adaletli hiçbir yanı yok. Dayanağı sadece vehimlerden kaynaklanan bir öngörüdür. Bu şahsi kapris ve kine dayalı bir insan avıdır. Bu olayda ABD ve İngiltere’nin zerre kadar haklılık payı yoktur. 
O zaman ne olmalıdır. O ülkeler, Irak’a salt kendi çıkarları için değil elbette Irak halkının refahını temin edip, Saddam Hüseyin diktatörlüğüne son vermek istemektedirler. İyi de onlara bu görevi Birleşmiş Milletler verseydi o zaman hak verirdim ama BM onlara bırakın görev vermeyi, “yapmayın” bile dedi ama dinletemedi. Onun için haksızlar. Adil değiller. Bu iş onun için adaletsizliklerle dolu.
Şimdi sözde Irak’a fırlatılan füzelerden 2 tanesi Türkiye’ye, 3 tanesi İran’a, 2 tanesi Suriye’ye ve 1 tanesi Ürdün’e düşüyor. Bunlar akıllı (!) füzeler. Gidecekleri ülkeleri de çok iyi biliyorlar. Yani olacak şey değil ama olduruluyor. Bu bilinçli olarak yaptırılıyor da olabilir. Umulur ki bilinçli yapılmış olmasın. Yoksa bunun açıkça bu söz konusu ülkelerinde savaşın içine çekilmesinden başka bir anlamı olamaz. Bu savaşı 3. dünya savaşına çevirme gayretleri var gibi geliyor bana. Bu da kabul edilemez bir olaydır. Bu da adaletsiz bir öngörüdür.
Belki savaş kısa sürer belki de kimsenin ummadığı bir noktaya gider. İşe Türkiye açısından bakıldığında şu anda Türkiye’nin dışarıda olmuş olması bana göre şans olmuştur.Türkiye, tam destek vermemekle olumlu adım atmış ve de bunu devam ettirmesi gerekir. Türkiye’nin, Irak topraklarında gözünün olmadığını açıkça dillendirmiş olması da ayrıca önemlidir ve de gereklidir. Yoksa biz de bile aynı kanaatler oluşuyordu ki; Türkiye, Musul ve Kerkük’te gözü olan gizli niyet besleyen bir ülkedir. Bunu dış dünya da böyle biliyordu. İşte bu Genel Kurmay Başkanı orgeneral Hilmi Özkök ’ün 26 mart 2003’te Diyarbakır’daki konuşmasıyla da asker sözü olarak tarihe geçti. Bu da bence yerinde bir açıklama olmuş ve de komşularımızı ve müttefiklerimizi de rahatlatmıştır.adaletsiz saldırının bir an önce durdurulması temennisiyle kalın sağlıcakla..
   

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.