Şener neden aday olmadı?

 
 M.Kemal AYÇİÇEK - 17 Temmuz 2007 Salı 
 
Ak Parti’de teşkilat başkanlığı döneminde İktidar olunan Başbakan yardımcısı Abdüllatif Şener, neden bu seçimlerde aday olmadı? Herkes bunun cevabını ararken, cumhurbaşkanı adaylığı konusunda CHP istediği halde neden Şener gösterilmedi gibi gerekçeler ileri sürülüyor. Hayır Abdüllatif Şener’in aday olmamasının sebebi o değildir. Asıl sebep, Ak parti de Milli Görüş temelindeki çizginin merkeze kaydırılmasıdır.
Ak Parti ilk kurulduğunda teşkilat başkanı olarak Abdüllatif Şener, Türkiye’deki tüm il kongrelerini adım adım izledi ve tüm illerde gerçek kökü “milli görüş” olan adayların iş başına gelmesini sağladı. Ama gelinen son seçim sürecinde Türkiye’de laik-antilaik tartışmaları ayyuka çıkarılınca da Ak parti de bu Milli görüş geleneğinden gelen parti teşkilat yönetimleri, teker teker daha merkeze kaydırıldı ve bu egemen görüş halini aldı. Bu şartlar altında da Abdüllatif  Şener’in geçmişte emek verdiği tüm değerler alt üst edilmiş oldu. İşte asıl neden budur.
Nerden bu kadar kesin bir yargıyla yazıyorum, şundan. Ak parti yeni kurulmuştu ve bende meclise bir vesile ile gitmiştim. Bu sırada Abdullatif bey ile de görüştüm. Ardından Parti deki ofisinde bulunduğum bir sırada Abdüllatif Şener, İzmir kongresinden yeni dönmüştü ve yanında da bir yakın arkadaşıyla sohbet ediyordu. Orada kulak misafiri olduğum konuşmalarında aynen şunu söylüyordu, “İzmir tamam, fethettik. Öyle güzel bir kongre yaptık ki, tüm arkadaşlarımız Milli görüş kökenli oldu.” Diyerek müthiş zaferini anlattı.
Ak parti’nin o gömleği “milli görüş gömleğini” çıkarmasına içerlemiş olmalı ki, tüm emeklerinin boşa gittiğini sandı ki aday bile olmadı. Evet Ak parti, ilk kurulduğunda Milli Görüş kökenlilerin ağırlıklı olduğu bir partiydi ama sonra sakalı olan herkes listelerde son sıralara konarak gerçekten büyük bir tasfiye yaşandı.
Abdüllatif Şener’in bakmayın siz CHP Lideri Deniz Baykal’ın da “ o aday olsaydı” falan söylemlerine, Abdüllatif  Şener’de cumhurbaşkanı adayı olsaydı CHP’nin tavrı yaptığından farklı olamazdı, olmazdı. CHP bunu siyaseten kullandı sadece asıl amacı Abdüllatif Şener’in de Cumhurbaşkanı olması değildi. Sadece siyaset adına bunu dillendirdiler. Yoksa bu Abdüllatif Şener’i çok sevdiklerinden değil, amaç Sivas- Kayseri komşuluğunu kapıştırmaktı!Yani komşu iller arasındaki rekabeti bir kavgaya dönüştürmekti ve ama bunu da başaramadılar. Bunlar tabi siyasetin ayak oyunlarıdır. Nitekim bundan CHP istediği neticeyi alamamıştır.
Şimdi ne diyor CHP lideri deniz Baykal, “dün dündür bugün bugündür”, dün orada kalmıştır. Ak parti şimdi kalkıp meclis dışından da olsa Abdullatif Şener’i cumhurbaşkanı adayı gösterse ona da razı olmayız demiyor mu? Peki ne değişti de şimdi 2 ay önce dillendirdiği bir aday için şimdiden kapıları kapatıyor? Asıl amacı zaten Şener’in cumhurbaşkanlığı adaylığı değildi ki! Öyle olsa, Şener TBMM’ye girmiyor ve dışardan biri olarak o’na razı olması gerekmez mi? Ama hayır, zaten Abdullah Gül yerine Abdüllatif Şener’de aday edilseydi ona da karşı çıkacaktı CHP ve lideri.
Ha konjoktür gereği Ak parti, ne kadar sakallı Milletvekili var idiyse bunları listelerde en son sıralara çekerek aslında yapılan “Cumhuriyet mitingleri”ni anladığını  topluma ima etmeye çalıştı. Tam Merkez partisi görünümüne kavuşmak adına da sakallı ve eski Milli Görüş çizgisinde ne kadar milletvekili varsa bunları en son sıralara yerleştirerek toplumdaki kaygıları giderme yoluna gitti. İşte buna direnen Abdüllatif Şener, sırf bu alandaki direnişinde başarılı olamayınca da aday olmaktan vazgeçti. Şener, partiden istifa etmedi. Ne demek bu?, Abdüllatif Şener, bu kez milletvekili olmayarak parti içindeki dengeleri kendi gönlündeki gibi oluşturmak için adaylıktan feragat etti. Bu feragattan Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da tüm teşkilatında haberi vardır!
Ne diyor Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan, “AKP, arka kapıdan kaçanlar partisi” neden bu kadar yükleniyor Ak partiye?. Milli görüşcü kim varsa hepsinin listelerde arka sıralara yerleştirilmesi Erbakan’ı da kızdırdı ve yasaklı olmasına rağmen meydanlara çıkardı. Öyle olsa Erbakan, gerçekten Ak partiye meydan okumaya kalksaydı saadet partisi’nin başına Recai Kutan’ı değil de mesela Numan Kurtulmuş’u getirirdi. Ama getirmedi. 
Necmettin Erbakan’ın  Saadet partisi  mitinglerinde “eski talebem” diyerek, “top oynamaya kaçtı, dinlemedi bizi” diyerek laf attığı Recep Tayyip Erdoğan’a saldırması, beklemediği Milli görüşcü milletvekillerinin tasfiyesi sonucudur. O da askerin Yargıtay’ca “muhtıra” anlamına gelmeyen “e-muhtıraları”n sonucundan çıkardığı vazife yüzündendir. Yoksa Erbakan, aslında Türkiye’nin gidişatından gayet memnundur!
Kısaca Abdüllatif  Şener’in  CHP liderinin “saygın”lık sıfatına mazhar ettiği kimliği, Ak parti’yi bölme taktiğiydi bunu Şener’de gayet iyi biliyordu. Şener’in teşkilat başkanı olduğu Ak parti’nin aldığı oylarla tek başına iktidar olduğunu CHP lideri Deniz Baykal, herhalde herkesten iyi biliyordu ama Şener üzerine oynadığı oyun tutmayınca bu kez Cumhurbaşkanı seçimi için şartların değiştiğini söyler haldedir. Oysa aynı insanlar hep yerlerindelerdir, ve Şener’de  TBMM’de olmayacaktır, bu biline biline neden farklı söylemler geliştirilsin ki?
Şimdi seçim haftasındayız. Aklar karalar meydana çıkacak ama sanırım  seçmen, Türkiye’de istikrar varken yeni bir maceraya “evet” demeyerek, yine tıpkı 2002 de olduğu gibi tek başına iktidar adına oy verecek. Ha bu tek başına iktidar ister CHP olsun isterse Ak Parti olsun ama tek partili bir iktidar için oy verecek. MHP barajı aşarsa o da derin devletin bahtına artık! Kalın sağlıcakla.
Not : Bu yazım aynı zamanda  www.kuzeyhaber.com , www.hizmetgazete.com ve Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmaktadır.(mka)
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.