17 Ağustos 2017 Perşembe

Filistin'i Dünya yeni farketti!

Filistin'in BM'deki desteği ABD ve İsrail'e şunu gösterdi: iyi niyetle hareket etmedikleri takdirde Filistinliler ve dünya onlarsız ilerlemeye hazır.

01 Aralık 2012 Cumartesi 11:34
Bu haber 4353 kez okundu
Filistin'i Dünya yeni farketti!
Şimdi kutlama vakti!  

Birkaç saat önce BM ezici çoğunluğun oyuyla Filistin'i dünyanın 194. devleti olarak tanıdı!!! Bu Filistin halkı için, barış için, topluluğumuz için büyük bir zafer ve dünyanın dört bir yanında insanlar kutlamak için Filistin'deki büyük kalabalıklara katılıyor.

Filistin halkının özgürlük yolculuğunun sona ermesine daha çok var. Ama bu çok önemli bir adım ve topluluğumuz bunun gerçekleşmesinde temel bir rol oynadı. Oylamayla ilgili Filistin'in Avrupa Elçisi şöyle dedi:

“Avaaz ve dünyanın dört bir yanındaki üyeleri Filistin halkının devlet olma, özgürlük ve barış talebini desteklemeleri için hükümetlerin ikna edilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Tüm süreç boyunca bizim yanımızda oldular; onların dayanışmaları ve destekleri tüm Filistin’de hatırlanacak ve şükranla korunacaktır.” -- Leyla Şahid, Filistin'in Avrupa Genel Temsilcisi

 
Brüksel eylemi: AB liderleri toplantıdayken, pencerelerinin hemen dışında BU oluyordu.

 
Madrid Eylemi: Avaaz üyeleri İspanya Başbakanı Rajoy'un EVET demesini istiyor!
Aşırı lobi gruplarına göbekten bağlı olan ABD ve İsrail hükümetleri (evet, ne yazık ki Obama bile pes etti) bu oylamayı engellemek için ellerinden geleni yaptı; mali tehditlerde bulundular ve hatta ısrar etmesi halinde Filistin Başkanı'nı devirmekle tehdit ettiler. Oylamanın kaderini değiştirecek olan Avrupa'ydı ve ABD'nin yoğun baskısı altındaki liderler daha iki hafta önce Filistin devletini desteklememeye eğilimliydi. Riskin farkında olan topluluğumuz kazanmak için gereken hız ve demokratik güçle harekete geçti:

 
  • Yaklaşık 1,8 milyonumuz Filistin'in devlet olarak tanınmasını talep eden dilekçeye imza verdi
     
  • Binlercemiz Avrupa çapında kamuoyu anketlerini fonlamak için bağış yaptı -- anketler Avrupalıların %79 gibi bir çoğunluğunun Filistin devleti fikrini desteklediğini gösterdi. Anketlerimiz tüm medya organlarında boy gösterdi ve Britanya, İspanya ve Fransa'daki Meclis görüşmelerinde defalarca konu edildi!
     
  • Avrupa liderlerine onbinlerce e-posta, Facebook ve Twitter mesajı gönderdik ve dışişleri bakanları ve devlet başkanlarıyla binlerce telefon görüşmesi yaptık.
     
  • Brüksel'deki Avrupa Komisyonu binasının dışında, liderler içeride toplantı yaparken 4 kat yüksekliğinde dev bir pankart açtık (sağdaki resim). Sonra Madrid'de bir gösteri yaptık. Daha önce oylama talebiyle BM'nin önünden bir tekne filosu yüzdürmüştük. Eylemlerimiz tüm Avrupa'da manşetlere çıktı.
     
  • Avaaz çalışanları ve üyeleri kilit ülkelerin her birinde onlarca devlet bakanıyla, seçkin danışmanlarla, üst düzey gazeteci, milletvekili ve kanaat önderiyle görüştü; birçok defasında liderleri ikna, baskı, meclis kararı ve kamuoyu açıklaması gibi yollarla yanımıza çekmek için birlik olduk ve her zaman bu davanın arkasında duran halkın gücüne güvendik.
     
  • Filistin'in devlet olarak tanınması lehine konuşmaları için Nazi toplama kamplarından sağ kurtulmuş 94 yaşındaki Stéphane Hessel ve Oslo barış görüşmelerinde önemli bir rol oynamış olan Ron Pundak gibi önemli kanaat liderlerine ulaştık.
Avrupa devletleri adaletin ve halklarının çağrısına cevaben teker teker ABD'den koptu. Elimize az önce geçen son oylama sonuçlarına göre 193 ülkeden yalnızca 9 tanesi karşı oy kullanmış! Fransa, İspanya, İtalya, İsveç ve Avrupa'nın çoğu Filistin lehine oy verdi.

ABD ve İsrail ilk önce devlet olmasının barış için tehlikeli olduğunu iddia etti; sonra, kaybettiklerinde de, bunun önemli olmadığını ve oylamanın sembolik olduğunu söyledi. Ama gerçekten sadece sembolik bir değeri olsaydı durdurmaya çalışmak için ellerinden gelen herşeyi yapmazlardı. Ve yıllar süren kötü niyetli müzakerelerin ve İsrail'in, statükonun rahatlığına sığınarak Filistin topraklarını istikrarlı bir şekilde kolonileştirmesinin ardından, bu adım ABD ve İsrail'e şunu gösterdi: iyi niyetle hareket etmedikleri takdirde Filistinliler ve dünya onlarsız ilerlemeye hazır. Bu durum gerçek barış görüşmeleri için daha dengeli bir temel oluşturuyor. Ve ayrıca, İsrail hükümetinin ve Hamas'ın bu ay Gazze'de yaşattığı şiddete de en iyi alternatif.

Filistin halkı onyıllardır İsrail'in boğucu askeri diktatörlüğü, seyahat ve çalışmaları sırasında baskıcı kontroller, haklarının sürekli inkar edilmesi ve devamlı bir güvensizlik ve şiddet tehdidi altında çile çekiyor. 65 yıl önce, dün, BM Yahudi halkı için güvenli bir evin kurulmasına giden yolun başlangıcı olarak İsrail devletini tanımıştı. Şimdi Filistinliler aynı yolda bir adım atıyorlar ve uluslararası topluluğun gözünde bir nesil boyunca kendilerinden sakınılan onuru kazanıyorlar. Ve bu onurdan yola çıkarak barışın temellerini oluşturabiliriz.

Umut ve coşku ile,

Ricken, Alice, Ari, Wissam, Allison, Sam, Julien, Pascal, Wen, Pedro, Saravanan, Emma, Ben, Dalia, Alexey, Paul, Marie, Aldine, Luca, Jamie, Morgan ve tüm Avaaz ekibi.

Avaaz'ın diğer yayınlarına göz atmak için tıklayın 

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı  Ahmet Davutoğlu;

 “Filistin devletinin tanınması uluslararası toplum için bir seçenek değil, ahlaki, siyasi, stratejik ve meşru bir yükümlülüktür”

 

New York’ta 29 Kasım günü düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu oturumunda yapılan oylamada Filistin’in BM’de “üye olmayan gözlemci devlet” statüsü kazanmasına ilişkin karar tasarısının, Filistin’i devlet olarak tanıyan ülkelerin sayısını aşan, 138 oyla kabul edilmiş olmasını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz.

Filistin davasına verdiğimiz desteğin en üst düzeyde bir ifadesi olarak, ülkemizi oylamada Sayın Bakanımız bizzat temsil etmiştir. Sayın Bakanımız, oylama öncesinde BM Genel Kurulu’na hitaben yaptığı konuşmada, Filistin halkına, Birleşmiş Milletler’in 1947’de aldığı kararla verilen kendi kaderini belirleme ve devlet olma hakkının tanınmasının uluslararası toplum için bir seçenek değil, ahlaki, siyasi, stratejik ve hukuki bir yükümlülük olduğunu ifade etmiştir. Gözlemci devlet kararının sadece bir başlangıç olduğunu, 1967 sınırları dahilinde barış içinde yanyana varolacak iki devletli çözüm temelinde........ yazının tamamı için tıklayın


Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Karadeniz denince aklınıza gelen yer neresidir?

    EN ÇOK OKUNANLAR

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SAYFALAR

    e-gazete

    ARŞİV