Devlet kapısı, şefkat kapısıdır

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Trabzon’da hem Valilik ve hem de Trabzon Belediye Meclisi’ndeki toplantılara katıldı. Bakan Bayraktar, Trabzon’da Devlet kapısının şefkat kapısı, vatandaşın sorunlarını çözen kapı olması yolunda çok ciddi mesafeler aldıklarını söyledi

Devlet kapısı, şefkat kapısıdır

 Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Trabzon’da hem Valilik ve hem de Trabzon Belediye Meclisi’ndeki toplantılara katıldı. Bakan Bayraktar, Trabzon’da Devlet kapısının şefkat kapısı, vatandaşın sorunlarını çözen kapı olması yolunda çok ciddi mesafeler aldıklarını söyledi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, şehirlerin fotoğraflarının güzelleştirilmesi, modern dünyada olduğu gibi teknik altyapının tamamlanması, şehirlerdeki bina stokunun yenilenmesi, enerjiyi savuran binalardan kurtarılması ve afet riskinin azaltılması doğrultusunda ciddi bir gayret içinde olduklarını açıkladı.

Çevre ve Şehircilik Bakanı ve aynı zamanda Trabzon Milletvekili Erdoğan Bayraktar, memleketini ziyaret ederek, belediye meclisi ve valilikte gerçekleşen toplantılara katıldı. Her iki toplantıda da yerel yöneticilerle görüşerek konuşmalar yapan Bayraktar’ın demokrasiye vurgu yaparak, “Gelişmenin lokomotifi devlettir” sözleri dikkat çekti. 
Erdoğan Bayraktar, Trabzon Belediyesi Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Türkiye'nin konumuna uygun yeni bakanlıklar oluşturma gayesiyle yaklaşık 1.5 yıl önce kurulduğunu belirterek, ''İlk günden bugüne kadar bakanlığımızı organize etme, genel müdürlükler arasındaki disiplinleri oluşturarak Türkiye'nin konumuna uygun hale getirmek için çalışıyoruz. Gerek çevre kanadı, gerekse şehircilik kanadında yapmamız gerekenler nelerdir, bunları kontrol etme noktasında çok ciddi mesafe aldık'' dedi.
Dünyanın hem çevrecilik hem de şehircilik yönünden geldiği konumu dikkatle takip ettiklerini ifade eden Bakan Bayraktar, şöyle konuştu:
''İnsanlarımızın dünyayı daha iyi kullanma, daha iyi koruma veya kullanırken koruma trendinin daha iyi öne çıkması için Kuzey Kutbu'ndaki buzulların erimesinin durdurulması için derelerin, denizlerin, havanın ve toprağın daha temiz olması, atıkların daha bilimsel şekilde bertaraf edilmesi noktasında Bakanlığımızda çalışmalar yapılıyor. Diğer kanatta ise şehirlerimizin fotoğraflarının güzelleştirilmesi, modern dünyada olduğu gibi teknik altyapının tamamlanması, şehirlerdeki bina stokunun yenilenmesi, enerjiyi savuran binalardan kurtarılması ve afet riskinin azaltılması doğrultusunda ciddi bir gayret içindeyiz.''
Erdoğan Bayraktar, bu doğrultuda ekibiyle heyecanlı ve titiz bir yapı içinde vatan, millet ve üretim eksenli çalışma yürüttüklerini vurgulayarak, ''Departmanlar arasındaki taassubu, suiistimali kaldırmak veya en aza indirme noktasında adım atmak için olan gayretimizi belli bir seviyeye getirdik. Bakanlığımız hem Türkiye'mizde hem hükümette yer tutma ve orta sahada yer bulma noktasında çok ciddi mesafe aldı. Bundan sonra inşallah icraatlarımız daha hızlı bir şekilde devam edecek'' diye konuştu.
        
''Bugün git, yarın gel' mantığını elimizin tersiyle itmemiz gerek''
Dünyanın demokrasiye geçmek, demokrasiyle idare edilmek zorunda olduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Demokrasiyle idare edilen ülkelerde, demokrasinin içselleştiği ülkelerde seçilerek gelen idareciler veya bürokratlar eğer çalışmazsa, üretmezse o ülke kalkınamaz. Demokrasiyle idare edilen ülkelerde resmi kanattaki yetkililer, o ülkelerin gelişmesinin lokomotifleridir. Özel sektör bir şeyi yapamaz. Anahtar devlettedir. Özel sektör teşvikleri, ruhsatları, izinleri, kredileri oradan alacak. Onun için devlet sektöründe imzası, sözü geçerli konumda olan insanlarımız denetleyerek milletin, yatırımcının, özel sektörün hizmetinde olmalıdır. Devletin üç temel görevi yargı, güvenlik ve denetimdir. Denetim hepsinden daha önemli. Denetim kaliteyi, üretimi getirir. İtmeden, kakmadan denetim, yardım ederek denetim. 'Bugün git, yarın gel' mantığını bizim elimizin tersiyle itmemiz gerek. 'Problemleri çöz gel' diye vatandaşa söylemekten vazgeçmemiz lazım. Vatandaş, özel sektör geldiği zaman problemlerini çözüp, işini tamamlayıp kendisini memnun bir şekilde göndermemiz büyük önem taşıyor.''

''Türk dünyasının yakınlaşması ve kaynaşması son derece önemli''   
Bayraktar, 5. Türk Dünyası Mühendislik, Mimarlık ve Şehircilik Kurultayı ve kurultay kapsamında düzenlenen Mimar Sinan Uluslararası Proje Olimpiyatları'nın 15-18 Ekim 2012 tarihleri arasında Trabzon'da yapıldığını anımsatarak, bu tür organizasyonların Türk dünyasının yakınlaşması ve kaynaşması için son derece önemli olduğunu vurguladı.
Türk dünyasının nüfusunun 245-250 milyon civarında olduğunu anımsatan Erdoğan Bayraktar, ''Fakat lisan bakımından tam anlamıyla anlaştığımızı söyleyemeyiz. Bugün birçok Türki Cumhuriyeti ile anlaşabilmek için ya Rusça'yı ortak dil olarak kullanıyoruz veyahut tercümanla anlaşabiliyoruz. Sadece Azerbaycan ve Türkiye tam manasıyla anlaşabiliyor, belki Özbekistan ile Türkmenistan da kısmen kendi arasında anlaşabiliyor. Bu anlaşmayı mutlaka sağlamamız gerekiyor. Tarihin derinliklerinden gelen şehircilik, mimarlık eserlerimizin bütünleşmesi için birbirimize yakınlaşmamız için bu çalışmalara yine devam etmeliyiz'' dedi.
Bayraktar, konuşmasının ardından, Trabzon Belediyesi Meclisi tarafından fahri hemşehri ilan edilen Türksoy Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı Genel Sekreteri Düsen Kaseinov'a beratını takdim etti.
Türk Dünyası Mühendis Mimarlar Birliği Genel Başkanı ve Türk Dünyası Mühendislik Mimarlık ve Şehircilik Kurultayı Yürütme Kurulu Başkanı İlyas Demirci'ye ise beratı, Trabzon Valisi Recep Kızılcık ve Trabzon Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu tarafından verildi.
''Hak etmeyen bir şey almaya kalktığında hemen elinden tutacağız. İleri ülkelerde bu böyle, ahbap çavuş ilişkilerini bitirmemiz gerek”
Erdoğan Bayraktar; Trabzon Valiliği'nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada ise tarafsız bir gözle Türkiye'ye dışarıdan bakıldığı zaman 10 yılı aşkın bir süredir istikrar ve güvenin sağlandığının görüldüğünü söyledi.
Türkiye'de çok ciddi kalkınma ve gelişme mücadelesi verildiğini vurgulayan Bayraktar, ''Türkiye'nin verdiği büyük fotoğraf budur. Henüz gelişmiş bir ülke değiliz. Kişi başına milli gelirimiz 10 bin dolar civarında. Fakat Türkiye'nin kurulduğu günden itibaren geçen sürece bakıldığında on yıllarca biriken, halının altına süpürülen problemler halledilmeye çalışılıyor. Hal böyleyken demokrasi ile idare edilen bir ülkenin kalkınmasında devlete rağmen adım atmamız mümkün değildir. Halk ve devlete rağmen mesafe alma imkanı gözükmemektedir. Halkla devletin bütünleşmesi esastır'' diye konuştu.
Valilikteki konuşmasında da demokrasiye dikkat çeken Bayraktar, demokrasiyle idare edilen ülkelerde kalkınmanın ana temelini bürokratların oluşturduğuna işaret ederek konuşmasına şöyle devam etti:
''Türkiye'de bürokratik anlayış ve yapı ile bürokratlarımızın düşüncesi değişmektedir. Eskiye göre 'bugün git yarın gel, Allah hastaneye ve hapishaneye düşürmesin' ibaresi artık azaldı. Devlet kapısının şefkat kapısı, vatandaşın sorunlarını çözen kapı olması yolunda çok ciddi mesafeler aldık. Bu doğrultuda tüm Türkiye'de olduğu gibi Trabzon iline de çok ciddi görevler düşmektedir. Türkiye'nin gerek coğrafi konumu itibarıyla gerekse tarihten gelen yapısı nedeniyle dünyanın en çalkantılı coğrafyasında bulunduğu açıktır. Bu nedenle güçlü Türkiye'nin oluşması elzemdir. Bunu biz bürokrasi olmadan yapamayız.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir süre önce valiler ile bir araya geldiğini anımsatan Bayraktar, ''Toplantıda önemli konular ele alındı. Sayın Başbakanımız valilerle toplantısında üstüne basa basa belirtti. Artık rutin ve sıradanlık olmaz. Mutlaka kendimizi aşan işler yapmak ve farkındalık yaratmak zorundayız. Yoksa sabah 8.30'da mesaiye git, akşam 17.00'de mesai bitsin, imzalarımızı atalım gidelim. Kesinlikle bu böyle olmaz, bunu değiştirmemiz lazım'' dedi.
Kurum amirlerinin yapacağı hizmetlerde ekip çalışmasının önemine değinen Bayraktar, şunları kaydetti:
''Bir bölge müdürü tek elden hiçbir şey yapamaz. Ekibinde hatır, gönül ve torpil olmayacak, liyakat, ehliyet ve emniyet kurallarıyla kim hak ediyorsa verecek, hak etmeyene bir şey vermeyecek. Hak etmeyen bir şey almaya kalktığında hemen elinden tutacağız. İleri ülkelerde bu böyle, ahbap çavuş ilişkilerini bitirmemiz gerek. Bürokratlık, ben de yaptım, bizim huyumuzdur. Çekmece açık olur, giderken bakarlar, 'giden müdür perişan etti, ben burayı 6 senede toparlarım' derler ve 3 sene sonra gider. Gelen de aynısını yapar. Öyle değil arkadaşlar. İnanın çok samimi söylüyorum. Herkesin ve hepimizin bulunduğu noktada ve konumda yapacağı, üreteceği çok şey var.''
Vali Recep Kızılcık, kaymakamlar, bölge müdürleri ve daire amirlerinin katıldığı toplantı, basına kapalı olarak devam etti.

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2013, 15:00

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER