Suriye düşman mı?

M. Kemal AYÇİÇEK- 1 Eylül 2013 
Suriye’de kimyasal silah kullanıldığını ilk duyduğumda aklıma Irak’ta kullanılan kimyasal silahla, yani gaz ile öldürülmüş çocuklar geldi. Ramazan Öztürk’ün İran-Irak savaşı sırasında Halepçe’de çektiği tek kare fotoğrafla, o dönem Saddam rejiminin kimyasal silah kullandığını tüm Dünya gördü görmesine de Irak’a o zaman kimse bir şey söylemedi! Şimdi Suriye’de Kimyasal silah bulgusunu ABD diş işleri Bakanı açıkladı. Esad’a, “Katil” de dedi.
Suriye Devlet Başkanı Başar Esad’ı masum insanların üzerinde kimyasal silah kullanan bir "katil" olarak niteleyen Kerry, "Bu, kimyasal silahların yol açtığı akıl almaz dehşetten başka bir şey değil. İşte Esad, kendi halkını bu dehşetle karşı karşıya bıraktı" diyor. ABD Başkanı Obama ise Suriye’ye müdahale için tatmin olmuşa benziyor ve karadan asker sokmadan Suriye’ye müdahale kararını ABD Senatosu’na soracağını söylüyor.  Irak’ta Saddam Hüseyin, Halepçe katliamında Kürtlere karşı soykırım yaptığı suçlamasıyla da yargılanırken, başka bir katliam suçundan Katliamın da, insanlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm edildi ve asılarak idamına karar verildi. (5 Kasım 2006)
ABD, BM tabi Suriye konusunda Türkiye kadar sıkıntı çekmeden, biraz uzaktan gazel okuma havasında olsalar da Suriye’de de nihayet olacak olanın Irak’taki Saddam Hüseyin’in Baas rejiminin yıkılması gibi olacağa benziyor hatta Başar Esad’ın da sonunun tıpkı Irak’ın İdam edilen Başkanı Saddam Hüseyin gibi olacağa benziyor. 
İster savaş yanlısı isterseniz savaş karşıtı olun elbette sade bireyler olarak savaşı durdurmak, ölümleri önlemek gibi bir şansımız yok. Her birey bulunduğu konumdan yola çıkarak kendi mantığı ile olaylar hakkında bir kanaat sahibi olabiliyor. Türkiye’den bakıldığında sanki Suriye düşmanmış gibi bir algı var ama bu yalnış bir kanaat. Sırf Suriye dostları diye bilinen çevreler, Türkiye’yi tüm Dünya’ya karşı böyle göstererek Suriye’ye herhangi bir müdahaleyi şimdiye kadar geciktirebilmiş oldu!
Gerçekte bu bölgede Rusya’dan da daha fazla Türkiye, Suriye’ye göğüs gerdi. Hatırlayın Irak’a müdahale sırasında Suriye’de ABD’nin hedefindeydi. Tüm Dünya, Suriye’ye müdahaleyi konuşurken Türkiye, Suriye’de rejimin yanında yer aldı ve adeta Suriye’yi korumaya aldı. Diplomatik yollarla Suriye’ye her türlü destekte verildi ama Esad verdiği sözlerde durmayınca ve bunları alışkanlık haline getirip, Türkiye’yi kullanmaya kalkınca ipler koptu. Kopan ilişkiler, Suriye’deki şimdi ki rejim yüzündendi. Yoksa Türkiye’nin Suriye halkı ile herhangi bir düşmanlığı yok.
Orta Doğu, ülkemizin bulunduğu en zor coğrafyalardan biri ve Türkiye de bu coğrafya kıyısında olsa da istese de istemese de bu coğrafyanın içinde olan tüm olaylardan nasibini alıyor. Ülke olarak, kaynayan bir kazanın çevresindeyseniz de siz istemeseniz bile bakıyorsunuz o kazanın kenarından sıçrayan kaynar sular size sıçrıyor ve siz de yanıyorsunuz. Türkiye, tamda kaynayan kazanın kenarındaki bir ülke konumundadır.
Biz Türkiyeliler olarak ne ABD ne de Çin, Rusya veya İranlılar gibi Suriye’deki iç savaşa bakıp, seyredemeyiz. Zaten Türkiye, Suriye’de işlerin kimyasal silah kullanılmasına gelebileceğini ön gördüğü için yıllardır yırtınıp duruyor ve ama karşısındaki lobi, veya Türkiye’nin geçmiş yıllarda izlediği dış politikalar, Dünya ülkelerinin Suriye konusunda söylemlerinin inandırıcılığını sorgulattığı için yeterince ilgi görmedi. Baksanıza en müttefikimiz sanılan ABD bile, hala yeni yeni olayın farkına varıyormuş havasında, öyle değil mi?
Nitekim Türkiye, hala Dünya’da tam güvenilerek anlaşılabilecek bir ülke durumunda değildir. Türkiye, yıllarca terörle boğuşurken onlarca güya terör konusunda duyarlılık gösteren ülkeler, Türkiye’ye yeterli desteği vermemiştir. Bunların başında da Suriye gelmektedir. Suriye halkı dostlarımızdır ancak rejimleri hep Türkiye’yi düşman bellemiş ve düşmanca yaklaşımlarda bulunmuştur. Bunu Başar Esad’ın Babası Hafız Esad zamanından da çok iyi biliyoruz. Ama biz de Türkiye halkı olarak Suriye’nin düşman olmadığını ama rejiminin halkına zulmettiğini biliyoruz. Kimyasal silah olsun olmasın yeryüzünde hiçbir ülkede vatandaşlarının baskı altında olmasına biz razı olamayız. Zulüm yapan tüm rejimler yıkılmalı ve tüm Dünya insanları, kısacık ömürlerini kavgasız gürültüsüz ve mutlu bir şekilde sürdürmeli. Bunu biz sadece Suriye için değil, Irak’ta da, İran’da da, Libya’da da, Fas’ta veya Çin’de de istiyoruz, yani gönlümüz öyle istiyor. Hiçbir Türk’ün baskıcı rejimlere sempati ile bakabileceğini sanmıyorum.
Şimdi Suriye’de kimyasal silah kullanılma iddialarına İran’ın eski devlet başkanı da katıldı. Oysa İran, Suriye’nin katıksız ve de koşulsuz destekçisi bir ülke. Yani orada bile artık “yeter” denebiliyor.  Labour Haber Ajansı'na konuşan İran eski Cumhurbaşkanı Ekber Haşimi Rafsancani açıklamasında, “İnsanlar kendi hükümetleri tarafından kimyasal saldırıların hedefi olmuştur. Ve aynı insanlar şimdi de yabancıların saldırılarını bekliyorlar. Suriye halkı son 2 yılda çok fazla zarar gördü” diyor. Tüm bunlara karşı Suriye başkanı Başer Esad, tıpkı Irak’ta Saddam Hüseyin gibi aynı telden ve aynı tondan tüm Dünya’ya meydan okuyor. Allah Suriye başta olmak üzere tüm Dünya ülkelerine aklı başında liderler nasip etsin, başka ne denebilir ki? Kalın sağlıcakla.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.