Torpil yapamadık!

 M . Kemal Ayçiçek
Yeni eğitim ve öğretim yılı açılıyor. İlk ve orta öğretimde görev alacak binlerce öğretmen ataması yapıldı. Yeni öğretmenler görev yerlerine gitti. Yerini beğenenler öğretmenlik mesleğine adım atarken görev yerlerinden kaygısı olanlar, bu fırsatı teperek bu kutsal görevden çark etti. Kim ne yaparsa kendine yapar beni ilgilendirmez tabi. Bu yeni öğretmenlerden biri de yeğenimdi.onu Şirnak’a bırakıp döndük.
Telefonla bir teklif geldi. “ Şirnak’a gidelim mi?” diye. Gerekçesi de “öğretmen” olunca kabul ettim. Çiçeği burnunda bir bayan öğretmen ve Şirnak. Yeğenimin babası Halk bankın müdürlerinden, annesi ev hanımı. Birlikte yola koyulduk. Özel araçla Trabzon, Gümüşhane, Bayburt, Erzurum, Bingöl, Diyarbakır, Mardin ve Şirnak’a tam 950 kilometrelik yol. Konaklamadan gidebilmek içinde erken saatte yola çıktık. 
Gittiğimiz bölge sıradan bir bölge değil, zaten ben de bu yüzden belki mihmandar gibi de davet edilmiştim. Yolları daha önceden görmemiştim ama gezmeyi severim. O bölgeye 1996 yılında ailemle birlikte gitmiştim. Ağrı, Muş, Bingöl, Elazığ, Malatya ve Kayseri güzergahında giderken de yolların bir çok bölümünde askeri kontrol noktalarından geçmiştim. Şimdi yine askerlerle ilk karşılaştığımız nokta Karlıova’da oldu. “nerden geliyorsunuz nereye gidiyorsunuz” diye soruyorlar. Kimlik ve araç plakasını alıyor ve size “hayırlı yolculuk” diliyorlar.
Issız dağ başlarında askerleri sık sık görmek her ne kadar insanı rahatlatıyorsa da o bölgede hala bir şeylerin yolunda gitmediğinin de psikozunu yaşamıyor değilsiniz! Hele asker ve polisseniz size Bingöl ile Diyarbakır arasındaki Genç ve Lice yolunu hiç tavsiye etmiyorlar. Gerçi biz de ne polis ne de askerdik ama yinede risk alarak bu yolu hem gidiş ve hem dönüş olarak kullandık. Evet askeri kontrol noktası bir hayli fazla ama hamd olsun her hangi bir terslikle karşılaşmadık.
Nusaybin de hafif hasarlı bir kaza yaptık. Bir kamyona arkadan çarptık. E- 90 Devlet karayolu, Irak’a akaryakıt taşıyan binlerce kamyonun gidip geldiği yol. Asfalt tam sıfırlanmış ve akaryakıt nakliyesi yüzünden de müthiş kaygan hale gelmiş bir tuzak yol adeta. Kazada biz suçluyduk ama yolun kabahatinin olmadığı anlamına gelmez bu !. Köyceğiz mevkiinde sınır birliğimizin olduğu yerde yaptık kazayı. İyi ki orada yaptık kazayı! Askerler, bizi rahat ettirebilmek için adeta seferber oldu. Kaza tutanağı tutturalım diye tam iki buçuk saat jandarmanın olay yerine gelmesini bekledik. Bu sürede asteğmen ve assubaylarla bol bol çay içtik hatta tavla bile oynadık.
O gece Cizre’ye geçtik ve sabah erkenden de Şirnak’a çıktık. MEB müdürü Orhan Ergün hemşehrimizdi. Ziyaret ettik. Bizden torpil yapmamızı ve oradaki görevinden başka bir yere atanmasını talep etti! Sanki oraya öğretmen tayini yapılan oymuş gibi telaşlı ve de depresyondaydı. Biyografisinin yazılı olduğu bir dosya kağıdını verdi. Aradan bir saat geçmişti ki tekrar odasına girdiğimizde, öğretmenlerin kararnamelerini vali adına imzalarken merkeze alındığını söyledi. Ben de ona “ben bu kadar erken alın dememiştim” diyebildim!
Yeni tayin olan sınıf ve branş öğretmenleri ile ilgili Cumhurbaşkanı sekreterliğinden tutun içişleri bakanlığından da arandığını, noter huzurunda yapılan çekilişle öğretmen atamalarına hiç kimsenin müdahale edemediğinin hüznünü (!) yaşadığını öğrendik. Velhasılı torpil yapmak için herkes devreye girmiş ama kimse başarılı olamamıştı. Yeni öğretmenler, kendi kaderlerinin gereği atandıkları yerlerde görev aldılar. Bizim yeğense Cizre merkeze tayin olmuş ve dört dörtlük bir okulda ve imkanlarda öğretmen olmanın mutluluğunu yaşıyordu.onu Şirnak’a değil ama Şirnak’tan da güzel ilçesi Cizre’de bırakıp döndük.
TORPİL YAPMAK ADAMLIK DEĞİL!
Adamı olan torpil yapıp, terör tehdidinin fazlaca olduğu sanılan köy veya beldelerdeki okullar yerine güvenlik açısından sağlam okullar için gayret harcıyor. Herkes devrede! Devlet, sana öğretmenlik hakkı veriyor ve sende yukarlarda her kimi buluyorsan torpil ile kendini düşünerek atandığın yeri sevmiyor oradan kaçmanın yollarını arıyorsun! Olacak iş mi yani? Bu devirde herkesin adamı vardır! Adam olmak, bir torpil uydurup kendini düşünmek yerine atandığın yerde kaderine razı olmaktır. Sen atandığın yeri sevmiyor beğenmiyorsan, torpil yerine git babanın ekmeğine talim et! Senin gitmekten çekindiğin yerler için canını seve seve verecek boşta binlerce öğretmen var. Kaderine razı olan ve torpil arayışında olmayan gerçek vatansever öğretmenleri candan tebrik ederek, gözlerinden öpüyorum.Cizre Öğretmenevi müdürü ve personeline, Cizre Trafik Bölge Amiri ve ekipleri ile özellikle de 
sınır birliğimizin mümtaz insanlarına kalbi sevgi ve saygımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.
(Siyasi gözlemimi bir sonraki yazımda dile getireceğim)11.9.2003
  

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.