Ülkenin haline bak!

 ÜLKENİN HALİNE BAK! 
M.KEMAL AYÇİÇEK-10.11.2003
Yıllar ne çabuk geçiyor. Saatin hiç durmadığı zaman değirmeni gerçekten zaman öğütüyor. Daha dün gibiydi tam 29 yıl önce bugün, ben ilk okulda siyah önlük ve yakalıksız halimle ATATÜRK’ün büstü önünde kürsüden şiir okumuştum. 10 kasım şiiriydi. Bugün de 10 kasım ve bugün de tüm yurtta TC’yi kuran Atatürk’ün ölüm yıldönümünün 65. Yılının yası tutuluyor. Yas diyorum çünkü, bizim zamanımızda böyle alkışlı, çalgılı, müzikli, konserli anmalar yerine saygının gereği yas vardı. Ama bugün, askerler başta olmak üzere neredeyse herkes (!) zil takıp oynamadı o kadar.
Askerler diyorum çünkü, son zamanlarda askerlerin tamamı kışlalardan çıkmış sivillerin arasında sanki sivillerle görüntüde sidik yarışına girmiş bir hava veriyorlar. Baktım 10 kasım törenlerinde anıtkabirde askeri öğrencilerden tutun ne kadar şapkalı ve şapkasız (Emekli generaller ve askerler) asker varsa hepsi orada ama sivil vatandaşlar yok. Neden siviller yok anıtkabir de?
Ben söyleyeyim, önceki yıllarda sivillerle askeri elbise giyenler birbirlerine karıştığı için sanki askerler hiç anıtkabire gitmemişlermiş gibi görüntü verdiği için onlar bu yıl biraz daha ön plana çıkıp ta vatandaşa görüntüyü daha net verme adına bu yıl vatandaşlardan önce ve ayrı olarak orada oldular. Vatandaşların olmama gerekçesi ise, “güvenlik” gerekçesi ile izah edildi. Bende dahil vatandaşların tamamı zaten bu mesajı da verilmek istendiği gibi aldı!
Vatandaşın biri geldi, “güneş” istedi. Tabi güneş gazetesi. Bende Cumhuriyet Gazetesi’nin Çankaya Belediyesi ile ortak armağanı “ata’yı saygı ve özlemle anıyoruz...” posterini verdim. Adam suratıma baktı, “goyer oni, been ne lazım” dedi. Yaslı birisiydi ama öyle dedi. Acaba o insanı, “atatürk”ten “goyer oni” dedirtecek kadar uzaklaştıran ne olabilir? Bezdirilmişlik, aşırı empoze despotizmi olmasın? Aşırı reklamcılığın ters yansıması olmasın? Saygı duyurma adına her fırsatta yaratılan emredici ve hükmedici sevdirme anlayışı olmasın? Hıxw?
Tıpkı şu mesela kişilerin ana dillerinden koparılmışlıkları gibi ya da ismini kendi öz kültürüne göre almak isteyip de alamayan ve ama bugün mahkemelere başvurup q,w,x harfleriyle “benim adımın başıdır bu harf” diyen yurttaşlar gibi. Şimdi kimse kalkıp, dar ve gerici bakış açısını, Atatürk, Laiklik, Türban veya Ordu üzerinden siyaset yaparak bireysel yada örgütsel tatminini sağlamaya kalkmasın!
Hiç kimse kendini vatan kurtarıcısı görüp, bir başkasını vatan haini gibi görme ve gösterme gayretine kapılmasın. O silah ele alındığı zaman, iş başa düştüğü zaman kimin nasıl kahraman olduğunu doğuran anneler iyi bilir. Hele hele ısmarlama çocuk sahibi olanlar, olmaya çalışanlar, hiç konuşmasın. Ülkenin tek kurtarıcısıymış gibi görüp, halkın sırtından geçinenler, ne hikmetse vatan-millet-Sakarya edebiyatını gerçek sahiplerinden çok yapar hele geldi.
Geçtik Çankaya köşkünü, bugün mahkeme salonlarına kadar indirilen yasaklar zincirinin bundan sonraki halkalarını şimdiden görmemek mümkün değil. Ama aynı ülkede bir şeylerin iyiye gitmesine rağmen, israrla karamsar tablolara zemin hazırlayan zihniyet, şunu unutmamalıdır. Anarşi ve terörün, dili, dini, ırkı,milleti,siyahı yada beyazı olmaz.
Afganistan’da talibanın yaptığını sen Türkiye’de yaparsan, Türkiye’nin de Afganistan’dan farklı olmayacağı bilmek için kahin olmak gerekmez. Demokrasiyi hazmetmeyip, bunu çeşitli kılıflarda hortlatmak ancak ve ancak gerici ve bağnaz bir zihniyetin metodu olabilir. Bunu da akliselim herkes görmektedir. Kalın sağlıcakla.
  

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.