YÖK,AKP VE MHP KONGRLERİ
M.KEMAL AYÇİÇEK
Şu YÖK yasası diye dillendirilen olay kabak tadı verdi. Başka iş, güç yokmuş gibi ha babam aynı şeyi temcit pilavına çevirmek, her halde başka ülkelerde yoktur.
Nereden kaynaklandığını dağdaki çobanın bile anlayabildiği ama halkın hala bu gündemlerle meşgul ediliyor olmasına kargaları bile güldüren bu tartışmalar, birkaç elit sözde ilim sahibi kişilerce ısrarla sürdürülüyor.
Hem de koltuklarını kaybetme telaşına düşmüş, samimiyetsizlikleri suratlarından okunan rol adamlarınca utanmadan sıkılmadan yapılıyor.
KTÜ Rektörüyken yakından tanıdığım ikinci adımdan adaşım YÖK Başkanı Kemal Gürüz’ün “inat”lık damarını iyi bilirim. Hele bir defa “yok” dediyse Nuh desen peygamber dedirtemeyeceğin bir katı anlayışı vardır. Bunu başörtülülere karşı çıkışından bilirim. Rektörlük makamının hemen önünde iki başörtülü öğrenciye saldırışından bilirim. Tabi hiç beklemediğim bir olay olduğu için fotoğraf makinesini havaya kaldırıncaya kadar haklayıvermişti kızcağızları.
Ben bu tartışmaların suni olduğuna yürekten inanıyorum. Görüntülerden ve söylemlerden de çıkardığım sonuç bu. Bu ülkede imam hatipler yüzünden ara insan gücünün yetiştirildiği tüm meslek liseleri mahvedildi.
Oysa o meslek liselerine rahmetli Turgut Özal’ ın başbakanlığında nasıl bir önem verilip, gelişmekte olan ülkelerdeki ara insan gücünün KOBİ’ler için “nitelikli” iş gücü oluşturulacağı inancı işlenmiş ve önem verilmişti. Nice çırak, kalfa ve ustanın sırf bu anlayışla okullu olduklarında duyduğu sevinci, aldıkları sertifikaları birer üniversite diploması gibi işyerlerinin en üst köşelerine yerleştirdiklerine şahitlik etmiş ve bende bundan haz ve mutluluk duymuştum.
Fakat, bugün maalesef ülkemin üniversitelerinin emanet edildiği sözde alimlerin, toplum önündeki halka rağmen anlayış sergiliyor olmalarını yadırgıyor ve ülkemin geleceği adına üzüntüyle izliyorum. Ve sadece izlemiyor o anlayışı tüm samimiyetimle kınıyor ve yeriyorum.
AKP ve MHP kongreleri
Ak Parti, ilk kez sanırım cumhuriyet tarihinde tek başına iktidar olan ve ilk kongresini böyle bir süreçte yapan ilk parti oldu. Gittiğim bir çok kongreden farklı olarak sade ve de iktidar olmuşluk havalarına girilmemiş bir görüntü veriyordu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği mesajlar, delege ve davetlilerin coşturulmasından çok gelecekle ilgili yapılacaklarla ilgiliydi. Böylesine demokrasisi sektelere uğratılmış bir ülkede elbette çok somut gelecek vizyonu çizmek zor olmalıydı. Ama en azından samimi ve güven veren söylemi ile AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ne dediğini köydeki Mehmet amca ile komşusu Yusuf efendi ve Raziye teyze de anlamıştır.
Yakın çevremden görebildiğim gerçekten söyleneni anlamak, dinleme ile ilgili bir olay. Eğer önyargısız dinlemeyi bilebilirsek, anlaşılamayacak hiçbir şey yok. Artık konuşmalarda anlamı belirsiz uydurma kelimeler yerine halk dilinin kullanıldığını bundan önceki iktidarlar dönemlerinde pek duyamıyorduk.
Ak Parti’nin kongresine oranla MHP’de yine eski kongre havasını seyrettik. MHP’ nin önceki kongresinde Devlet Bahçeli’ nin genel başkanlığı için emek vermiştim. Gerçekten de partiye o dönemdeki genel başkan adayları arasında Bahçeli’nin hayat verebileceğine inanmıştık. Gerçi verdi de ama 3 Kasım 2002 erken genel seçimlerinde partinin baraj altında kalmasından salt kendisini sorumlu tutup bir sonraki kongrede partiyi yeni yönetime devredeceğini ilan etmemiş olsaydı Devlet Bahçeli’ yi yadırgamazdım ama maalesef bunu yapmadı.
Evet kendisi aday olmadı sözünü tuttu ama ben Devlet Bahçeli’ den bu kongrede kendisini aday gösteren delegelere teşekkür ederek, bu görevi Ramiz Ongun’a bırakmasını beklerdim. Ramiz Ongun’un 28 Mart 2004’teki yerel seçimlere girip, partiyi nasıl yönettiğini görmek ve eğer başarısızsa yeni bir olağanüstü kongre ile Devlet Bahçeli’nin yeniden genel başkan olması daha şık olabilirdi. Ama olmadı.
Trabzonlu olmama rağmen duygusallık yapıp Koray Aydın’a genel başkanlık yakışırdı demiyorum. Objektif bir anlayışla MHP’nin aslına dönüşünün ve gelişiminin ancak Ramiz Ongun’la olabileceğine olan inancımdan bu yorumu yaptım. Yoksa MHP’ye Devlet Bahçeli’ nin yeniden genel başkan olması düşündürücüdür. Kendisini aday gösterdiği söylenen delegelerin önemli bir bölümünden oy alamamış olmasını nasıl yorumlayayım ki? Var bir iş ama töre midir , nedir anlayamadık tabi!
Kalın sağlıcakla.
Bu haber 527 defa okunmustur.