Karadenizolay
Ana sayfa Galeri Fotoslayt Videolar Bölge E-bilet Medya Anketler Sitene ekle Haber ara Rss
English Deutsch arabic russian azerbaijani spanish chinese français japanese Georgian persian

Translater

Translate for your language

Gazeteleri okuyabilirsiniz

Gül, çıkmalı!

M.Kemal AYÇİÇEK

21.Mayıs.2010, 12:12

M.Kemal AYÇİÇEK

  M.Kemal AYÇİÇEK - 17 Nisan 2007 Salı

Cumhurbaşkanlığı için benim adayım Başbakan yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül. Neden  Babakan Recep Tayyip  Erdoğan değil de Gül olmalı konusunu biraz açmalıyım.Tayyip Erdoğan, Karadenizli olduğundan bizim insanımızda “fors” adeti ya da özentisi, diğer tüm bölgelerden daha azdır. Öncelikle Erdoğan’ın aday olmayacağını bu karakterinden anlayabiliriz! Cumhurbaşkanlığı makamı da “fors” makamı olduğuna göre oraya Ak Parti’den biri çıkacaksa bu öncelikle Abdullah Gül olmalıdır!


Hep Ak parti’de Cumhurbaşkanlığı için “layık” biri aranacaksa da yine öncelikle Abdullah gül adı öne çıkar çünkü, Abdullah Gül, Ak Parti’nin çıkardığı  ilk Başbakanıdır.Yani  Türkiye Cumhuriyeti’nin  58. Hükümeti’nin başbakanı Abdullah Gül’dür. Onun için Ak Parti’de öncelikle Cumhurbaşkanlığı makamı için düşünülmesi gereken isim Abdulah Gül olmalıdır. Bu bugün değil dün de böyle düşünülüyordu ama bakmayın siz Ak parti milletvekillerinin istişare toplantılarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “köşk size yakışır” demesine, o tevazu gereğidir.


Yoksa CHP lideri Deniz Baykal dedi diye değil hele hele Ankara’da Atatürkçü Düşünce Derneği’nce düzenlenen Mitingde istenmedi diye değil, akıl ve mantıkla bakıldığında, Recep tayip Erdoğan’ı yakından tanıyanlar bunu bilir, o “ bu kubbede bir hoş seda bırakma” peşindedir. “hoş seda” da Cumhurbaşkanlığında bırakılmaz ama icraatın başı Başbakan olduğundan Başbakanlıkta bırakılır o da bunun bilincindedir ve onun gereğini yapacaktır. Yoksa, içerde ve dışarıda ne denirse densin hiçbir etki ve tesir altında kalmadan bu kararı yürekten vererek, yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün Çankaya’ya çıkmasını sağlayacaktır!


Neden Abdullah Gül cumhurbaşkanı olmalı denecekse, hem yabancı dil hakimiyetinin güçlü oluşu ve hem de başbakan ve dışişleri bakanlığı yaptığı 5 yıllık dönemde Dünya liderlerini yakından tanımış olmasının  avantajını önümüzdeki sürece katacak olmasından Türkiye ok yararlanacaktır. Böylesine deneyim ve Dünya sorunlarını yakından yaşamış ve takip etmiş bir Cumhurbaşkanı da Türkiye’nin önünün iyice açılması açısından son derece nem taşımaktadır ve bu sağlanacaktır.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de şimdiki Cumhurbaşkanlığı ile Türkiye’nin dilediği gibi gelişebileceğini düşünmemekte ve önümüzdeki süreçte Türkiye’nin  Başkanlık veya yarı başkanlık sistemine geçmesini düşündüğü için Türkiye’nin ilk başkanı olmayı Cumhurbaşkanlığına yeğleyecektir. Türkiye, Dünya’ya uyumu Cumhurbaşkanlığı ile yakalamakta zorlanır ama başkanlık sisteminde daha kolay olur. Onun içinde önümüzdeki dönem tartışmaları daha çok Fransa veya ABD’deki gibi halkın seçeceği başkanlık sistemine odalı olacaktır. Hm zaten Anavatan Partisi Genel Başkanı erkan Mumcu ve eski cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’de bu yöndki görüşlerini daha önceleri de açıkladılar ama bunu yapamadılar. Onların yapamadığını da Başbakan olarak Recep tayip Erdoğan, yeni dönem vaadleri arasına alacak ve bunu yapacaktır.


Türkiye, başkanlık veya yarı başkanlık sistemine geçerse o zaman bugün ki gibi cumhurbaşkanlığı makamı tartışmalı makam olmaktan çıkacak ve halk, adeta atama ile Cumhurbaşkanı seçimi yerine kendi oylarıyla Devlet Başkanını seçecek  yetkiyi eline alacaktır.


Elbette bu kolay değil elbette çok tartışılacak ama olması gereken odur. Bugün, elinde yetki olanlar bunu devretmek istemez tabi, halkı günümüze değin hakir gören, kültürsüz gören zihniyet artık bundan sonrasında halka rağmen bir şeyler çeviremeyecek! Halkı “haso ve memo” mantığı ile sadece vitrinlik olarak kullananlar, bugüne kadar diledikleri gibi at oynattıkları bu ülkede, bundan sonra aynı rahatlığı bulamayacak ve halka saygı duymayı, halkın kararına boyun eğmeyi nihayet öğrenecek umarım.


Türkiye, hem kendi coğrafyasındaki ve hem de Dünya’daki etkinliğini insanlık yararına kullanarak, bölgesel kalkınmanın da itici gücü olacak. Elbette bu süreç dillendirildiği gibi kolay olmayabilir ama çetrefilli de olsa Türkiye, birlik ve dirliğinden taviz vermeden bu rolün üstesinden gelecek diye inanıyorum. Kalın sağlıcakla.

Bu haber 568 defa okunmustur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Karadeniz nasıl yeşil kalıyor sanıyorsunuz?21.Mayıs.2012

GALERİ

Yorumsuz

Yorumsuz!

ANKET

Demiryolu, Trabzon'a hangi güzergahtan gitmeli?





Tüm Anketler

önerilen linkler

yöresel

Alexa Certified Traffic Ranking for www.karadenizolay.com

memleket gazeteni oku

Subscribe in a reader

Copyright©Tüm hakları saklıdır.Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.karadenizolay.com Sadece İnternet Üzerinden Yayın yapmaktadır. 2003- 2012 Haber Merkezi iletişim e-mail: info@karadenizolay.com
RSS Kaynağı | iletişim | künye | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi