Karadenizolay
Ana sayfa Galeri Fotoslayt Videolar Bölge E-bilet Medya Anketler Sitene ekle Haber ara Rss
English Deutsch arabic russian azerbaijani spanish chinese français japanese Georgian persian

Translater

Translate for your language

Gazeteleri okuyabilirsiniz

Dünya Kupası'ndaki "Top" un dili..

M.Kemal AYÇİÇEK

04.Temmuz.2010, 10:27

M.Kemal AYÇİÇEK

Dünya Kupası’ndaki “top”un dili

 

M. Kemal AYÇİÇEK –  4 Temmuz 2010 

 

Her ne kadar anlamıyorsak da Futbol’dan, bu “anlayamamak” bizdeki rutin futboldandır. Yoksa, Dünya’ya gözümüzü kapamış değiliz. Her dört yılda bir yapılan Dünya Kupası maçlarını bende yıllardır TV ekranlarından izlerim. Evet, 2002 Dünya Kupasını daha bir ilgiyle izlemiştim oda, Türkiye’nin de  o kupada yer almasındandı. 2010 Dünya Kupası’nı ise önceki yıllardaki anlayışla, “iyi oynayan kazansın, alkışlayalım” anlayışıyla izliyorum.

 

En son Cumartesi gecesi Paraguay- İspanya maçını izlerken, gizlice hakem oldum mesela. Zaman zaman yaparım bunu, işim olmasa da ortada bir oyun varsa, o oyunda “Adalet” olsun isterim. Adı üstünde, oyun bunlar ama oyundur diye ciddiye almamak gibi bir düşüncem asla yok. Evet de oyunlarda bile “oyun içinde oyun”ların olduğunu gördükçe de, olaya el atıp, “oyun içindeki oyuna” seyirci kalmamak adına da empati yapıyorum. Almanya- Arjantin maçındaki 4-0’lık maç’tan sonra, “şimdi başladı işte” dedim kupa. Güzel futbol, güzel goller, insanı ister istemez çekiyor.  Ben öyle Messi veya Müller’i izlemem. Genel olarak bakarım tabloya. Evet, bireyler de önemli de bu oyunda “takım”a bakarım kısaca.O takımların, diline, formalarının rengine de bakmam, yetenekleri izler saygı duyar, alkışlarım.

 

Fakat, Paraguay- İspanya maçını izlerken Allah’dan yalnızdım, yoksa oğluma madara olurdum. Hop oturup, hop kalktım.Dedim ya, Hakemlikte yapıyorum ama zaman zaman hakemliği unutup, “insan” olmaya geri dönüyorum!(Hakemler, insan değildir demiyorum ama duygudan sıyırıp, görev yaparlarken her görev yapanın o görevi gereği insan olamayacağını söylüyorum.Asker,polis, hakim, savcı,gazeteci vs..) Paraguay’lı  Nelson Valdez’in golünü, “ofsayt” gerekçesi ile saymayan Hakem Carlos Batres (Guatemala)’in o tutumu yüzünden hakem oldum. Ben olsam o göldü kesin. Haksızlık yaptı Paraguay’a hakem. Ondan sonra maçı artık maçın içinden izlemeye başladım. Sahadayım yani!

 

Paraguay penaltı kazanınca “ilahi adalet” dedim ama Cardozo'nun vuruşunda İspanya kalecisi Casillas’ın kurtarışını içimden alkışladım.(gizlice).Hemen ardından İspanya’nın  David Villa’nın düşürülmesiyle kazandığı penaltı, Alanso’nun ilk vuruşunun gol olması ama bu golün, ceza sahasına giren diğer oyuncular yüzünden tekrarlanması, ardından tekrarlanan penaltının Paraguay kalecisi Justo Vıllar tarafından kurtarılması tabiî ki nefes kesti. Ramos’un orada düşürülmesi de ayrı bir penaltıydı ama hakem onu da atladı. Ben yine kızdım tabi, çünkü bende düdük yok, düdük Carlos Batres’te..Ardından iniesta’nın pası, Pedro’nun vuruşu, topun direkten dönmesi ve  David Villa’nın önce sağ direkten dönerek sol direğe çarpıp, filelere giden golü de hakemin son hatasının telafisi olmuş oldu. İspanya, Paraguay’ı  bu golle 1-0 yendi. Bende hakemlikten çıktım tabi. İşte ondan sonra o sahada mesela Paraguay'lı Oscar Cardozo’nun o gözyaşları, izleyenleri ağlatmamış mıdır?

 

Bakıyorsunuz, tüm Dünya’da insanlar bu Kupa ile aynı dili konuşuyor değil mi? Kimse kimsenin dilini bilmese de herkes, böylesi bir organizasyondan kendince anlamlar çıkarabiliyor. Mutluluk ve hüzün, tüm insanlar için aynı kalplerde atabiliyor. Dünya kupası’nın maskotu “Zakumi” ama Kupa’da  “Vuvuzela” denilen yerel çalgı ön plandaydı ve  o sinir edici bet sesine rağmen, maçlar boyunca sahalardan eksik olmadı. O ses bile, kimilerine mutluluk verirken kimini de fena helde belki maçlardan uzak tutmaya yetti. Demem o ki, Dünya Kupası’nda sağa,sola,yukarıya, trübüne hep dövülen, vurulan “Top”  mükemmel bir insanlık “dili” oldu. Hani koskoca bir “2010 Dünya Kupası bitti de, sen bir yazı yazmadın” diyenler belki olur diye yazmadan edemedim.

 

Dünya Kupası’na benim gibi biraz mesafeli olanlar için kısaca temel bilgilere de yer vermek isterim tabi;

 

“ Ev sahibi nasıl seçildi;

 

FIFA, 2010 FIFA Dünya Kupası'nın daha önce hiç bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmayan tek kıta olan Afrika'da yapılacağını duyurmuştu. İlk olarak 5 ülke ev sahibi olmak için aday oldu:

 

 Fas

 Güney Afrika

 Libya /  Tunus

 Mısır

Kazanan ülke FIFA başkanı Sepp Blatter tarafından 15 Mayıs 2004'de Zürih'de açıklandı.

 

Sonuçlar şöyleydi;

 

 Güney Afrika, 14 oy

 Fas, 10 oy

 Mısır, 0 oy

 Tunus, 8 Mayıs 2004 tarihinde çekildi ve cezalandırıldı.

 Libya, Gerekli şartları yerine getiremediğinden dolayı elendi.

“Zakumi, elinden geldiğince insanları eğlendirmek ve Afrika müziğiyle dans ettirmek istiyor. O, oyuncular, taraftarlar ve hakemler için bir animatör. Turnuvanın resmi maskotu olmaktan çok mutlu olduğunu söylüyor Zakumi.

Zakumi futbol oynamayı çok seviyor ve futbolun insanları birleştirici özelliğini, diller arasındaki bariyerleri kırdığına inanıyor. Zakumi herkesi Afrika'ya bekliyor ve 2010 yılının en büyük organizasyonunda iyi seyirler diliyor.”

Dünya Kupası 2010’da maçların yapıldığı Stadlar;

Free State Stadyumu / Bloemfontein

Green Point Stadyumu / Cape Town

Durban Stadyumu / Durban

Ellis Park Stadyumu / Johannesburg

Soccer City Stadyumu / Johannesburg

Mbombela Stadyumu / Nelspruit

Peter Mokaba Stadyumu / Polokwane

Port Elizabeth Stadyumu / Port Elizabeth

Loftus Versfeld Stadyumu / Pretoria

Royal Bafokeng Stadyumu / Rustenburg

 

Dünya Kupası 2010 Turnuva ayrıntıları ;

 

Ev sahibi ülke :                         Güney Afrika

Tarihler :                                   11 Haziran - 11 Temmuz 2010

Takımlar :                                  32 (6 konfederasyondan)

Stadyum(lar) :                            10 (9 ev sahibi şehirde)

Final konumları

Turnuva istatistikleri  Çeyrek final maçlarından sonra

Maç sayısı :                                 60

Gol sayısı:                                    133  (maç başına 2.22)

Seyirci sayısı :                              2.934.673  (maç başına 48.911)

Gol kral(lar)ı :                                Villa

 

 

Şimdiye kadar ki Dünya Kupası sahibi ülkeler;

   

YIL     EV SAHİBİ   ŞAMPİYON

1930    Uruguay          Uruguay

1934    İtalya               İtalya

1938    Fransa             İtalya

1950    Brezilya          Uruguay

1954    İsviçre             Federal Almanya

1958    İsveç               Brezilya

1962    Şili                   Brezilya

1966    İngiltere          İngiltere

1970    Meksika          Brezilya

1974    Federal Almanya        Federal Almanya

1978    Arjantin          Arjantin

1982    İspanya           İtalya

1986    Meksika          Arjantin

1990    İtalya               Federal Almanya

1994    Birleşik Devletler       Brezilya

1998    Fransa             Fransa

2002    Kore Cum/ Japonya    Brezilya

2006    Almanya         İtalya

2010    Güney Afrika - İSPANYA

2014    Brezilya          --- 

 

Nice Türkiye’nin de katıldığı, Güzel Dünya Kupaları dileklerimle, Kalın sağlıcakla..

 

Not: Bu yazım aynı zamanda www.karadenizolay.com , www.karadenizolay.net , www.kuzeyhaber.com , www.24haber.net ve Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmaktadır.(mka)

Bu haber 644 defa okunmustur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Karadeniz nasıl yeşil kalıyor sanıyorsunuz?21.Mayıs.2012

GALERİ

Yorumsuz

Yorumsuz!

ANKET

Demiryolu, Trabzon'a hangi güzergahtan gitmeli?





Tüm Anketler

önerilen linkler

yöresel

Alexa Certified Traffic Ranking for www.karadenizolay.com

memleket gazeteni oku

Subscribe in a reader

Copyright©Tüm hakları saklıdır.Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.karadenizolay.com Sadece İnternet Üzerinden Yayın yapmaktadır. 2003- 2012 Haber Merkezi iletişim e-mail: info@karadenizolay.com
RSS Kaynağı | iletişim | künye | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi