Trabzonspor, şimdi “Bismillah” dedi
M. Kemal AYÇİÇEK – 9 Ağustos 2010
Süper kupa’da Şampiyon Bursaspor’la karşılaşıp, 3-0’lık bir skorla Süper Kupa’nın sahibi olması, Trabzonspor’un o kaybolmuş “ruhu” (Zaferlere susaması)nun yeniden kazanıldığını gösterdi. Trabzonspor’un şimdi “Bismillah” diyor olmasını, aslında Şampiyonlar Ligi play-off’ta Liverpool-Trabzonspor’un eşleşmesine bağlıyorum. Oda şu, eğer Trabzonspor, Liverpool ile eşleşmemiş olsaydı, belki süper kupa’yı müzesine götüremezdi.
Şimdi o “Bismillah”ı biraz açmak lazım. Trabzonspor, Son lig şampiyonluğunu 1983-84 sezonunda Ahmet Suat özyazıcı döneminde yaşayan bordo-mavililer, o tarihten bu yana geçen 22 sezondur şampiyonluğa hasretti. Şimdi, Trabzonspor’un, o ruha dönüşünün işareti, Liverpoll’la eşleşmesi ile başladı ve ilk meyvesini de Şampiyon Bursaspor’u 3-0 yenerek aldığı Süper kupa ile verdi. Şimdi o eski, efsane olan Trabzonspor ruhu, geri gelmiş oldu.
Türkiye liglerinde her takımın bir teknik direktörü vardır ama Trabzonspor, hariçtir buna. Çünkü her Trabzopnspor taraftarı, maçları ister stada giderek isterse TV’den seyretsin mutlaka ve kesinlikle “Trabzonspor’un gizli teknik direktörü”dür. Bu son yıllardaki başarısızlığın temelinde de aslında bu haslet yatar. Yani her Trabzonspor taraftarının birer gizli teknik direktör olması ve buna göre de kamuoyunu yönlendirmelerinin rolu vardır. Yoksa Trabzonspor’un taraftarları da birer profesyonel Trabzonspor taraftarı olabilseler, belki de başarısızlık diye bir sorunu Trabzonspor’un hiç olmayacak!
Bu mesela salt Trabzonspor’un maçlarına gitsin veya gitmesin sade taraftarından kaynaklanan bir sorun da değildir, taraftarı gizli teknik direktör olan Trabzonspor’da, basın camiasındaki kalemşörlerin artık ne olduklarına sizler karar verin. Düşünün sade Trabzonspor taraftarı teknik direktör, o zaman elinde kalemi olan ne olmaz ki? Öyle değil mi? Ha ben bunu yadırgamıyorum, yanlış anlaşılmak da istemem açıkçası, bizde sıradan bir futbol taraftarının da o engin Karadeniz zekasi, ona o “gizli teknik direktörlük” vazifesini kendisi verir.
Yani birilerinden herhangi bir izin alması gerekmez. O kendi içinde bir takım kurar, sahaya sürer ve kendisi takımı oynatır. Şenol Güneş, olaki yanlış bir oyuncu değiştirdi diyelim, basar isyanı. O anda babasını bile tanımaz ve verir veriştirir. Karşısında hele bir de kamera görünce zaten, babasını tanımayan dedesini tanır mı? Açar ağızını, yumar gözünü.. ama haklı ama haksız fark etmez. Bu Karadenizliliğin verdiği bir yüksek algılama ile ilgili bir durumdur. Bunu artık daha fazla açıklamama gerek yok.
Trabzonspor’un üzerine serpilmiş bir ölü toprağı vardı ve Liverpool yeniden rakip olunca işte o ruh, diriliverdi. Dirilişini de son lig şampiyonumuz Bursaspor’u 3-0 yenerek göstermiş oldu. Bursa’da gazetecilik yapan arkadaşlarım var, biri kalktı hemen maç öncesi, “sizi yeneceğiz hem de çok kötü” diyiverdi. Bende ona gayri ihtiyarı “en az 2 tane atarız size, öyle konuşma”dedim. Ama takımda sadece Şenol Güneş’in teknik Direktör olduğunu biliyorum. Kalede kim var onu bile bilmiyorum. Gayri ihtiyarı söyledim ama rakip Bursa olunca, Trabzonspor’un böyle bir rakibi, Bursa’da gittiğim ve 2-1 kazandığımız maçı hatırlayarak, o iki rakamını söyledim. Ne zor maçtı o..Oldum olası Bursaspor’la biz hem birbirimizi severiz hem de döveriz. Bizim Bursaspor’la olan aşkımız biraz çetrefillidir anlayacağınız..
Diyeceksiniz ki “ya Askeri Şura’da “temüller”e uyulmadı, neden ona bir şey demiyorsun, şimdi Trabzonspor’un “Bismillah”ına mı kaldık” ama işin içine Trabzonspor girdi mi, Genel Kurmaymış, karakuvvetleri komutanlığı imiş, yok kriz, miriz varmış, onlar hep solda sıfır kalır. Bizim genel kurmayımız Trabzonspor’dur. Şimdi bakın siz Liverpool ile yapılacak maça.. o benim ekranlarım, yani Liverpool’a Avni Aker’i dar ettiğimiz o günlerin kuşağı, yeniden dönüyor Trabzonspor taraftarlığına..küsmüştük ama yeniden takımımızla barışık olacağız. Biz, bizim kuşak olarak nostalji yapacağız, biz nostalji yaparken o zaman doğmamış Trabzonsporlular, şimdi yeniden kendi ruhlarında doğmuş olacaklar. O zaman, yani 20 ekim 1976..
O yıl için yazılanlardan bir kısmına bakın
“trabzonspor dozer cemil'in boztepe tarafındaki kaleye attığı penaltı vuruşunu gole çevirmesiyle 1-0'lık skor neticesinde hem maçı kazanmış hem de üst üste o ve ondan önceki sene şampiyon kulüpler şampiyonu olan takımı devirmesiyle, kendiyle dalga geçen başta istanbul medyası ve avrupa medyasını göt etmiştir.”
“ayrıca da trabzonsporlu ali kemal denizci ingiliz milli defans oyuncusu smith karşısında top ayağındayken horon tepmiştir. bu da trabzonspor'un efsane ruhunun nereden geldiğinin en açık kanıtıdır.”
“gazeteler liverpool'un sevinirken çekilmiş fotoğrafını gazeteye koymuş, yazıları eklemek için maçın bitmesini beklerken, trabzon tarafından hezimete uğratılmışlardır. ertesi gün gazetelerde sevinen bir liverpool fotoğrafının altında şu manşet vardır: ''liverpool resimdeki gibi sevinemedi''.
İşte Trabzonspor’un yeni kuşak taraftarları ile eski kuşak taraftarlarını aynı ruhta birleştirecek bir bağlaç oldu Liverpool eşleşmesi..Onun için “Trabzonspor, Bismillah “dedi dedim. O zaman yani 1976’da Trabzonspor’un kalesinde Şenol Güneş vardı, o Şenol Güneş şimdi aynı takımın Teknik direktörü..O günkü Trabzonspor ruhu ve gürühünü günümüze yansıtacaklarına inanarak, Trabzonspor’un tüm yönetici, futbolcu ve taraftarlarına şimdiden teşekkür ediyorum.bu Trabzonsporluluk ruhunun yeniden şahlanışına vesile oldukları için binlerce kez teşekkür ediyorum. Kalın sağlıcakla..
Not: bu yazım aynı zaman da www.karadenizolay.com , www.karadenizolay.net , www.kuzeyhaber.com ve Hizmet Gazetesi’inde yayınlanmaktadır. (mka)
Bu haber 660 defa okunmustur.