ÖSYM’ye “neşter” lazım!
M. Kemal AYÇİÇEK – 23 Ağustos 2010
“Radikal'in haberine göre Devlet memuru olmak isteyen 800 bin adayın ter döktüğü Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) soru veya yanıtların sızdığı iddiası, ‘güçleniyor.’ Radikal, 10-11 Temmuz’da yapılan sınavın şampiyonlarını mercek altına aldı. Radikal’in resmi kaynaklarda yaptığı kontrollere göre ‘KPSS şampiyonları’ndan (120 sorulu sınavda 110 ve üzeri net yapanların) en az 20’si, aynı evde yaşayan evli çiftler, kardeşler veya ev arkadaşları.”
Bu ülkede doğru-düzgün hiçbir şey olmayacak mı diye geçiyor insanın aklından. Yıllarını alnının akıyla çalışıp, çabalayarak, anne ve babalarının büyük fedakarlıkları ile üniversiteleri bitirip, bu ülkede namusu ile geçinmenin mücadelesini veren insanlar, memur olmak için bir sınava giriyor. Sınav sonuçları açıklanıyor, konulan barajı aşanlar, sonuçlara seviniyor. Barajın altında kalanlar, kendi muhasebesini yapıp, daha fazla çalışması gerektiğine kendini inandırıyor ve tevekkül ediyor. Ama siz, böyle bir sınavda, soruların önceden birilerine verildiği-satıldığı gibi bir kanıya düşürecek bir sonuçla karşılaşırsanız, o sınava girmemiş bile olsanız ne dersiniz? Bu sınavı yapanlara, o sınav sorularını çalanlara, eş-dost ve akrabalara veya arkadaşlara satanlara(!) veya verenlere veya tüm bunlara seyirci kalanlara sövüp saymaz mısınız? Bu nasıl bir sistemdir böyle? Bu nasıl bir ÖSYM’dir Allah aşkına? Bunların amirinde, memurunda vicdan denilen bir insani his yok mudur? Bu ne sorumsuzluktur böyle?
ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan’ın bu kadar çok sayıda ‘çift’in birlikte tam puan yapmasına, KPSS ile ilgisi olsun veya olmasın tüm vicdanları rahatlatacak bir açıklama yapması ve gereğini de behemahal yapması gerekir. Bu ÖSYM’nin kırılan ilk testisi de değildir. Milli Eğitim Bakanlığımıdır sorumlu, yoksa sadece ÖSYM başkanımıdır, her kimse veya kimselerse mutlaka Sınavlardan sorumlu bu ÖSYM’ye bir netlik kazandırmalıdır. Bu ÖSYM, tüm sınavlardan sorumlu bir kurum olarak bu işi eline yüzüne bulaştırmaktadır.Artık, ÖSYM’nin bu gayri ciddi icraatlarına dur denmelidir. Kimsenin alın teri üzerinden birilerinin akraba-eş-dost-arkadaş kayırmasına izin verilmemeli ve bugüne kadar yapılan sınavların da yeni baştan gözden geçirilmesi mümkünse yapılmalıdır. Haksız uygulamaların hesabı da hemen sorulmalıdır. Görevini hakkı ile yapmayan her kim olursa olsun gözünün yaşına bakılmaksızın da o görevlerden alınmalıdır. Böyle saçma sapan bir sisteme daha fazla katlanılamaz!
Tamam,
“MAAŞLAR DA DÜZENLİ DEĞİLMİŞ
YÖK’ün de ÖSYM’nin de bütçeleri ve kadroları farklı. Sınav ve kılavuz geliri 180 milyon lirayı bulan merkezde, il bütçesi oluşturulamadığından düzenli bir maaş yok. Başkan ve sözleşmeli müdürler hariç, sınavda görevlendirilen memurların ücretleri kılavuzlardan elde edilen gelirle ödeniyor. Geliri kullanamayan ÖSYM, kazandığı parayı YÖK'e aktarıyor.
ŞUBELER DE AÇILAMIYORMUŞ
Kurumun binaları da YÖK’e ait. Ziraat Bankası’ndan dört yıl önce alınan ve 10 milyon TL harcanarak yeniden düzenlenen, İstanbul 4. Levent’teki İl Başkanlığı binası, kadro olmadığı için açılamıyor. Aynı nedenle, İzmir’de alınan binada da hizmet verilemiyor. Bu binaların ÖSYM'deki hataları nasıl etkilediği ise merak konusu oldu.
Bilindiği gibi YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’in görevlendirmesi ile başkan olan Yarımağan'ın kadrosu Karabük Üniversitesi’nde. İddiaya göre maaşı, mesaileriyle 350-400 liraymış.
Yine gazetenin yorumuna başvurduğu bir haber kaynağı, ÖSYM'deki başarıların tamamı Başkan Yarımağan'ın özverileri sayesindeymiş.”
Ne olursa olsun bu işin, alın terinin, onca emeğin böylesine sorumsuzca heba edilmesi gibi skandallara sebebiyet vermesine göz yumulamaz. Yani bu işin mazereti olmaz ve kabul edilemez. Sayın Yarımağan, tüm bu yükün altından kalkamıyorsa veya oyuna getiriliyorsa da ona da göz yumulamaz. Bu iş, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemekten başka bir şey değildir. Böyle haksız, usulsüz, sorumsuzca bir görev anlayışı da olmaz. ÖSYM’ye acilen bir çekidüzen verilmeli ve neşter vurulmalı ve bundan sonraki tüm icraatları da mercek altına alınmalıdır. Kimsenin hakkı yenmesin, kimsenin hakkının yenmesine de izin verilmesin. Bu son KPSS sınavında o 120 soruyu da bilenler(!)in de icabına bakılsın, bu sınav sonuçlarına dayanarak ta en ufak bir atama yapılmasın. Gerekirse KPSS sınavı yenilensin ve hak yerini bulsun. Bir değil iki değil yetmez mi artık? Kalın sağlıcakla.
Not: Bu yazım aynı zaman da www.karadenizolay.com , www.karadenizolay.net , www.kuzeyhaber.com ve Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmaktadır.(mka)
Bu haber 697 defa okunmustur.