Karadenizolay
Ana sayfa Galeri Fotoslayt Videolar Bölge E-bilet Medya Anketler Sitene ekle Haber ara Rss
English Deutsch arabic russian azerbaijani spanish chinese français japanese Georgian persian

Translater

Translate for your language

Gazeteleri okuyabilirsiniz

Yetmez ama tabiî ki Evet

M.Kemal AYÇİÇEK

06.Eylül.2010, 21:36

M.Kemal AYÇİÇEK

Yetmez ama tabiî ki Evet

 

M. Kemal AYÇİÇEK- 6 Eylül 2010 

 

“Bana ne senin ne anladığından?” diyenlerle işim yok zaten. İstediğiniz kadar nedenler sıralayın, istediğiniz kadar “şu iyidir” diyin, eğer herhangi bir taraftaysanız ve önyargılıysanız zaten sizinle konuşmanın da anlamı olmaz. Önyargılı olmadan, sadece Türkiye’nin geçmişi ile günümüz arasında bir beyin fırtınası yaparsanız, elinizi vicdanınıza koyarak kendiniz olarak bir düşünürseniz, aslında 12 Eylül 2010’daki Referandum’da sandık başına gidince “Hayır” mı? , “Evet” mi  ne diyeceğinize daha rahat karar verirsiniz!

 

Adam öğretmen. Trabzon’daki Polis kardeşinin ziyaretine gelmiş. Kayserili. Sohbet ederken, gündem gereği “Referandum’da ne diyeceksin” diye soruverdi. Ben cevabımı, dolambaçlı yollardan verdim. O da kendince kararını vermiş, oda dolambaçlı yollardan anlatmaya çalıştı. Ama gerekçesi, bana biraz garip geldi. Öyle 26 maddeyi değil, ne Devlet Bahçeli ve ne de Kemal Kılıçdaroğlu’nun meydanlardaki sözlerinden de alıntı yapmadı. Başladı anlatmaya, Halk Oylaması’ndaki kararının gerekçesini..

 

“Kayseri’de dört katlı bir evde en üst katta oturuyoruz. Bizim en alttaki daireye ne olduğu belli olmayan bayanlar geldi. Ev, arı kovanı gibi çalışıyor. Gelenler, gidenler her gün değişik tipler. Polise şikayet ediyoruz ama polis, “biz bir şey yapamayız” diyor, bir işlem yapmıyorlar. Nereye başvurduysak, çare bulamadık.Muhtemelen o ev, randevu evi olarak kullanılıyor ve biz bundan rahatsızlık duyuyoruz. Bunun için ben hayır demeyi düşünüyorum”

 

Yani, 2007 yılında Ak Parti hükümeti’nin AB uyum yasaları  çerçevesinde “ Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu”nda yaptığı değişikliklerine gönderme yapıyor. O yasada değişiklik yapılmasaymış, bizim Kayserili öğretmenin oturduğu apartmanın en alt katındaki bayanlar, öyle rahat hareket edemezlermiş ve kendileri de böyle bir çevrede oturmaktan rahatsızlık duymazlarmış! Garip bir “Hayır” gerekçesi değil mi? Peki dedim, “siz o apartman dairesini kiraya veren ev sahibine gittiniz mi, neden ona gidip bu durumdan duyduğunuz rahatsızlığı anlatmıyorsunuz?”  “Evet, onu da aradık ama bulamıyoruz ki” deyiverdi. Ben hani öğretmendir, iyi bir gerekçesi vardır “hayır” demek için diye bekledim ama bula bula böylesine sadece kendi dairelerini ve ailesini düşünerek, kendince uygun bulmadığı bir yasa değişikliğini bahane eden öğretmen, beni hayal kırıklığına uğrattı.

 

Meydanlarda ve televizyon ekranlarında sanki bir halk oylaması değil de genel seçimlermiş gibi bir hava estiriliyor. Muhalefet, nasılsa Ak parti, bu ülkede 8 yıldır iktidarda ve halk bıkmıştır, bundan yararlanmaya çalışırken, Hükümet kanadı da TBMM’de yapılan değişikliklerin halkoylamasında kabul edilmesi için efor sarfediyor. Aslında dürüst siyaset yapılacak olsa, meydanlarda Bu Referandum’daki maddelerin halka anlatılması ve tartışmanın daha çok o değiştirilen Anayasa maddeleri üzerinde yapılması gerekirdi ama muhalefet, işi basite indirgeyerek, maddeler yerine sözde “yıpranmış” AK Parti hükümeti üzerinden işi götürme gayretindeler. Yanlış olan budur.

 

Aslına bakarsanız Türkiye’de, Askerlerin bir gecede yaptığı şeyi, halk kolay kolay yapamıyor. Bu 12 Eylül 2010’da yapılacak Halkoylaması’ndaki oylamaya sunulan 26 madde değişikliği, 12 Eylül 1982 Anaysası’nın 16. değişikliğidir. Yani askerler, bir gecede yönetime el koymuş ve bir Anayasa yapmıştır. O Anayasa’da daha sivil daha Demokratik maddeler olsun diye siviller, yani halkın oy verip, “ Bu ülkeyi yönetin” dediği siyasetçiler, yıllardan beri o Anayasa’yı değiştiremiyor! Onun için bu Halkoylaması, aslında Halkın, o yetki verip meclise gönderdiği insanlara verdiği yetkiye rağmen, o yetki verdiği insanların yaptığı değişiklikleri “tescil” etmek için sandığa gideceklerdir. Bana göre Referandum’un temel esprisi budur. Yoksa gerisi lafigüzaftır. Ha bu arada unutmadan  ben 12 Eylül 1982 Anayasası’na (Pilebisit’tir) ben “evet” oyu vermiştim. “Evet”leri “Hayır”lardan daha olumlu bulduğum için bende 12 Eylül’de tekrar  yetmez ama “Evet” diyeceğim. Çünkü ben özgürüm, bağımsızım, önyargılı değilim ve yarım yamalak bir demokrasi değil, tam Demokrasi’den yanayım. Yeni bir baştan sona sivillerce hazırlanmış Anayasa’ya bu ülkenin ihtiyacı var diyorum. Bu arada Ramazan Bayramınız mübarek olsun. Kalın sağlıcakla.

 

Not: bu yazım aynı zaman da  www.kuzeyhaber.com , www.karadenizolay.net ve Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmıştır.(mka)

Bu haber 528 defa okunmustur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Karadeniz nasıl yeşil kalıyor sanıyorsunuz?21.Mayıs.2012

GALERİ

Yorumsuz

Yorumsuz!

ANKET

Demiryolu, Trabzon'a hangi güzergahtan gitmeli?





Tüm Anketler

önerilen linkler

yöresel

Alexa Certified Traffic Ranking for www.karadenizolay.com

memleket gazeteni oku

Subscribe in a reader

Copyright©Tüm hakları saklıdır.Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.karadenizolay.com Sadece İnternet Üzerinden Yayın yapmaktadır. 2003- 2012 Haber Merkezi iletişim e-mail: info@karadenizolay.com
RSS Kaynağı | iletişim | künye | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi