Mısırlılar, sevgililerine kavuştu!
M. Kemal AYÇİÇEK-14 Şubat 2011
On sekiz gün üzerine Mısır’da otuz yıllık hükümranlığını bıraktı gitti Hüsnü Mübarek. Mısır’a dününden itibaren değil de bugün bakıyorum, halkın Tahrir meydanında başlattığı sivil itaatsizlik, sonuç verdi otuz yıl üzerine.Mısırlılar, sevgililerine kavuştu!. Gerçi biz öyle bakıyoruz ya, yönetime gelenler Asker oysa. Normalde bizim üzülmemiz gerekirken..öyle ya askerin yönetime el koyduğu demokrasi olur mu?
Bizim Eminbey geldi, “ne o mutlu gördüm seni, hayırdır” dedi. Güldüm, “Mısırlılar, Mübarek’i gönderdi, bu yetmez mi?” dedim. Baktı bir tuhaf önce, sonra yine gözlerini iyice açtı, “sen salakmısın” dercesine, “sana ne bundan ki?” diye sordu. Dedim ki, Dünya’nın her hangi bir yerinde bir deprem, veya sel veya şu kükreyen yanardağlar veya tusunamiler veya kazalarda ölen insanlar için üzülmüyor muyuz? O üzüldüğümüz insanlardan bir tek tanıdığımız var da mı üzülüyoruz onlara? Yani dünyanın her hangi bir yerindeki olaya üzülme hakkımız var da güzel olan bir şeye, bir devrim’e sevinme hakkımız olmaz mı? Mısırlılar sokaklara dökülmüş, coşkuyla sevinirken, biz buna neden sevinmeyelim ki? Onun için mutluyum dedim.
Eminbey’e garip gitti bendeki sevinç..oysa Eminbey, devirden de kaygılı..biraz geç yaşta evlendi. Çocukları yeni yeni büyüyor, en büyüğü daha liseye yeni başladı..zaman zaman çocuklarla diyalog konusunda görüş alıyor, “nasıl davranmalıyım?” diye soruyor. Çocukları anlayamamaktan kaygılı aynı zamanda.Babasıyla arasındaki tartışmalarında babasının ne kadar haklı olduğunu, daha doğrusu babasının ona yıllar önce neler dediğini yeni yeni anlayabildiğini söylüyor. O henüz çevresinden sıyrılıp, Dünya’yı görebilecek bir konumda değil, o nedenle mısırlıların mutluluğunun aynı zaman da nasıl bizim mutluluğumuz olabildiğini anlayamıyor.
Ama aynı eminbey, Irak’ta Saddam Hüseyin idam edilirken daha bir mutlu görünüyordu! O buna seviniyordu, 5 bin kürdü kimyasal silahla katlettiğinden ona kızgındı ama Hüsnü Mübarek’in soyadını sevmişti. Onda “Mübarek” deniyordu, onun için Saddam Hüseyin’in gidişine sevinirken, Hüsnü Mübarek’in gidişinin ne anlama geldiğini düşünmüyordu bile. Biraz daha yerele geldik sohbette, “sen Eminbey, gülen bir insanı mı daha çok seversin yoksa kaşları çatık olan insanı mı?” diye sordum. “kim sever çatık kaşlı insanı?” diye bana soruyla karşılık verdi. Demek ki, tanımadığımız halde gülen bir insan gördüğümüz de bile onun pozitif enerjisi, bize olumlu yansıyabiliyordu. O zaman toplumda gülen insanların sayısının fazla olması, aynı zaman da bizim de mutlu olmamız anlamına gelmiyor mu diye sordum. “haklısın” dedi.
Eminbeyle öyle konuştuk ama gel şimdi Mısır’da yönetime gelen Askerler, “6 ay idare bizde” dedi. İyide 6 ay sonra ya halka verdikleri sözleri yerine getirmezlerse ne olacak? Şimdi de onun kaygısını duyacağız ama o gösteriler ırasında halkına silah çevirmeyen askerler, herhalde verdikleri sözü yerine getirirler diye iyimser olmakta yarar var. Kazanılmış bir özgürlüğün başka türlü anlamı olamaz zaten. Mısırlıları vesile ettiysek de yer yüzünde her nerede varsa tüm sevgiye saygı duyan insanların çoğalmasını umuyor ve tüm sevenlerin (çıkar için sevenler hariç) sevgililer gününü kutluyorum. Kalın sağlıcakla.
Not: Bu yazım aynı zaman da www.karadenizolay.com , www.kuzeyhaber.com ve Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmaktadır. (mka)
Bu haber 532 defa okunmustur.