,

Söğütlü vadisi ve vadinin kadınları!

Söğütlü Vadisini bir sayfaya sığdırmak mümkün değildir. Kocaman bir kitap olacak kadar özelliği var bu vadinin. Hele ki Trabzon’un 1929 yılında ilk elektrik santralının kurulduğu Visera, şimdiki Işıklar köyünün eteklerinden geçen Söğütlü Deresi, kendi başına bir kitap olacak kadar Cumhuriyet tarihinin bir parçası olursa.

Söğütlü vadisi ve vadinin kadınları!

Yöremiz, yüreğimiz: Trabzon’un yaşayan, köyleşen şehirleri.

SÖĞÜTLÜ VADİSİ 

Mehmet Nuri Sunguroğlu  -11 Mart  2023

İlk defa 1971 yılında gitmiştim Söğütlü Vadisinden yukarı doğru. Düzköy’e gidecektim. Tütün tarlalarının arasından kıvrılarak geçen stabilize yollardan geçerek varmıştım Düzköy’e. 

Tüm Akçaabat gibi Söğütlü vadisi de tütün ekimine bağımlı olan insanların yaşadığı köylerdi. Bu köyler, şimdiki gibi neredeyse zincirleme birbirine yakın değildiler. Evler tipik Karadeniz mimarisi ve ahşap binalardan oluşuyor, köyler şimdiki kadar şenlik olmayıp, her evin yanında, iplere dizili tütünlerin kurumayı bekleyen tütün damları vardı. 

Tütüne bağımlı olan yöre halkı gurbete gidemiyor, alternatif olacak başka ürünleri de düşünmüyordu. Sonra tütün yasağı geldi ve o çileli, yerlilerin, “14 aylık ürün” dedikleri tütün ekilmez oldu. Tütün satışıyla ellerine geçen tomar paralar da yoktu artık. Söğütlü Vadisinin erkekleri gurbetin yolunu ararken, kadınları kazmaya sarılarak 1800 yıllarından, —tütün ekimi— öncesi var olan ama unutulan farklı ürünleri yeniden ekmeye başladılar.  sogutlu vdisi

Dün, 11 Mart günü geçtim Vadiden. Çal Mağarasına gidiyorum.

Sahilden ayrıldıktan sonra sanki zincirleme, birbirine bağlı köylerin aralarından geçerek Çal Mağarasına gittiğimde 52 yıl önceki hatıralarım gözümün önüne geldi. Her ne kadar şimdilerde mahalle olarak tanımlanıyor olsa da köy karakterlerini korumuşlardı. Değişen, zenginleşerek yaratılan mimari yapıların yöreye verdiği görünüm köyleri şehirleştirememişti, ama şehri köyleştirmeyi başaran insanların emeğiydi.

Tarlaları bellenmiş, otu çalısı temizlenmiş ve her tarlanın bir tarafında çiçekleriyle baharı müjdeleyen erik ağaçlarının yarattığı atmosfer görmeye değerdi. Kıştan kalan lahana bahçeleri tazeliğini koruyacak kadar yemyeşildiler. 

30 km’lik yol boyunca, insanları şehre inmeye zorlamayan mağazalar vardı. İnşaat malzemesinden alın da tarımı destekleyecek ne varsa bu mağazalarda istiflenmiş alıcısını bekliyordu; sanki Değirmendere veya Moloz gibi. 

Çal Mağarası yokuşunda, üçüncü virajın dönemecinde pütürce esen rüzgârın arasından süzülen duman küçücük semaverin bacasından çıkıyordu. Durduğumda “hoş geldiniz ağabey” diyerek arabaya yaklaşan Kenan, 7’ci Sınıf öğrencisiydi. Semavere üfleyen kardeşi Elif ise 4’cü sınıfa gidiyordu. Belli ki yaz aylarından kalan bu çay büfesinde çay yaparak ailenin ekonomisine katkı sağlıyorlardı. Babası duvarcı olan çocukların ağabeyleri İstanbul’da gurbetteydi. Öyle söyledi Kenan. Elif ise, ablasının evde olduğunu anlatırken bir taraftan da semavere odun ekliyordu.

Çocuklara veda ederken neler geçmedi ki aklımdan. Bu yaşta sorumluluğu öğrenen bu çocuklar, Söğütlü Vadisinin geleceğinin kaderinin nasıl olacağını anlatıyordu bizlere. 

Evet… Kadınıyla, erkeğiyle, çocuklarıyla çalışkan, özgüvenli ve bir o kadar da onurlu insanların yaşadığı Vadi, Söğütlü Vadisi. 

Ne demiştik… Trabzon’un yaşayan, köyleşen şehirleri, Söğütlü Vadisi…

Mehmet Nuri Sunguroğlu 

Not: 

1) Özellikle: Tarladan gelen kadınlar ricamı kırmayarak resim çekmeme izin verdikleri için kendilerine ne kadar teşekkür etsem az gelir. Böyle çalışkan ve özgüvenli insanların başı yere eğilmez. 

2) Söğütlü Vadisini bir sayfaya sığdırmak mümkün değildir. Kocaman bir kitap olacak kadar özelliği var bu vadinin. Hele ki Trabzon’un 1929 yılında ilk elektrik santralının kurulduğu Visera, şimdiki Işıklar köyünün eteklerinden geçen Söğütlü Deresi, kendi başına bir kitap olacak kadar Cumhuriyet tarihinin bir parçası olursa.  
Hayırlı Pazarlar…

Güncelleme Tarihi: 24 Mart 2023, 19:54
YORUM EKLE